Mersin kamuoyunun bildiği üzere Vahap Seçer’in yolsuzluk iddialarıyla görevden alınıp tutuklanmasının ardından büyükşehirde başkanvekili seçimleri yapıldı.
Beyefendi’nin işaret ettiği meclis üyesi Gülşah Yıldırım Genç bu göreve getirildi.
Tüm siyasi guruplar destek verdi Genç’e.
Cumhur ittifakı da aday çıkarmayarak yandan yandan destek verdi tutuklu başkan Vahap Seçer’in adayına.
Bu ittifakı yaratmak kolay değil.
Yani;
Benim ara sıra dillendirdiğim “Beyefendi’nin belediyesi, Beyefendi’nin meclisi” tezimi doğrulayan bir durum yaşandı.
Beyefendi’nin belediyesinin işleyişini ve siyasi argümanları kullanış yöntemlerini sık sık eleştiririm.
Benim eleştirilerimin öznesi Mersin’dir.
Önceliğimin sebebi ise gazeteci ve kent yaşayanı olmamdan ibarettir.
Dolayısıyla bir kent gazetecisi olarak Mersin’i ve yaşayanlarını koruma, gözetme görevim vardır.
Kısacası benim olaylara bakış açım bundan ibarettir.
Ancak şunu bir kere daha söylemem gerekiyor.
Beyefendi’nin yakın durduğu siyasi anlayış, o anlayışı kendine göre dizayn etme çabalarının Mersin’e ve yönettiği kuruma zarar verdiğini iddia ettim hep.
Son gelişmeler beni yine doğrular nitelikte.
Beyefendi’ye yakın partililerin oluşturduğu bir sosyal medya gurubunun tam da seçim günü yaptığı duyurusu da beni destekler yöndeydi.
Gurubun adına gerek yok.
Bilinen ve tanınmış isimlerden oluşuyor.
Aslında farkında olunmadan Beyefendi’nin belediyesindeki çürümüşlüğü anlatan ağır mesajlar içeriyor duyuru.
Gözden kaçmasın diyerek duyuruyu aynen yayınlıyorum:
**
DUYURUMUZDUR
Görünürde Değil, Esasta Temizlik: Mersin İçin Yeni Bir Başlangıç Şarttır!
Bugün Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi sandık başına gidiyor.
Ancak Mersinlilerin gözü yalnızca koltuğa oturacak yeni isimde değil; o koltuğun nasıl bir irade koyacağındadır.
Kimin başkan vekili seçildiğinden ziyade, atacağı ilk adımlar hayati önem taşımaktadır. Kurumsal yapıyı hırpalayan, güveni zedeleyen ve şaibelerle anılan Olcay Tok zihniyetinin ve onun belediye bürokrasisindeki tüm uzantılarının kayıtsız şartsız tasfiye edilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Gerçek bir yönetim anlayışı; eski sistemin gölgesini silmek, bürokratik kadroları rant ve nüfuz ağlarından arındırmakla başlar. Koltuğa oturacak makam sahibinin ilk işi; Olcay Tok dönemiyle bağlarını koparmak, onun kurum içerisinde bıraktığı her türlü izi ve kadrolaşmayı kökten temizlemek olmalıdır.
Aksi halde yapılacak seçim, sadece tabeladaki isim değişikliğinden ibaret kalır. Mersin’in ihtiyacı şahıs değişiklikleri değil; şeffaf, temiz, lekeli geçmişten ve eski uzantılardan tamamen arınmış radikal bir yönetim iradesidir.”
**
Açıklama bu kadar.
Ayrıntıları ise önemli.
Kurumsal yapıyı hırpalayan, güveni zedeleyen ve şaibelerle anılan Olcay Tok zihniyetinden bahsediliyor.
O zihniyetin yarattığı tüm izleri kadrolaşmayı kökten temizlemekten söz ediliyor.
Son bölüm duyurunun en can alıcı bölümü bana göre.
Şöyle diyor duyuru sahipleri;
“Mersin’in ihtiyacı şahıs değişiklikleri değil; şeffaf, temiz, lekeli geçmişten ve eski uzantılardan tamamen arınmış radikal bir yönetim iradesidir.”
Ancak duyuru sahiplerine şunu sormadan geçemeyeceğim.
Duyurunuzdan anladığımız kadarıyla Mersin Büyükşehir belediyesinde yaşanan veya yaşandığı iddia edilen tüm olumsuzlukların müsebbibi genel sekreter Olcay Tok.
Varsayalım ki öyle.
Mersin’in bunu bilmeye hakkı olmalı diyerek basit bir soru daha sorayım o zaman:
Tüm bunlar olup biterken Sayın Vahap Seçer Beyefendi nerelerdeydi ne iş yapıyordu, belediyede yokmuydu?.
**
Sevdiğim laflar:
“KİMSENİN AHI YERDE KALMAZ!..”