image
İnci TULUNAY

Tarih : 10.09.2026  E-Mail : 


MERSİN’İN NEFESİNİ KORUMAK

"Bir ağacı kesmek yalnızca bir gölgeyi kaybetmek değildir; bir kuşun yuvasını, bir çocuğun geleceğini ve bir şehrin nefesini de yok etmektir."

Mersin'e yukarıdan baktığınızda, aslında doğanın cömert davrandığı ender şehirlerden biri olduğunu görürsünüz…Bir yanda Akdeniz'in masmavi kıyıları…Diğer yanda Toros Dağları'nın serin ormanları…

 

Verimli Çukurova ovaları…Göksu Deltası'nın kuş cenneti…Yumurtalık'tan Anamur'a uzanan kıyı ekosistemleri…

Caretta carettaların yumurtladığı kumsallar…Endemik bitkiler…Şelaleler…Yaylalar…Mağaralar…

Bütün bunlar Mersin'e verilmiş paha biçilemez bir doğal mirastır.

 

Ancak miras, korunmadığında gelecek kuşaklara ulaşamaz.Bugün Mersin'in en büyük sınavlarından biri de işte budur. Doğayı kullanırken onu tüketmemek…Kalkınırken yeşili kaybetmemek…Büyürken nefes almaya devam edebilmek…

İnsanlık uzun yıllar boyunca doğayı sınırsız bir kaynak olarak gördü... Ormanlar kesildi… Dereler dolduruldu… Sulak alanlar küçüldü... Kıyılar betonla kaplandı… Tarım alanları plansız yapılaşmaya açıldı.

Bugün bunun bedelini daha sıcak yazlar, daha şiddetli seller, azalan su kaynakları ve yok olan canlı türleriyle ödüyoruz.

 

Doğal alanlar yalnızca manzara değildir.Onlar; iklimi düzenler, havayı temizler, suyu depolar, toprağı korur,

 biyolojik çeşitliliği yaşatır, turizmi destekler, ekonomiye katkı sağlar.

Bir ormanı kaybetmek yalnızca birkaç ağacı değil, bütün bir yaşam sistemini kaybetmektir.

 

Mersin, Türkiye'nin en zengin doğal çeşitliliğine sahip illerinden biri..Toroslar'ın sedir ve kızılçam ormanları…

 

Göksu Deltası'nın uluslararası öneme sahip sulak alanları…Anamur ve Kazanlı sahillerindeki deniz kaplumbağalarının üreme alanları..Alata, Limonlu, Berdan ve Göksu gibi yaşam kaynağı olan akarsular…

 

Yaylalar, kanyonlar ve mağaralar…Bütün bunlar yalnızca Mersin'in değil, Türkiye'nin doğal hazineleri..

 

Ancak kent büyüyor…Nüfus artıyor…Yeni yollar açılıyor….Yeni yapılaşma alanları oluşuyor.

 

Orman yangınları iklim değişikliğiyle birlikte daha büyük risk hâline geliyor.Kıyılardaki yoğun kullanım, deniz ekosistemini baskı altına alıyor.Plastik atıklar ve bilinçsiz kullanım, doğal yaşamı tehdit ediyor.

 

Sorun yalnızca doğayı koruyamamak değildir.Sorun, doğayı ekonomik kalkınmanın rakibi gibi görmekten vazgeçememektir.Oysa doğa korunursa ekonomi de güçlenir.

 

Mersin içindeki parklar, dere yatakları ve orman alanları birbirine bağlanarak kuşların, küçük memelilerin ve diğer canlıların güvenle hareket edebileceği ekolojik koridorlar oluşturulmalı…İnsan kadar doğanın da ulaşım ağı olmalıdır.Kıyılar yalnızca turizm yatırımlarının değil, gelecek nesillerin ortak yaşam alanıdır.

 

Doğal plajlar korunmalı…Kumullar zarar görmemeli…Caretta carettaların üreme alanları daha etkin şekilde korunmalıdır…Kent Ormanları Artırılmalı..Her ilçede yeni kent ormanları kurulmalı.Her doğan çocuk adına ağaç dikme kampanyaları başlatılmalı…Mersin'in sıcak iklimine uygun yerel türlerle geniş gölgelik alanlar oluşturulmalıdır. Yangın Dirençli Orman Yönetimi gereklidir..

 

İklim değişikliğiyle birlikte orman yangınları artık mevsimsel değil, sürekli bir risk hâline geldi.

 

Erken uyarı sistemleri, insansız hava araçları, gönüllü ekipler ve düzenli orman bakımıyla risk azaltılmalıdır.

 

Göksu Deltası ve diğer sulak alanlar yalnızca kuşlar için değil, Mersin'in iklim dengesi için de vazgeçilmezdir.

 

Bu alanlar bilimsel izleme programlarıyla korunmalı, kaçak yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemelidir.

 

 

Yaylalar, yürüyüş rotaları, bisiklet parkurları, kuş gözlem alanları ve doğa sporları desteklenmelidir.

 

Doğayı koruyarak ekonomik değer üretmek mümkündür.Her mahalleye küçük de olsa yeni bir koruluk, mini orman veya doğal yaşam alanı kazandırılmalıdır.

 

Şehir nefes aldıkça insanlar da nefes alacaktır.Doğa, hafta sonu gidilen piknik alanı değildir.

 

Temiz hava doğadır.İçtiğimiz su doğadır.Yediğimiz meyve doğadır.Toprağın bereketi doğadır.Çocuklarımızın sağlığı doğadır.Ekonomimiz de doğaya bağlıdır.

 

Doğayı kaybeden şehirler, yalnızca yeşilini değil; yaşam kalitesini, yatırım cazibesini ve geleceğini de kaybeder.

 

Yeşil dönüşüm, yalnızca karbon salımını azaltmak değildir.

 

Yeşil dönüşüm, bir ağacın gölgesini, bir kuşun şarkısını, bir derenin akışını ve bir çocuğun doğayla kuracağı bağı koruyabilmektir.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 




  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 

 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA

Mersin Haber