Mersin sahillerindeki işgal bir kez de gündeme geldi! Silifke Susanoğlu’nda sahil eşkıyaları plajda oturan insanları şezlong kiraladıkları gerekçesiyle kovmaya kalktı! Çünkü onlar halktı! Çünkü onlar kendi havluları ile plajı kullanmak istiyorlardı!
Oysa plajlar ‘kar’ eşkıyalarının en büyük çarklarından birine dönüşmüştü! Olamazdı! İzin verilemezdi! Sözlü sataşma yetmedi daha ileriye gidip itiraz eden yurttaşların üzerlerine kum dahi attılar!
2023 yılında Çeşme Gücücek Koyu'ndaki halk plajı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ihaleye çıkarılınca, dokuz sitenin kurduğu dernek koyun kiralanmasına engel olmak için ihaleye girip kazandı.
Çeşme bugün Türkiye’nin en değerli bölgelerinden biri! Dolayısıyla gözünü ‘kar’ hırsı bürüyenlerin de radarında ilk sırada! Ama bilinçli halk, sahillerine sahip çıktı!
Bunun bir örneği Mersin’de yaşanabilir mi?
SAHİL İŞGALİ BİTER Mİ?
Çok ama çok zor!...
Zira bugün Mersin merkezden Antalya sınırı Anamur’a kadar işgal altındaki sahillerde plajlar ne yazık ki kaderine terk edilmiş durumda!
Hazineden yani Milli Emlak’tan, Tarım ve orman ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından belediyelere kadar kimin uhdesinde nerede bir sahil, ormanlık alan plaj varsa vatandaş hizmet alamaz halde!
Ya işletmecilere kurban edilmiş ya da pislik içerisinde kaderine terk edilmiş durumda…
Neden?
Çünkü Mersinli sahiline, plajına sahip çıkamıyor!
Ses yükseltemiyor!
İtiraz edemiyor!
Sahip çıkamıyor!
Bizim sahip çıkmadığımız sahillerimizi kimin korumasını bekliyoruz?
Devletin mi, hukukun mu?
Sen itiraz edeceksin ki devlet harekete geçecek hukuk gereğini yapacak.
Sen ses çıkarmadığın sürece tutanın elinde kalıyor işte tüm değerler!
Bugün Davultepe’deki Tabiat Parkı’ndan en yoğun denize girilen bölgelerdeki plajlarda görüntü içler acısı!
Ya doğa katliamı var ya da işletme rantına teslim edilmiş yapılar!
Mesela Narlıkuyu dediğin cennetten bir köşe 3-5 rant düşkününün tekelinde halktan koparılmış durumda!
Ancak gel gör ki ne belediyeler ne siyasiler bu durum karşısında halka önderlik etme lüzumu görüyor?
Kimse kimseye karışmıyor!
Ranta göz yumuluyor!
Denetim yetkisi olanlar görmezden geliyor!
En sıradan mesire alanlarına girişte dahi fahiş fiyatlar istenirken içeride sunulan tuvaletten temiz su kullanımına kadar tüm hizmetler halk sağlığını tehdit eder derecede olmasına rağmen rezalete göz yumuluyor!
Sonra diyoruz ki; Mersin dünya kenti!
Mersin koca bir köy!
Ve bu köy her geçen daha çok talan ediliyor!
Yok ediliyor!
Tahrip ediliyor!
Çok değil birkaç sene sonra sahillerde halktan sıradan insanların giriş yapabileceği yer neredeyse kalkmayacak…
Bugünden görebildiğimiz gerçeğe karşı durabilecek bir bilinç nasıl gelişir?
Aydın, toplum önderi, vizyon sahibi siyasetçi ve yöneticiler sayesinde!
Peki bunları kim seçecek?
BİZ!
Biz neyi seçiyoruz???
Yaşadıklarımıza bakarsak seçimlerimizi de sorgulayabiliriz sanırım…