Hastaneler… İnsanların en kırılgan anlarında sığındığı yerler. Ama itiraf edelim: Çoğu hastane bahçesi, şifanın ruhuna pek de uygun değil. Beton zeminler, gölgesiz alanlar, nefes almakta zorlanan bir çevre… Oysa sağlık dediğimiz şey, sadece dört duvar arasında verilen tedaviden ibaret değil.
Sağlık, temiz hava, huzur, gölge ve doğayla temasla tamamlanan bir bütün.
Peki neden Anamur’ dan Tarsus’ a kadar tüm hastanelerin boş alanları hastane bahçeleri ağaçlarla dolu, kuş seslerinin duyulduğu, insanların nefes alabileceği alanlara dönüşmesin?
Yaz aylarımızın sıcağı malum.. Yıllardır söylediğimiz gerçekler.. İlla ki ağaçlandırmak , illa ki yeşillendirmek gerek..
Bir ağacın gölgesi, bazen bir ilacın etkisini tamamlar. Bilim artık doğayla temasın, stres seviyesini düşürdüğünü, iyileşme sürecini hızlandırdığını açıkça söylüyor..
Hastane penceresinden görülen bir yeşillik bile hastanın ruh halini değiştirir. Beton manzaralar yerine yeşil alanlar görmek, umut hissini artırır.. Çünkü doğa, insanın en eski şifa kaynağıdır.
Üstelik mesele sadece hastalar da değil. Gün boyu yoğun tempoda çalışan sağlık emekçileri için de bu alanlar bir nefes durağı olur..Kısa bir mola sırasında bir ağacın gölgesine sığınmak, zihni tazeler, yorgunluğu azaltır. Sağlık çalışanlarının da sağlığa ihtiyacı olduğunu unutmamak gerekir.
Ağaçlandırılmış hastane bahçeleri aynı zamanda şehirlerin oksijen deposu olur. Artan hava kirliliğiyle mücadelede her bir fidanın değeri büyüktür. Gölge sağlar, sıcaklığı düşürür, karbonu emer, yaşam kalitesini artırır. Yani aslında hastane bahçesine dikilen her fidan, sadece bir bitki değil; bir nefes, bir serinlik, bir gölge..
Bu adım zor mu? Hayır. İrade ve planlama gerektirir. Yerel yönetimler, sağlık kurumları ve gönüllüler bir araya geldiğinde, kısa sürede beton alanlar yeşil koridorlara dönüşebilir. Her hastane bir “mini yaşam parkı”na evrilebilir.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı geldi: İnsanların iyileşmek için geldiği bir yer, neden doğadan bu kadar uzak olsun?
Hastane bahçelerine dikilecek her fidan, sadece bugünü değil yarını da iyileştirir. Çünkü sağlığın kökleri, toprağa ne kadar yakınsa o kadar güçlüdür.
Şifa sadece reçetede değil; bazen bir yaprağın gölgesinde saklıdır.