image
Yüksel EKİCİ

Tarih : 22.10.2026  E-Mail : facebook.com/Yüksel Ekici


imar-imar-icinde

    İçinde bulunduğumuz Ekim ayının başına dönelim.

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve iki ilçe belediye başkanı 1 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alındıktan sonra, 6 Ekim 2026 tarihinde tutuklanarak cezaevine konuldular.

    Konumuz Beyefendi değil.

    Konu adaletin terazisinden çıkacak sonuca kalmış durumda.

    Teraziyi de tartışacak değilim.

    Hani diyorlar ya;

    “Hizmetlerimiz devam edecek” diye.

   O nedenledir konuya girişim.

    Meselem başta büyükşehir belediyesi olmak üzere yerel belediyelerin imar ile ilgili uygulamaları, aldığı kararlar, düzenlemeler.

    Bir kararla vatandaşın arazisi değer kaybediyor.

    Bir başka vatandaşın arazisi değer kazanıyor.

    Biri kazanıyor.

    Diğeri mağdur oluyor.

    Şehrin geleceği de, silueti de, ulaşımı da, eğitimi de, sağlığı da, sosyal gelişimi de, ekonomisi de ve daha birçok meselesi de bu kararlardan etkileniyor.

    Konu belediyelerin imar komisyonlarının elinde olgunlaşıp meclislere geliyor.

    Başkanın “kabul edenler, etmeyenler” sayhası ile eller, kalkıyor, iniyor kararlar meclise onaylattırılıyor.

    “Konuyu bilenler, bilmeyenler” sorusu kimsenin aklına gelmiyor beyefendilerin kontrolündeki meclislerde.

    Kimlerin mal değeri katlanırken, kimlerin mal değerleri yerinde sayıyor, hatta ziyan olup gidiyor.

    Soran var mı yok.

    Adalet var mı diyen yok.

    “Ben yaptım oldu” var.

    Bu komisyonlardaki üyelerin yeterlilikleri nedir, var mıdır, kaçının konuyla ilgili yetkinliği vardır merakı yok.

    Göklere çıkarılan araziler kimlerindir mesela.

    Veya iş görmez bir alana dönüştürülen araziler.

   Hangisi AVM’liktir.

   Hangisi panoramik gökdelen manzarasına uygundur.

   Hangisi çocuk parkına eklenebilir.

   Şayanı dikkattir;

   İmar ile ilgili belediye meclis oturumları genel olarak güle oynaya geçer.

   Kimse de “hayırdır, ne bu muhabbet” diye sormaz.

   Olan hak kaybına uğradığını düşünen vatandaşa olur o kadar.

   Canı yanan vatandaş haliyle mahkemelere koşar.

   Mahkeme vatandaşın itirazını haklı bulup hakkını iade ederse konu tekrar belediyelere gelir.

    Zaman kaybedilir.

    Kamu kaynağı boşa harcanmış olur.

    Vatandaş aylarca, yıllarca adliye koridorlarında, mahkeme kapılarında malını korumanın derdi ile boğuşturulur.

    Belki de yıllar boyunca üç kuruşlukta olsa arazisine bir sandalye koyup oturamayacağı pozisyona düşürülür vatandaş.

    Aslında ne oldu diye soranlara verilen cevaplar ise ipe un serdirmenin bin bir yolu ile örtüşür cinstendir.

    Emsal derler.

    Askı süresi derler.

    1.20 derler.

    Olmadı; 0.90 derler.

    Donatı derler.

    Altı derler.

    Üstü derler.

    Revizyon derler.

    Binlik derler.

    Yüz bine çıkarlar.

    İşin içinden çıkamaz ve haliyle hiçbir şey sormaz olur düz vatandaş.

    Çıkabilse soracaktır belki de:

    Bu başkanlar, meclis üyeleri, komisyon tutkunları ne yerler, ne içerler, nerelerde nasıl yaşarlar?.

    Çıkartmazlar vesselam!.

    **

    Sevdiğim Laflar:

    “DEVE VAR BİR PULA, DEVE VAR BİN PULA!..”       




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 




  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 

 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA