Mersin’de gündemin merkezinde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri var.
Gruplar sahada…
Toplantılar yapılıyor, ziyaretler gerçekleştiriliyor, telefonlar susmuyor.
Herkes son derece hareketli.
Herkes çalışıyor.
MTSO’nun geleceği için büyük bir mücadele veriyor.
Ama insan sormadan edemiyor:
Keşke aynı gayreti Mersin için de görebilsek!
Çünkü seçim zamanı ortaya çıkan bu enerjiyi, kentin sorunlarını çözmek için de görmek istiyoruz.
Kentin ekonomisi konuşulurken, sanayicinin sorunları masaya yatırılırken, tarım, turizm, lojistik ve istihdam konusunda yeni fikirler gerekirken nerede bu heyecan?
Mersin’in yıllardır konuştuğu sorunlar belli.
Liman var, tarım var, sanayi var, turizm var, üniversiteler var, genç ve dinamik bir nüfus var.
Peki bu potansiyeli gerçek bir kalkınma hikâyesine dönüştürmek için kim ne yapıyor?
İşte asıl mesele burada.
Kafasını kuma gömenler şimdi sahada!
Kent için aylarca, yıllarca sessiz kalanlar bugün seçim yaklaşınca bir anda sahaya iniyor.
Kapılar çalınıyor.
Telefonlar açılıyor.
Toplantılar yapılıyor.
Sözler veriliyor.
Projeler anlatılıyor.
Mersin, seçimden seçime sevilen; seçimden seçime hatırlanan bir kent değildir!
Kent için gerçekten mücadele eden, taşın altına elini koyan insanları görmek istiyoruz.
TÜİK bir veri açıkladığında istatistikleri paylaşmak kolay.
Mersin’in ihracat rakamlarını konuşmak kolay.
“Şehrimiz büyüyor” demek kolay.
Zor olan, o büyümeyi sağlayacak projeyi ortaya koymak.
Zor olan, Ankara’nın kapısını aşındırmak.
Zor olan, yatırımcıyı Mersin’e getirmek.
Zor olan, gençlere istihdam yaratacak projeler üretmek.
Zor olan, kentin kronikleşmiş sorunlarının çözümü için herkesle birlikte mücadele etmek.
Ve en önemlisi…
Zor olan, koltuk için değil, Mersin için çalışmak!
Ama asıl soru şu:
Kim Mersin için ne yapacak?
Hangi proje hayata geçirilecek?
Hangi yatırım gelecek?
Hangi sorunun çözümü için Ankara’ya gidilecek?
İşte Mersin artık bunların cevabını duymak istiyor.
Çünkü Mersin’in alkışa değil, icraata ihtiyacı var.
Koltuk için gösterdiğiniz enerjiyi Mersin için de gösterin.
Çünkü seçim biter…
Koltuklar değişir…
Görevler değişir…
Ama Mersin yerinde kalır.
Ve bu kent, kendisi için kimlerin gerçekten mücadele ettiğini unutmaz…