Bilinen son adı 3 Ocak İlköğretim Okulu.
Mersin’in girişinde.
Tren Garının tam karşısında.
Liman manzaralı.
Milli Şef İsmet İnönü anıtının komşusu.
Her yönüyle eşsiz bir konumda.
Kısa Mersin tarihinin en önemli izlerinden biri.
Mersin için önemi, anlamı çok büyük.
Rantiye diliyle söyleyeyim ki; değerini daha kolay anlatmış olayım.
Mücevher değerinde.
Sayınki Mersin için Kaşıkçı Elması’dır.
Bir şeyler oldu birkaç sene önce.
Yandı.
Belki de yakıldı.
Benim ve benim gibi Mersin düşünen sorumlu insanları ikna edici, inandırıcı bir açıklama duymadık yangınla ilgili.
Geçti gitti olay.
Belki de geçiştirildi.
Unutturulmaya, uyutulmaya bırakıldı belki de.
Elmas parçası bir yerden bahsediyorum.
Benim bile unuttum diyeceğim konuyu bir süredir aklı eren arkadaşlarımızdan Fatih Alkar dillendiriyor yazıları ve TV söyleşileriyle.
Yine Mersin sevdalısı Abdullah Ayan ağabeyimizde destek veriyor o eşsiz bilgi birikimi ve kalemiyle.
Benimde tuzum bulunsun fikrinden gidip Fatih Kardeşim ne demiş, ne diyor aktarayım sizlere:
**
Okulun tarihsel kronolojisinden başlıyor Fatih Alkar.
-1922 yılında kilise tarafından okul olmak üzere hazineye bağışlandı..
-1928 yılında Mersin Ortaokulu oldu..
-1945 yılında Mersin lisesi oldu.
-1966 da tekrar Mersin Ortaokulu oldu.
-1998 yılından 2011 yılına kadar Üç Ocak ilköğretim okulu olarak kullanıldı.
-Ek bina olarak kullanılan kısımda 14 Ekim 2024 yılında gece saatlerinde yangın çıkıyor tüm binanın çatısı ve binada büyük çapta zarar meydana geliyor.
Ve soruyor Alkar:
Bu tarihi kurtarmak adına bir çalışma var mı, düşünülüyor mu?.
**
Abdullah Ayan ağabey konuyu biraz daha aydınlatmak adına bilgi dağarcığındakileri paylaşıyor Alkar ile ve dolayısıyla bizlerle.
“Tarihe not düşme adına bir düzeltme yapma gereği duydum:
Kilise yerleşkesi içinde eskiden St. Antoine Koleji (Mersin Latin Katolik Mektebi) bulunuyordu. 1924 yılında yürürlüğe giren Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve yabancı okullara yönelik yeni düzenlemeler sonrasında, bu binaların bir kısmı işlevini yitirdi. Kilise kompleksinin kuzeyinde kalan bu geniş bahçeli bina, 1930’lu yılların başında kamulaştırılarak devlet okuluna (önce Mersin Ortaokulu, sonra İleri Ortaokulu -ileri ilkokulu sonra iş Bankası karşısındaki yeni binaya taşınacaktır-) dönüştürüldü. Özetle kilisenin hazineye bağışı söz konusu değil. Kamulaştırma var. Bağış ile kamulaştırma arasında ciddi fark olduğu izahtan vareste..”
**
Konumuzun özeti bu.
Meselenin özü ise şu:
Bundan sonra ne olacak?.
Mersin’i yönetenlerden bir ses çıkacak mı?.
Deve dişi STK’lar ne diyecek?.
Diyebilecek kadar vizyonları, cesaretleri var mı?.
Yerel yönetimler.
Siyasetçiler.
Partiler.
Ha bire güven tazeleyen esnaf odaları.
Kısa keseyim:
Bu topa girebilecek Mersin yaşayanı var mı?.
Görelim bakalım!.
**
Sevdiğim Laflar:
“NE UMARSIN BACINDAN, BACIN ÖLDÜ BİLE ACINDAN!..”