Mersin’de su meselesi son aylarda sadece bir altyapı sorunu olmaktan çıkıp kamuoyunun en çok tartıştığı konuların başına yerleşmişti. Özellikle geçmişte yaşanan uzun süreli kesintiler, vatandaşın sabrını zorlamış, doğal olarak da tepkileri beraberinde getirmişti.
O süreçte Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in kritik hamlesiyle yönetim değişikliğine gidildi ve sorumlular hakkında hızlı adımlar atıldı. Ancak kamu yönetiminde asıl önemli olan yalnızca kriz anında verilen refleksler değil, sonrasında ortaya konulan performanstır.
Geçtiğimiz günlerde tren yolu düzenlemesi nedeniyle yaklaşık 36 saat süreceği duyurulan su kesintisi, vatandaşta ister istemez eski sıkıntıların yeniden yaşanacağı endişesini doğurdu. Fakat bu kez sahada farklı bir tablo ortaya çıktı. Yeni yönetim, planlanan sürenin çok altında bir zaman diliminde, yaklaşık 10 saat içerisinde kente yeniden su vermeyi başardı.
Bu, sıradan bir gelişme değil. Çünkü altyapı çalışmalarında süreyi bu denli kısaltmak; ciddi bir planlama, koordinasyon ve teknik kapasite gerektirir. Aynı zamanda bu durum, kurum içinde bir şeylerin değiştiğini de gösterir.
Bu noktada, göreve yeni getirilen Genel Müdür Ali Rıza Özdemir ve ekibini de ortaya koydukları bu başarılı performans nedeniyle tebrik etmek gerekir. Kısa sürede gösterilen bu sonuç, doğru yönetim anlayışının sahaya nasıl yansıdığını açıkça ortaya koymaktadır.
Elbette geçmişte yaşanan aksaklıklar unutulmuş değil. Vatandaşın hafızası güçlüdür ve güven kolay inşa edilmez. Ancak tam da bu noktada hakkaniyetli olmak gerekir. Eleştirinin olduğu yerde, yapılan doğru işleri görmezden gelmek de en az hatalar kadar yanlıştır.
Bugün gelinen noktada görüyoruz ki, aynı kurum, benzer bir süreçte çok daha iyi bir performans ortaya koyabiliyor. Bu da bize şunu gösteriyor: Doğru yönetim, doğru ekip ve doğru planlama ile sorunlar azaltılabilir.
Sonuç olarak; eleştirelim, sorgulayalım ama yapılan iyiyi de görmezden gelmeyelim.
Çünkü gelişim dediğimiz şey, tam olarak bu denge üzerinde yükselir.