Mersin’in yıllardır ses yükselttiği plastik atık tesislerine karşı nihayet harekete geçildi!
Ancak mesele şu ki; YETERLİ DEĞİL!
Önce başa dönelim…
Mersin’in doğu bölgesi özellikle 90’lı yıllarda Güneydoğu’dan alınan göç ile birlikte kaderine terk edildi. İmar, plan, yol, altyapı ihmal edildi…
Hatta bu bölgedeki talana dönen yapılaşma rantı yok sayıldı!
Bölgeyi ele geçiren başta akaryakıt dolum tesisleri, antrepolar, tır parkları, fabrikaların yanında durumu fırsat gören geri dönüşüm tesisleri şehre en yakın bölgelerde hatta yaşam alanlarının ortasında kendine yer kaptı.
Ve ne oldu? Filtresiz bacalar şehri Mersin’den yükselen kara dumanlar ciğerlerimizi parçalarken, denize deşarj edilen atıklara plastiğin de eklenmesi ile bölge toprağı da suyu da bırak bereketi can alır hale geldi!
Bölgedeki akaryakıt dolum tesislerinin toprağa etkisi sonucu tarımsal üretimde yaşanan kirlilik bilimsel gerçeklerle ortadayken, plastik atık tesisleri de aynı şekilde denizleri katletti!
Türkiye’nin Avrupa’nın çöplüğüne dönüşmesi sonucu limandan dolayı Adana- Mersin’i mesken edinen geri dönüşümcüler adeta dokunulmaz hale geldi!
Bölge insanı “Pencere açamıyoruz, nefes alamıyoruz” diyerek sesini yabancı basın aracılığıyla dünyaya duyursa da Türkiye’dekiler duymadı! Görmedi!
Kendi belediyesinin, idarecisinin, yöneticisinin görmediği duymadığı bir çığlığı dünya duysa ne olur?
Hiç bir şey… Ve öyle de oldu…
Yıllarca duyulmayan çığlık hastalık, kanser olarak bölge sakinlerini hasta ederken, büyüdükçe büyüyen firmaların kapısına giden göstermelik belediyeciler topu Ankara’ya atarak işin içinden sıyrılabileceğini sandı.
Ama öyle de oldu! Halkın belediyelere yeteri kadar yüklenmemesi, talepte bulunmaması gerektiğinde siyasilere tepkisini verememesi sonucu yıllar geçti ve bugünlere gelindi.
Belediye başkanları siyasiler bölgede poz verip bu işlere karşı olduklarını söyleyip göreve geldiklerinde hiçbir şey yapmayıp, Ankara nidaları ile yıllarına devam etti.
Yani halk yine ortada kaldı!
Peki bugün ne oldu? artık sahillerde denize girilmez bir pislik oluştu! Kıyıyı kaplayan mikroplastik atıkları hepimizi korkuttu!
Halk sağlığının ne derece tehlikeye girdiğini uzmanların bizzat açıklayıp yetkilileri harekete geçmeye çağırması ile durumun vahameti bir kez daha görüldü.
Mersin Çevre Platformu’nun da mücadelesi ile nihayet Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Akdeniz'de mikroplastik kirliliği üzerine Mersin'in de aralarında bulunduğu illerde başlattığı denetimlerde yüzlerce tesisi mercek altına aldı. Mersin'de atık geri dönüşüm ve atık su arıtma tesisleri de denetlenirken, bölge genelinde çevreyi kirleten işletmelere toplam 47,6 milyon lira idari para cezası uygulandı.
Yeter mi? Tabiî ki de yetmez!
Ama başlangıç adına önemlidir ve arkasında durulmalıdır!
Devamı gelmelidir!
Bu da ancak ve ancak Mersinli’nin çabası ve gayreti ile olacak bir iştir!
Biz unutursak kimse hatırlamaz!