Mersin’de son dönemin en çok konuşulan başlıklarından biri Mersin Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri…
Ve açık söyleyeyim:
Bu seçim, sıradan bir oda seçimi olmaktan çoktan çıktı.
Çünkü yaklaşık 140 yıllık geçmişi bulunan MTSO, sadece üyelerinin aidat ödediği, toplantılar yapılan, başkan ve meclis üyelerinin seçildiği bir kurum değil.
Mersin ekonomisinin en önemli aktörlerinden biri.
Dolayısıyla o koltuğa oturacak kişinin de sadece iyi bir konuşmacı olması yetmez.
Mersin için ne yaptığına bakmak gerekir.
Mevcut Başkan Hakan Sefa Çakır’ın yaşadığı hukuki süreç ve tutuklanmasıyla birlikte seçimlerin üzerindeki dikkat daha da arttı. Çakır, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini ve yargılama sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını açıkladı.
Ancak MTSO seçimi açısından asıl konuşmamız gereken başka bir konu var:
Oda önümüzdeki dönemde Mersin için ne yapacak?
Çünkü artık Mersin’in “güzel projeler”, “büyük vizyon”, “güçlü ekip” gibi kulağa hoş gelen cümlelere karnı tok.
Aday olan herkes proje anlatabilir.
Herkes vizyon sahibi olduğunu söyleyebilir.
Herkes “Mersin için çalışacağım” diyebilir.
Peki geçmişte ne yaptınız?
İşte asıl mesele burada başlıyor.
CV değil, geçmişteki iz önemli
MTSO’ya aday olan isimlerin geçmişlerine bakmak gerekiyor.
Bugüne kadar hangi projede yer aldılar?
Mersin ekonomisine hangi katkıyı sundular?
İş dünyasının hangi sorununu çözdüler?
Kent adına hangi mücadeleyi verdiler?
Hangi yatırımı Mersin’e kazandırdılar?
Bunların cevabı yoksa, seçim döneminde dağıtılan broşürlerde yazan “vizyon” kelimesinin de pek bir anlamı kalmıyor.
Çünkü vizyon, seçim bildirgesinde yazılan bir kelime değil; geçmişte ortaya konulan işlerin geleceğe dair verdiği güvendir.
MTSO bir makam değil, sorumluluk alanıdır
Bir başka mesele de temsil kabiliyeti.
MTSO Başkanı, sadece oda üyelerinin değil, Mersin’in ekonomik taleplerinin de sözcüsü olacak.
Bakanlıkların kapısını çalacak.
Ankara’da Mersin’in meselelerini anlatacak.
Çünkü Mersin’in artık kaybedecek zamanı yok.
Limanıyla, lojistik gücüyle, tarımıyla, sanayisiyle, turizmiyle ve ihracat potansiyeliyle çok daha büyük bir ekonomik merkez olabilecek bir kentten söz ediyoruz.
Ancak potansiyel tek başına yetmiyor.
Potansiyeli ekonomik güce dönüştürecek akla, organizasyona, mücadeleye ve sonuç almaya ihtiyaç var.
Geçmiş seçimlerin görüntüleri unutulmadı
Bir de işin başka bir boyutu var.
Geçmiş MTSO seçimlerinde yaşanan tartışmalar, gerilimler ve kavgalar hâlâ hafızalarda.
Bu nedenle yeni seçim döneminde herkesin sorumluluğu büyük.
Sandık kurulacak.
Üyeler tercihini yapacak.
Ama seçim bittiğinde herkes aynı kentin insanı olmaya devam edecek.
MTSO’nun yeni meclisi de yeni başkanı da önce şu soruya cevap vermeli:
“Mersin için ne yapacağız?”
Ve bunun hemen arkasından şu soru gelmeli:
“Bunu yapabileceğinizi nereden biliyoruz?”
İşte seçimlerin gerçek meselesi budur.
Gerisi gürültü…