Marketteki etiketler değişiyor, vatandaş bütçesini yeniden hesaplıyor, üretici ise artan maliyetler karşısında ayakta kalma mücadelesi veriyor. Oysa asıl konuşmamız gereken konu fiyatlar değil, üretimin kendisi.
Tarımda temel gerçek, üretim güçlü ise fiyatlar dengelenir, üretim zayıfsa enflasyon kaçınılmaz hale gelir.
Bugün çiftçinin karşı karşıya kaldığı tablo ortada. Mazot, gübre, yem, enerji ve sulama maliyetleri her geçen gün artıyor. Üretici bir yandan iklim riskleriyle mücadele ederken diğer yandan yükselen maliyetlerle baş etmeye çalışıyor. Böyle bir ortamda üretimden vazgeçen her çiftçi, gelecekte sofralara daha yüksek fiyat olarak geri dönüyor.
Bu nedenle tarımsal destekler yalnızca çiftçiyi koruyan sosyal politikalar değildir, aynı zamanda tüketiciyi koruyan ekonomik politikalardır.
Türkiye'nin artık kısa vadeli pansuman çözümler yerine üretimi merkeze alan uzun vadeli bir tarım vizyonuna ihtiyacı bulunuyor. Çiftçiye verilen destekler artırılmalı ancak daha önemlisi doğru alanlara yönlendirilmelidir. Özellikle yem, gübre ve enerji gibi temel girdilerde maliyetleri azaltacak mekanizmalar kurulmalıdır.
Bir başka önemli konu ise planlı üretim.. Bugün bazı ürünlerde arz fazlası yaşanırken bazı ürünlerde ciddi açıklar ortaya çıkabiliyor. Sonuç olarak hem çiftçi zarar ediyor hem de tüketici yüksek fiyat ödüyor. Oysa hangi bölgede hangi ürünün ne kadar üretileceğini öngören akıllı bir planlama sistemi hem üreticiyi hem de piyasayı rahatlatabilir.
Tarım yalnızca tarlada başlayan bir faaliyet değildir. Depolama, lojistik, işleme ve pazarlama süreçleri de en az üretim kadar önemlidir. Çiftçinin ürününü değerinde satabilmesi için kooperatifleşme desteklenmeli, aracılık maliyetleri azaltılmalı ve dijital tarım uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır.
Dünyada tarım artık teknolojiyle yapılıyor. Sensörler, yapay zekâ destekli sulama sistemleri, uydu destekli üretim planlamaları ve akıllı tarım uygulamaları verimliliği artırıyor. Türkiye'nin genç nüfusu ve tarımsal potansiyeli düşünüldüğünde bu dönüşümün dışında kalması düşünülemez.
Bugün çiftçinin maliyetlerini düşürmek için atılacak her adım, yarın vatandaşın daha uygun fiyatlarla gıdaya ulaşmasını sağlayacaktır.
Tarım sadece ekonomik bir sektör değildir. Tarım, gıda güvenliğidir. Tarım, stratejik bağımsızlıktır. Tarım, milli güvenliğin sessiz ama en önemli unsurlarından biridir.