Sosyal medyada bir paylaşım dolaşıyor;
Bir yerel siyasetçi yüksekçe bir yerde mikrofonu kapmış hararetli hararetli konuşuyor.
Hepimizin bildiği bir yüz.
“Siz benim ne demek istediğimi gayet iyi anlıyorsunuz” diyerek izleyicinin dikkatini yakalamaya çalışıyor.
“Anlıyorsunuz” diyor ama; anladığımızdan veya ne anladığımızdan emin olamadığı için ne demek istediğini tekrarlama ihtiyacı hissedip tekrar ünlüyor kalabalığa.
“Bugün yedi yıl sonra Anamur’dan Tarsus’a kadar biz o anlayışı, o düşünceyi yerin yedi kat dibine gömdük.”
Adı lazım değil hiç gaz kesmeden devam ediyor yerel politikacı;
“Allah’a şükürler olsun.
Allah’a hamdolsun bugünleri de bize gösterdi.”
Alkışlar yükseliyor küçük meydanda.
İstediği karşılığı almanın keyfi suratına yansımış yerel politikacı daha bir keyiflenip sürdürüyor hamasi konuşmasını.
Herkesin etnik kimliği, inancı, mezhebi, meşrebi onun onurudur, şerefidir. Kimse dil uzatamaz. Kimse yukarıdan bakamaz. Kimse çemkiremez. Kimse aşağılık göremez.”
Coşkulu alkışlar, takdir nidaları yükseliyor.
Dinleyici keyifli.
Konuşmacı keyifli.
Konuşmacının her söylediği doğru.
Yerinde.
Kararında.
Aferinlik.
Buraya kadar sıkıntı yok.
Ama;
Hayırdır inşallah nereden icap etti şimdi denecek kadar nazik bir konu konuşmanın öznesi.
Buluttan nem kapma, kaptırma girişimi var sanki.
Kurulduğu günden bu yana barışın, kardeşliğin, hoşgörünün bir arada yaşandığı bir coğrafya Mersin.
Olmayan bir şeyi varmış gibi göstermeye çalışma gayretkeşliği, göze hoş görünme, üç beş oy devşirme adına yapılan goygoyculuk sığ politikacıların taktiğidir.
Gereksizliğinin yanısıra akılsız kafalarda yanlış fikirler beslenmesine yol açabilir.
Mersin’in kardeşlikle, hoşgörüyle ve barışla bir sorunu yoktur.
Sığ düşünceli politikacılar bunu anlamalı ve bilmedikleri suda yüzmeye çalışmamalıdır.
Kendisini barış güvercini kılığına sokmaya çalışan o politikacıya şunu hatırlatmak gerekir aslında.
Mersin halkı defalarca oy vererek kendisine mevki, makam, statü verdi.
Etnik kimliğini, inancını, mezhebini, meşrebini hiç sormadan, sorgulamadan.
Demem o ki;
Goygoyu bırak, işine bak kardeşim..
**
Sevdiğim laflar:
“TAŞ YERİNDE AĞIRDIR!..”