Mersin…
Son zamanlarda Türkiye gündeminden düşmeyen şehirlerden biri.
Ama ne yazık ki Mersin'in adını ulusal gündemde daha çok hangi başlıklarla duyduğumuza baktığımızda, ortaya üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo çıkıyor.
Operasyonlar, soruşturmalar, siyasi tartışmalar, adli olaylar…
Bütün bunlar elbette haber değeri taşıyor. Bir şehirde yaşananların üzerinin örtülmesini kimse beklemiyor. Hukukun, kamu düzeninin ve şeffaflığın gereği neyse elbette yapılmalı.
Ancak bir başka gerçek daha var:
Mersin sadece bu haberlerden ibaret değil.
Fakat nedense kentin güzellikleri, üretimi, ekonomik potansiyeli, turizmi, tarımı, sanayisi, limanı, üniversiteleri, kültürü ve yetişmiş insan gücü çoğu zaman bu gündemin gerisinde kalıyor.
İşte asıl üzerinde durmamız gereken mesele bu.
Bir şehrin kamuoyundaki algısı, yalnızca o şehirde yaşananlarla değil, o şehir hakkında anlatılan hikâyeyle de şekilleniyor.
Mersin'in hikâyesini ise uzun zamandır başkaları anlatıyor.
Ve çoğu zaman bu hikâyenin başlığı da ne yazık ki olumsuz oluyor.
Akdeniz'in kıyısında, Türkiye'nin önemli liman kentlerinden biri olan Mersin; tarımdan lojistiğe, sanayiden turizme kadar pek çok alanda ciddi bir potansiyele sahip.
Üstelik Mersin'de güzel işler de yapılıyor.
Yeni yatırımlar hayata geçiriliyor, işletmeler üretmeye devam ediyor, gençler girişimlerde bulunuyor, sporcular başarılar elde ediyor, sanat ve kültür alanında çalışmalar yapılıyor.
Fakat bütün bunların ne kadarı Türkiye'nin gündemine taşınıyor?
İşte burada ciddi bir iletişim problemiyle karşı karşıyayız.
İyi yapılan iş, kendiliğinden görünür olmuyor.
Anlatılması, tanıtılması, sahiplenilmesi gerekiyor.
Artık başka bir Mersin hikâyesi yazılmalı
Mersin'in gündemden düşmesi gerekmiyor.
Tam tersine…
Mersin gündemde olmalı.
Ama neden gündemde olduğu önemli.
Limanıyla…
Üretimiyle…
Tarımıyla…
Turizmiyle…
Üniversiteleriyle…
Kültürüyle…
Sporuyla…
Girişimcileriyle…
Gençleriyle…
Ve geleceğe dair ortaya koyduğu hedeflerle konuşulmalı.
Mersin'in üzerinde oluşan olumsuz algıyı bir gecede değiştirmek mümkün değil.
Ancak bunun için bir yerden başlamak gerekiyor.
Çünkü Mersin'in anlatacak çok daha güzel hikâyeleri var.
Artık mesele, o hikâyelerin daha yüksek sesle anlatılması.
Mersin'i sadece operasyonlarla, tartışmalarla ve olumsuz haberlerle tanıyanlara başka bir Mersin'i göstermek gerekiyor.
Çünkü bu şehir, gündemin gölgesinde kalamayacak kadar büyük bir potansiyele sahip.
Ve belki de artık hep birlikte şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Mersin'i Türkiye nasıl görüyor değil, biz Mersin'i Türkiye'ye nasıl göstermek istiyoruz?