Piyanist, Besteci ve Orkestra Şefi Selman Ada, bugün itibariyle librettosu Merve Keşap’a ait 2 perdelik Cadı Avı ile 40’ıncı operasını, toplamda ise 150’inci eserini Türkiye’nin kültür envarterine kazandırdı.
40 operanın içinden kaç tanesinin sahnelendiği ise talihsiz bir soru. Aşk-ı Memnu, Ali Baba ve Kırk Haramiler, Keloğlan’ın Sırrı (Çocuk Müzikali), Başka Dünya eserleri kendilerine sahnelerde yer buldu. Diğerleri ise sahnelenmek için sırasını beklemekte.
En uzak yayınlanma tarihi 1990, en yakın Mayıs 2022 olan bu eserleri umarım gelecek sezonlarda sahnelerde görme şansımız olur…
Zaman zaman Selman Hoca’nın tanıklığını köşeme taşıdım. İlkinde yapmam gerekeni bugün yaparak değerli yaşamından kısaca bahsetmek isterim.
Selman Ada, müzik eğitimine, efsane hocalarımızdan Ferdi Statzer ve Mithat Fenmen ile başladı. İlk eserleri, 1960’da İstanbul Radyosu’nda 7 yaşındayken seslendirildi. 1965’te 6660 sayılı Harika Çocuk Yasası kapsamında ailesiyle birlikte Paris Ulusal Yüksek Konservatuvarı’na gönderildi. Henüz 12 yaşındayken yazdığı Solfej Metodu ile Fransız eğitim tarihine adını yazdırdı. 1971’de ise beş ayrı dalda birinci olarak 18 yaşında okuldan mezun oldu ve 1973’te İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde Robert Wagner’in öğrencisi olarak göreve başladı.
1975’te şefin son anda hastalanmasıyla Mozart’ın Don Giovanni operasını yöneterek dünyanın en genç şefi olma ünvanını elde etti. Onun bu başarısı, müziğimizin bir başka dehası Aydın Gün tarafından fark edilmiş, kendisini İstanbul Operası’na orkestra şefi olarak atamıştır. 1979’a gelindiğinde ise Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde kurumun ilk Türk genel müzik direktörü oldu. 1980’de Paris’e dönerek Ecole Normale de Musique’da opera korrepetitörlüğü ve orkestra yönetimi bölümlerini kurup pek çok başarıya imza attı. 1987’de yurda dönen Ada, İstanbul Operası’nın şefliğini üstlendi.
Mersin ile ilişkilendiği yıl ise 2002’de Mersin Devlet Opera ve Balesi’nin genel müzik direktörlüğünü üstlenmesiyle başladı. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü görevini ve kısa dönem ayrılıklarını saymazsak o dönemden bu yana Mersin’de yaşamaktadır.
Ferdi Statzer, Mithat Fenmen, Paris’te trompetin efsanesi Maurice Andre, adları kendisinde saklı daha nice müziğin olağanüstü değeriyle yolları kesişen Ada, ilk operası Ali Baba ve Kırk Haramileri 1990’da yayınlamış, bunu 2022’ye kadar, opera, bale, oratoryo, senfoni, piyano, oda müziği, konçerto, şan-piyano, koro, kantat, müzikal olmak üzere 150 eser takip etmiş; piyanist ve şef olarak Avrupa ve Türkiye olmak üzere binden fazla konser ve resitale imza atmıştır.
Ada’nın külliyatı ise Almanya’da Strube Verlag München-Berlin edisyonu tarafından beş dilde basılmıştır.
…
Franz Liszt, 1848’de gezgin bir virtüöz olarak Wiemar’a geldiğinde şehrin kaderini değiştireceğini elbette biliyordu. Onun en büyük şansı ve destekçisi, yine Wiemar’ın yurttaşları olmuştur.
Öyle ya!..