image
Raşit DOĞAN

Tarih : 9.08.2026  E-Mail : rasitdogan33@gmail.com


Berdan çayı kıyısında kaybolan fırsatlar

Mersin ile Adana arasına sıkışmış; üvey evlat gibi, istenmeyen kişi gibi yakıştırması Tarsus ile doğrudan örtüşüyor maalesef.

Bazı şehirler deniziyle övünür, bazıları dağıyla, bazıları tarihiyle... Tarsus ise hepsine sahip olmasına rağmen, çoğu zaman elindeki cevherin farkına varamayan bir şehir görüntüsü veriyor. Bunun en somut örneklerinden biri de hiç kuşkusuz Berdan Çayı.

Binlerce yıldır medeniyetlere hayat veren, Roma'dan Osmanlı'ya kadar nice uygarlığın kıyısında yaşadığı Berdan, bugün hâlâ akıyor. Ama görünen o ki akan sadece su... Fırsatlar ise sessiz sedasız akıp gidiyor. İkamet ettiğim mahallenin yanı başından akıp gidiyor Berdan.

Şöyle bir düşünün...

Bir Avrupa kentinde böyle bir nehir olsaydı ne olurdu?

İki yakası boyunca kilometrelerce yürüyüş ve bisiklet yolları yapılırdı. Küçük iskeleler, seyir terasları, açık hava konserleri, kitap fuarları, sanat festivalleri, kano yarışları, kafeler, restoranlar...

Akşam olduğunda insanlar evlerine kapanmak yerine nehir kıyısında vakit geçirirdi.

Bizde ise nehir kenarında hâlâ "Buraya ne yapılabilir?" sorusunun cevabı aranıyor.

Aslında cevap çoktan verilmiş.

Yeter ki dünyaya bakılsın.

Aslında Eskişehir’de de bir örnek var. Eksikleri olsa da ilgi görüyor.

Tarsus'un yıllardır konuşulan turizm hedefleri var. "Turizm kenti olacağız" deniliyor. Güzel...

Peki turist ne yapacak?

Kleopatra Kapısı'nı görecek...

Saint Paul Kuyusu'nu ziyaret edecek...

Ulu Cami'ni gezecek...

Sonra?

Arabasına binip Mersin'e, Adana'ya ya da Kapadokya'ya doğru yola çıkacak.

Çünkü onu şehirde birkaç saat daha tutabilecek sosyal yaşam alanları yok denecek kadar az.

Oysa Berdan Çayı tam da bunun anahtarı olabilir.

Turizm sadece tarihi eser göstermek değildir.

Turizm, insana şehirde kalmak için sebep vermektir.

Bugün birçok belediye "vizyon proje" üretme yarışında. Dev maketler hazırlanıyor, üç boyutlu animasyonlar izletiliyor, temel atma törenleri düzenleniyor.

İş uygulamaya gelince...

Bir bank...

Üç çiçek...

Beş ağaç...

Sonra büyük bir açılış...

Ardından uzun bir sessizlik...

Sanki şehir değil de, "yarım kalan projeler müzesi" yönetiliyor.

Berdan Çayı da yıllardır bu anlayışın sessiz tanığı.

Oysa mesele sadece birkaç peyzaj çalışması yapmak değil.

Mesele, Berdan'ı Tarsus'un yaşam merkezi haline getirebilmek.

Çünkü bu çay yalnızca su taşımıyor.

Ekonomi taşıyabilir.

Turist taşıyabilir.

Kültür taşıyabilir.

Spor taşıyabilir.

İstihdam taşıyabilir.

Yeter ki bu gözle bakılsın.

Üstelik kazanan sadece turizm olmayacak.

Esnaf kazanacak.

Kafeler kazanacak.

Restoranlar kazanacak.

El sanatları üretenler kazanacak.

Fotoğrafçılar kazanacak.

(Sayıları artırılırsa…) Oteller kazanacak.

En önemlisi de Tarsus kazanacak

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 




  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 

 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA

Mersin Haber