image
Hediye EROĞLU

Tarih : 7.09.2026  E-Mail : heroglu33@hotmail.com


Mersin’in altı üstü hazine!

Mersin’in altı ayrı üstü ayrı hazine! Sahip olduğumuz doğal ve tarihi güzellikler, değerler en büyük hazineden daha da kıymetlidir!

Ama bu hazine bize mi ait? Hayır!

Biz bir miras devraldık ve bunu gelecek kuşaklara bırakmamız gerekiyor!

Tabi; tastamam eksiksiz, koruyarak!...

 

Ancak son TÜİK verileri bize acı bir gerçeği gösterdi!

Merin tarihi sahipsiz…

 

Örneğin; Mersin TÜİK verilerine göre 2025 yılında ören yeri sayısında ilk 3’te yer alsa da, 8 müze ve müzelerdeki eser sayısında gerilerde yer aldı!

Geçen yıl müze ve ören yerlerini ziyaret eden kişi sayısı 927 bin 975 olurken Mersin’in bu rakam ile ülke genelinde 10’uncu sırada yer aldı.

 

Yani Veriler Mersin tarihinin gün ışığa çıkmayı beklediğini bir kez daha gözler önüne serdi.

 

Üstelik gün ışığına çıkartılan kısımlar ile ilgili de bir tanıtım yetersizliği yaşandığı ortada! Böylesine çok güzelliğe sahipken ulaşılan rakamlar komik denecek düzeyde!...

 

Şimdi Mersin’de sürdürülen kazı çalışmaları, ayrılan ödenekler, verilen destekler göz önüne getirilirse durumun ne kadar yetersiz olduğu daha iyi anlaşılabilir!

 

Örneğin Silifke ilçesinde yer alan Toros Dağları'ndaki Aksıfat Vadisi'nde yürütülen araştırmalar sırasında 35 milyon yıllık midye fosili bulundu. Yine Mersin’in merkez Toroslar ilçesinde Paleosen (65-55 milyon yıl önceki dönem) döneme ait olduğu tahmin edilen dev bir salyangoz fosili bulundu.

Ama sonrasında bu buluşlar ile ilgili bilimsel elle tutulur gözle görülür ir çalışma olmadı!

 

Ayrıca geçmişi 10 bin yıl öncesine dayanan Tarsus adeta bir açık hava müzesidir ama gelin görün ki doğru dürüst kazı alanı yoktur!

 

Yumuktepe desen kazdıkça başka bir çağa gidiyorsun ama kazı alanı yıllardır tam anlamıyla kente kazandırılmış bir komplekse kavuşamadı!

 

Bunlar sadece birkaç örnek. Düşünün ki Bu kent ören yeri varlığında Türkiye’de 81 il içerisinde ilk 3’te yer alıyor!

 

Mersin’in tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkılması gerekirken, korunması için seferer olunması gerekirken taş üstünde taş bırakmayan sermaye faaliyetlerini nardı arkası kesilmiyor!

 

Özellikle bölgede son yıllarda madencilik faaliyetlerinin ivme kazanması gözleri, müzeden, Anıtlar Kurulu’ndan alınan onaylara çeviriyor!

 

Daha önceki gün Mersin-Adana 100 binlik planında değişikliğe gidildi ve Akdeniz Foku Koruma Alanı, Deniz Kaplumbağaları Üreme ve Koruma Alanı, Kesin Korunacak Hassas Alan, Nitelikli Koruma Alanı ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı Amaçlı düzenlemeyle Anamur ilçesinde Anıtlı mahallesinin içinde yer aldığı bölge “Kesin Korunacak Hassas Alan”, “Nitelikli Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” kapsamına alındı.

 

Bu bölge çok uzun yıllar taş ocağı faaliyetine karşı direndi ve sonunda kazandı. Yani sadece tarih değil doğa sermayenin tehdidi altında!


Ama yetmiyor!
Bizim kapıdan kovduğumuz madenci, taş ocağı işletmecisi şirketler adeta bacadan görmeye çalışıyor!

Arslanköy bağırıyor bir yandan; 21 kat büyümek isteyen boksit madenine karşı!

 

Mersin’in altının da üstünün de hazine olduğunu unutmamalı ve sahip çıkmazsak geriye Mersin diye bir yer kalmayacağını bilerek mücadeleden yılmamalıyız!

Biz de onlar kadar kararlı olmalıyız!...




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 




  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 

 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA

Mersin Haber