Bizim gazetelerden okudum haberi;
Büyükşehir Belediyemize parlak çekilen haberin spotunu vereyim önce;
“Mersin’in Tarsus ilçesinde çekilen ve Sinema Ofisi’nin yapım desteği sunduğu ilk uzun metraj film “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi” 99 Akademi ödülleri “En İyi Uluslararası Film” kategorisinde Türkiye’nin adayı seçildi.”
Büyük puntolarla da ana başlıkta bir siyasi partiye gönderme yapılmış.
İşin o bölümü beni pek ilgilendirmiyor.
Ama göndermenin özetini kısaca hatırlatayım:
2022 Yılı Temmuz ayında büyük bir ayıba uyanmıştı Mersin.
Özgecan Aslan Meydanındaki yaklaşık yarım asırlık bir kauçuk ağacı zehirlenerek kurutulmak istenmişti.
Konu Belediye Meclisinde sert tartışmalara sebep olmuş, Mersin bu görülmemiş vandallıkla tüm ülkeye türkü olmuştu.
Konuyla ilgili olarak Büyükşehir Belediyesi sorumlu tutulmuş bazı isimler gözaltına alınmış ve soruşturma başlatılmıştı.
O zamanın AKP İl Başkanı da konuyla ilgili olarak bir açıklama yapmış ve Büyük şehir Belediyesini topa tutmuştu.
O günlerden bugüne dönüp gol çıkararak gönderme yapılan haberin geçmiş özeti bu kadar.
Ben bu güne döneyim;
Aradan yıllar geçti.
Zehirlenerek öldürülmek istenen ağaç unutuldu.
Böyle bir vandallığı yapan o sözde kamu görevlileri unutuldu.
O ağaç cinayetindeki gölgesi unutulan büyükşehir belediyesi bir Sinema Ofisi kurdu.
Muhalefet “boşa masraf” deyip eleştirdi.
Bizim Beyefendi konuyu “birkaç bin euro’yu mesele edeceksek ortaya vizyon koyamayız” noktasına taşıyarak cevap verdi.
Dediğini yaptı;
Sinema Ofisi’ni kurdu.
Mersin’i doğal film platosu ilan etti.
Haklıydı.
Lobisindeki kuyruklu piyanosundan yükselen klasik müzik tınıları eşliğinde Akdeniz’in eşsiz mavisi ile beyaz köpüklü sularına tepeden bakan kiralık belediye ikametgahı ile Belediye doğal bir platoydu zaten.
Şairin İstanbul için orta yeri sinema dediği türden bir ambiyansla iç içe bir mekan hayal edin.
Türkiye’de eşi, menendi yok.
İster film çek.
İstersen dizi.
Parayı harcamayacaksan ne işe yarar değil mi ama.
Golü kimin yediğini zaten hepimiz biliyoruz.
Önemli olan golü atan Beleşino sanraforumuzun vizyonu.
Yani demem o ki;
Filmimiz hayırlı, uğurlu olsun.
Film çevirenlerimiz çok olsun.
Tek eleştirim parasını bizim ödediğimiz filmin adıdır.
“Ayakta zehirlenmiş bir ağaç gibi” olsaydı daha uygun ve gerçekçi olurdu.
Neyyyse;
Bir dahaki filmlere artık!..
**
Sevdiğim Laflar:
“NE VERİRSEN ELİNLE O DA GELİR SENİNLE!...”