Haftada üç gün yazmak kolay değil.
Konu bulmak zor.
Konunun hakkını vermek zor.
Cuma gününe ne yazsam diye düşünerek uykuya daldığımı hatırlıyorum hayal meyal.
Bir ağrıyla uyandım.
Göğsümün içinde iş makinaları çalışıyor sanki.
Bu nedir, ne değildir diyerek durumu anlamaya çalışıyorum ki; ne yapacağıma karar vereyim.
Aklıma son geçirdiğim kalp krizi geldi.
Böyle oyalanırken on dakika ile öbür tarafa yatay geçiş yapmaktan kurtulduğum o kriz gecesi yaşadıklarım kafama dank etti.
Can tatlı tabi ki;
Telefona sarıldım.
112 Anında cevap verdi.
Bahsettiğim o son krizde hem 112’cilerle hem de ambulans ekibiyle papaz olmuştuk oysa.
Adres verdim.
Kendimi sokağa attım.
On dakika sürmedi ambulans geldi.
Genç, tezcanlı ve işlerine hevesliler.
Paket yapıp attılar beni sedyeye.
Ver elini Toros Devlet Hastanesi acil girişine.
Girer girmez başka bir ekip tepeme çöktüler adeta.
Hepsi genç, enerjik, ilgili, meraklı.
Kim doktor, kim asistan, kim hemşire, kim yardımcı eleman anlayamadım bile.
Biri kan alırken, diğeri damar yoluna girişti.
Tansiyondu, ateşti, şekerdi ölçüldü.
EKG yazdırıldı.
Serum takıldı.
Onları izlemeye çalışırken kötü senaryolar eksik olmuyor bende.
Geçen defaki krizden bu yana iyice pimpirikli olmuşum zaten.
Üstelik benim kalp taa 1955 model.
Burdan yırtarsam Mehmet Hoca’ma (Ballı) gidip bir rot balans ayarı yaptırmam şart oldu düşünceleri geçiyor aklımdan.
Tahlil sonucunu beklerken başımdaki ekip müjdeyi veriyor:
“Kalpte bir sıkıntı yok.”
Onlar gibi bende gevşiyorum.
Kalbimi yeniden hissediyorum sanki;
Mırıl, mırıl çalışıyor.
“Yine yırttın Yüksel Efendi” diyor iç sesim, “şimdilik” diye de ekliyor.
Merak edenlere söyleyeyim hemen.
İyiyim.
Yazıyı niye yazdığıma gelince hemen söyleyeyim dostlarıma:
“Ne yazayım” derken tam yerine denk geldi konu.
Sağlık emekçilerimizin kıymetini dile getirmek, onlara kendi adıma, hepimiz adına kuru da olsa bir teşekkür etmek fırsatı doğdu.
Küçüğünden büyüğüne, neşter tutanından süpürge tutanına, güvenlikçisine kadar hepsi sağolsunlar, varolsunlar.
Hakları ödenmez vesselam.
**
Sevdiğim Laflar:
YAĞMUR YAĞARKEN "BEN ISLANMAM" DİYEMEZSENİZ.