image
Raşit DOĞAN

Tarih : 31.05.2026  E-Mail : rasitdogan33@gmail.com


Tarsus’un taşına değil, hafızasına sahip çıkmak

Daha önce de aynı konuya değinmiştim… Tarsus’ta doğan, yaşayan ve yaşayacak biri olarak daha mutlu, huzurlu ve gurur duyacağı bir kent istemem gayet normaldir diye düşünüyorum. Tekrar altını çiziyorum; Tarsus Türkiye’deki birçok kent gibi adı turizm ile anılabilir.

Tarsus; yalnızca bir ilçe değil, adeta açık hava müzesi niteliğinde bir tarih hazinesi. Roma’dan Osmanlı’ya, Hristiyanlık tarihinden İslam medeniyetine kadar sayısız kültürün izlerini taşıyan bu kadim şehir; Kleopatra Kapısı’ndan Saint Paul Kuyusu’na, tarihi Tarsus evlerinden Ulu Camii’ye kadar çok sayıda değeri bünyesinde barındırıyor. Ancak tüm bu zenginliğe rağmen Tarsus’un, hak ettiği turizm potansiyeline ulaşabildiğini söylemek güç.

Sorunun temelinde yalnızca tanıtım eksikliği yok. Asıl mesele; tarihi mirasın korunması konusunda yıllardır sürdürülebilir, bütüncül ve kararlı bir politikanın ortaya konulamamış olmasıdır. Bugün Tarsus’un birçok tarihi yapısı ya kaderine terk edilmiş durumda ya da restorasyon adı altında kimliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Bazı sokaklarda tarih nefes alırken, birkaç metre ötede plansız yapılaşma ve görüntü kirliliği bu atmosferi bozuyor. Tarihi dokunun ortasına yerleştirilen estetikten uzak tabelalar, bakımsız kaldırımlar ve düzensiz trafik; “turizm kenti” iddiasıyla çelişiyor.

Merkezi yönetim açısından bakıldığında, Tarsus’un sahip olduğu tarihi mirasın ulusal ölçekte yeterince önceliklendirilmediği görülüyor. Oysa bu şehir, yalnızca Mersin’in değil Türkiye’nin kültürel vitrini olabilecek güçte. Restorasyon süreçleri çoğu zaman ağır ilerliyor, bazı projeler yıllarca sürüncemede kalıyor. Bürokratik gecikmeler nedeniyle birçok yapı zamana yeniliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının daha agresif bir koruma ve tanıtım politikası geliştirmesi şart.

Yerel yönetimler açısından da tablo tamamen iç açıcı değil. Tarihi alanların çevre düzenlemesi, yönlendirme tabelaları, turist dostu ulaşım planlaması ve kültürel etkinlikler konusunda hâlâ eksikler var. Özellikle tarihi Tarsus evlerinin bulunduğu bölgelerde bütüncül bir sokak sağlıklaştırma çalışması yapılmadan “turizm hamlesi” söylemleri havada kalıyor. Birçok turist, tarihi alanları gezdikten sonra şehirde uzun süre vakit geçirmeden ayrılıyor. Çünkü deneyimi zenginleştirecek sosyal ve kültürel atmosfer yeterince oluşturulamıyor.

Peki ne yapılmalı? Öncelikle merkezi ve yerel yönetimler arasında gerçek anlamda koordinasyon sağlanmalı. Koruma politikaları seçim dönemlerine göre değişen geçici projeler değil, uzun vadeli şehir vizyonunun parçası olmalı. Restorasyon çalışmaları yalnızca bina yenilemek olarak görülmemeli; tarihi ruhu koruyan bilimsel ve estetik bir anlayış benimsenmeli. Üniversiteler, şehir plancıları, mimarlar ve tarihçiler sürece daha aktif dahil edilmeli.

Tarsus’un turizm stratejisi de yeniden ele alınmalı. Sadece günübirlik ziyaretçi hedeflemek yerine, turistin şehirde konaklamasını sağlayacak bir kültürel ekonomi oluşturulmalı. Gastronomi festivalleri, tarih rotaları, gece müzeciliği, uluslararası kültür etkinlikleri ve dijital tanıtım kampanyaları bu noktada önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle yabancı turist açısından Saint Paul temalı inanç turizmi büyük bir potansiyele sahip. Ancak bu alanın profesyonel şekilde yönetilmesi gerekiyor.

Bir diğer önemli konu ise halkın sürece dahil edilmesi. Tarihi koruma bilinci yalnızca belediye projeleriyle oluşmaz. Esnafından öğrencisine kadar herkesin bu mirası sahiplenmesi gerekir. Çünkü bir şehrin tarihi yalnızca taş binalardan değil, o şehre gösterilen özen ve saygıdan oluşur.

Tarsus’un en büyük şansı, hâlâ kurtarılabilecek bir mirasa sahip olmasıdır. Ancak zaman daralıyor. Eğer bugünden güçlü adımlar atılmazsa, gelecekte elimizde yalnızca “bir zamanlar çok değerliydi” denilen hikâyeler kalabilir. Tarihi korumak; geçmişe nostalji duymak değil, geleceğe kimlik bırakmaktır.

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 



  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 
 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA

Mersin Haber