Son dönemde özellikle Yeni Parti ile CHP arasında yaşanan gelişmeler, belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin nasıl bir yol izleyeceğine ilişkin tartışmalarla kamuoyunun gündemini meşgul ediyor.
Mersin’de de siyaset de ‘Kaos’ yaratmak isteyenler var.
Bunu da şuan daha karar vermeyen Başkanlar üzerinden yapmaya çalışıyorlar. İşte efendim, Vahap Seçer Yeni Partiye geçecek mi ? Abdullah Özyiğit ne karar verecek ? Ahmet Serkan Tuncer ne yapacak ? Meclis üyeleri toplu istifa edecek mi ? CHP Milletvekili Gülcan Kış partide mi kalacak ?
Demokrasilerde siyaset, elbette hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Partiler değişebilir. İttifaklar kurulabilir. Görüş ayrılıkları yaşanabilir. Bunlar siyasetin doğal akışıdır.
Ama... Kentlerin geleceği sadece siyasi tartışmalarla şekillenmez.
Vatandaşın beklentisi ise çok nettir: Daha iyi yollar, daha düzenli ulaşım, temiz çevre, güçlü altyapı, sosyal yaşam alanları ve gençlere umut olacak yatırımlar...
Çünkü günlük hayatı doğrudan etkileyen unsur; siyasi polemikler değil, belediyelerin ortaya koyduğu hizmetlerdir.
Bir belediye başkanını değerlendirirken ilk sorulması gereken soru şudur:
"Hangi partiden?" değil... "Bu kente ne kazandırdı?"
Görev süresi boyunca kaç proje hayata geçirildi?
Hangi sorunlar çözüldü?
Vatandaşın hayatını kolaylaştıracak hangi adımlar atıldı?
İşte gerçek ölçü budur.
Mersin, potansiyeli çok yüksek bir kenttir. Tarımıyla, sanayisiyle, limanıyla, turizmiyle ve genç nüfusuyla Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biridir.
Peki, böylesine büyük bir potansiyele sahip bir kent neden sürekli siyasi tartışmalarla anılsın?
Asıl konuşmamız gereken; yatırımlar, üretim, istihdam, çevre projeleri, kültür, sanat, ulaşım ve geleceğe dair vizyon olmalıdır.
Mersin'e hizmet eden herkes, hangi siyasi görüşten olursa olsun, bu kentin ortak değeridir. Ayrım yapmadan, herkese eşit hizmet anlayışıyla çalışan yöneticiler, her zaman toplumun takdirini kazanacaktır.
Çünkü vatandaşın beklentisi de çok açıktır:
Kavga değil, hizmet...
Polemik değil, proje...
Tartışma değil, çözüm...
Mersin'in ihtiyacı sözler değil; eserlerdir.