image
Aydın İbrahim KARA

Tarih : 1.04.2026  E-Mail : ayibkaaikx@gmail.com


İKİ NESÎMÎ, İKİ YOL  (II)

 Anadolu’da Bir Hakikat Yolcusu, Bir Saz, Bir Halk Ozanı,

Aradan iki yüzyıl geçer, sahne bu kez Anadolu’dur.

Yoksulluk, Celalî isyanları, ağır vergiler ve mezhepsel dışlanmışlık...

Halk hem aç hem yalnız hem de ötekileştirilmiştir.

 İşte tam bu noktada Kul Nesîmî sahneye çıkar. Onun yolu kılıç yolu değil, Anadolu’nun kadim pınarlarından akan "söz" yoludur.

İsyanını sazıyla dile döker, melâmet hırkasını giyer. Kınanmayı göze alır ama hakikatten vazgeçmez; çünkü hakikat tektir.

Sarayın ağdalı dilini değil, halkın öz Türkçesini kullanır ve haykırır:

"Ben melâmet hırkasını kendim giydim eğnime, Ar u namus şişesini taşa çaldım kime ne? Gâh çıkarım gökyüzüne, seyrederim âlemi, Gâh inerim yeryüzüne, seyreder âlem beni..."

Bu sadece bir nefes değil, bir direniş biçimidir. Kültürel yabancılaşmaya, kimliksizleştirmeye ve ayrıştırmaya karşı kurulmuş görünmez bir barikattır.

2026 ve Bölge Halklarının Kaderi

Bugün tanıklık ettiğimiz tablo; yine yeniden çizilen sınırlar, ayrıştırılan halklar ve din ile mezhep üzerinden yürütülen o kadim parçalama siyasetidir.

Ancak bu toprakların hafızası, sanılandan çok daha güçlüdür. Bugün o derin hafızadan iki gür ses yükseliyor: Seyyid Nesîmî’nin evrensel hakikat dili ve Kul Nesîmî’nin yerli, sahici nefesi...

Biri der ki: "Âdemi bilmeyen, Hakk’ı ne bilsin?" Diğeri sazının teline vurur; Hakk’ı bilir, hakça söyler.

İkisi birden bize şunu hatırlatır: Kötülüğün dili, şekli ve adı değişir ama ilahi aşkın özü asla değişmez.

Aşkın dili, insan onuru ve sarsılmaz bir adalet imanı, bu toprakların her daim en sağlam direnç noktası olmuştur ve olmaya devam edecektir.

Nesîm sadece bir mahlas değildir; bir çağrıdır.

Daraldığımız her anda, kurulan her "can pazarı"nda ve insanın değersizleştirildiği her düzende; Nesîmîlerin yüzyıllar öncesinden gelen nefesi, yeniden esen bir hakikat ve direniş rüzgârıdır.

Biri derisi yüzülürken susturulamadı, diğeri sazıyla yüzyılları aştı.

Bugün bize düşen, o tarihsel çağrıyı sadece duymak değil, kalbimizde hissetmektir.

Çünkü biliyoruz ki: Zulüm ne kadar büyük, karanlık ne kadar koyu olursa olsun; Nesîmîlerin nefesi asla kesilmez, Nesîmîler asla tükenmez.

 

 

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 



  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 
 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA

Mersin Haber