Bir şehrin gelişmişliği, en lüks otomobillere sahip olmasıyla değil; çocukların, yaşlıların ve engellilerin güvenle yürüyebildiği, bisiklete binebildiği ve toplu taşımayı rahatlıkla kullanabildiği bir ulaşım sistemi kurabilmesiyle ölçülür."
Mersin her geçen gün büyüyor. Yeni mahalleler kuruluyor, nüfus artıyor, araç sayısı katlanıyor. Ancak aynı hızla büyüyen bir başka sorun daha var: Trafik.
Sabah ve akşam saatlerinde D-400 Karayolu'nda oluşan yoğunluk, şehir merkezindeki kavşaklarda yaşanan beklemeler, toplu taşımada zaman zaman yaşanan aksaklıklar ve özel araç kullanımının giderek artması, Mersin'in geleceği için önemli bir uyarı niteliğinde…
Sorun yalnızca trafikte kaybedilen zaman değil..
Egzoz gazları, hava kirliliği, karbon salımı, gürültü, yakıt tüketimi ve stres... Bunların tamamı hem insan sağlığını hem de şehir ekonomisini olumsuz etkiliyor.
İşte tam bu noktada karşımıza yeni bir kavram çıkıyor: Yeşil Ulaşım
Bu kavram yalnızca elektrikli araçlardan ibaret değil.. Yeşil ulaşım; insanı merkeze alan, çevreyi koruyan, ekonomik ve sürdürülebilir bir ulaşım sistemi..
Mersin, yaklaşık iki milyon nüfusa yaklaşan yapısıyla Akdeniz'in en önemli şehirlerinden biri. Türkiye'nin en büyük limanlarından birine ev sahipliği yapıyor. Sanayi, tarım ve turizm aynı şehirde buluşuyor. Bu da gün içinde yüz binlerce insanın ve ticari aracın hareket ettiği anlamına geliyor.
Mersin’ de toplu taşıma büyük ölçüde otobüs ağıyla sağlanıyor. Son yıllarda çevreci otobüs yatırımları ve akıllı ulaşım uygulamaları konusunda bazı adımlar atılmış olsa da, özel araç kullanımındaki artış bu kazanımları gölgede bırakıyor…
Özellikle;D-400 Karayolu, Üniversite çevresi,Forum ve Sayapark bölgesi, GMK Bulvarı, Çevre Yolu bağlantıları
günün belirli saatlerinde yoğun trafik yükü taşıyor.
Diğer yandan bisiklet yollarının birbirine entegre olmaması, yaya öncelikli sokakların yetersizliği ve toplu taşıma ile alternatif ulaşım türleri arasındaki bağlantının sınırlı olması, vatandaşların otomobile yönelmesine neden oluyor.
Bu tablo, sadece bugünün değil, gelecek yılların da önemli bir planlama konusu.
Dünyanın birçok kenti, ulaşım sorununu daha fazla yol yaparak değil, ulaşım alışkanlıklarını değiştirerek çözmeye başladı.
Bugün atacağımız her yeşil adım, çocuklarımızın yarın daha temiz bir havayı solumasını, daha güvenli sokaklarda yürümesini sağlayacak..
Çünkü yeşil dönüşüm, yalnızca ulaşımı değiştirmek değil; yaşam biçimimizi ve kent kültürümüzü geleceğe taşımaktır..