Engelliler Haftası, 10 Mayıs ile 16 Mayıs arasında, Birleşmiş Milletlere üye 156 ülkede aynı tarihlerdeki özel hafta ..
Dünya Nüfusunun yüzde 15’ ini oluşturan 1 milyar özel ihtiyaçlı birey ile
Türkiye Nüfusunun yüzde 7 ‘ sini oluşturan 5 milyon özel ihtiyaçlı birey var.
Engelliler Haftası boyunca; engellilik sorunu, engelliliğin önlenmesi ve engellilerin eğitimi konusu üstünde durulur. Radyo ve televizyonda konu ile ilgili programlar yayınlanır.
Engelliler Haftası’nda ekranlarda aynı görüntüler belirir..
Temsili etkinlikler, birkaç anlamlı konuşma, erişilebilirlik vurgusu yapan kısa mesajlar ve bolca iyi niyet cümlesi… Peki sonra ne olur? Bir haftalık hassasiyet yeterli mi?
Haftanın sonunda kaldırımlar yine işgal edilir, toplu taşımada erişim sorunları devam eder, iş başvurularında engelli bireyler geri planda bırakılır. İşte tam da bu nedenle şu soruyu sormak gerekir.. Engelliler Haftası gerçekten faydalı oluyor mu?
Aslında bu haftanın amacı son derece değerli.. Engelli vatandaşların yaşadığı sorunları görünür kılmak, toplumda empati oluşturmak ve yaşam koşullarını iyileştirmek için farkındalık yaratmak önemli.. Ancak farkındalık, yalnızca birkaç gün süren duygusal konuşmalarla sınırlı kalırsa gerçek bir değişim oluşturamaz. Çünkü engelli bireylerin ihtiyacı eşit şartlarda yaşamak, üretmek ve toplumun her alanında yer alabilmek..
Bugün hâlâ birçok şehirde kaldırımlar tekerlekli sandalye kullanımına uygun değildir. Görme engelliler için hissedilebilir yollar ya eksiktir ya da yanlış yapılmıştır. Kamu binalarında rampalar bulunmasına rağmen çoğu standartlara uygun değildir. Eğitimde, sağlık hizmetlerinde ve istihdamda engelli bireyler ciddi zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu sorunlar yalnızca “özel gün” konuşmalarıyla çözülemez.
Engelliler Haftası’nın gerçekten faydalı olması için dikkat çekilmesi gereken ilk konu erişilebilirlik.. Çünkü erişilebilir olmayan bir şehir, engelli bireylere “Sen burada düşünülmedin” demektir. Belediyelerden özel sektöre kadar herkes fiziksel ve dijital erişim konusunda sorumluluk almalıdır.
İkinci önemli konu eğitim.. Toplumdaki önyargılar küçük yaşta verilen doğru eğitimle azaltılabilir. Engelli bireyleri yalnızca yardıma muhtaç insanlar olarak görmek yerine onların başarılarını, yeteneklerini ve topluma katkılarını öne çıkarmak gerekir. Çünkü asıl engel çoğu zaman bedenlerde değil, zihinlerdedir.
Bir diğer önemli mesele ise istihdam.. Engelli bireylerin üretime katılması hem ekonomik hem sosyal açıdan büyük önem taşır. Ancak birçok işveren hâlâ engelli çalışan istihdamını zorunluluk olarak görmekte, fırsat eşitliği yaratmamaktadır. Oysa doğru çalışma ortamı sağlandığında engelli bireyler toplumun en üretken bireyleri haline geldiğini görürüz.
Engelliler Haftası, yalnızca bir “hatırlama haftası” olmamalı.. Gerçek fayda, bu haftada konuşulan sorunların yılın geri kalanında da takip edilmesiyle mümkün.. Toplum olarak yapmamız gereken şey; bir bütünün parçası olarak ortak yaşam alanlarını engelsiz hale getirerek , hayatı onlar içinde yaşanır hale getirmektir..
Aynası iştir kişinin , lafa bakılmaz! Çok severim bu sözü.. Bilin bakalım neden?