Köprü satışı ile ilgili çok iğrenç iddialar var. İğrenç diyorum çünkü köprü dediğiniz devlet işletmeleri adeta para basan, tabiri caiz ise altın yumurtlayan tavuktur. Yıllarca milletin cebinden ödeyerek yaptırdığı bir işletme hangi mantık ile özelleştirilebilir ki? Hem de yabancı bir firmaya! Yani yabancı firmanın kazanacağı parada Türk ekonomisine girmeyecek demektir bu. Gerçekten yerli ve milli olan bir değerimizi 3-5 yıllık karı peşin alınacak mantığı ile satılacak olmasını ilkokul mezunu bir ekonomist bile açıklayamaz herhalde. Şu anda içinde olduğumuz durumun temeli başkanlık sistemi ile atıldı yani ekonomi maalesef bu yönetim sistemi ile daha iyiye gidecek derken tepe taklak oldu. Dolar 10 TL mi olacak soruları arasında günümüzde dolar kuru 47 TL’yi geçti. Faiz aldı başını gitti. Atatürk ün bir sözü vardı “Her fabrika bir kaledir” diye. Köprülerimizde para üreten bir işletmemiz olarak bizim son kalelerimizdendir. Milli değerlerimiz olan köprülerin işletmesini yabancılara devredersek biz ev sahibi değil kiracı oluruz. Atam Atatürk’ün Lozan Barış Antlaşması’ndaki en büyük başarısından biride kapitülasyonların kaldırılmasıydı. Çünkü verilecek tavizler ile milli bir ekonominin temellinin atılamayacağını bundan 103 yıl önce ön görmüştü. Ez cümle köprüler ile ilgili böyle bir karar verilirse ekonominin ve milletimizin vay haline.