Tarsus, son dönemde art arda yaşanan trafik kazalarıyla kamuoyunun gündeminde. Ne yazık ki bu kazaların önemli bir kısmı da ölümle sonuçlanıyor. Uzun süredir Tarsus’u Adana’ya ve Pozantı’ya bağlayan otoyol güzergâhında meydana gelen kazalar konuşulurken, son zamanlarda şehir merkezindeki ana caddelerde yaşanan kazalardaki artış da endişe verici bir noktaya ulaştı.
Elbette trafik kazaları denildiğinde daha çok insan faktöründen bahsederiz. Aşırı hız, dikkatsizlik, kurallara uymama ve alkollü araç kullanımı, kazaları kaçınılmaz kılabiliyor. Ancak Tarsus’ta yaşayan ve kentin farklı noktalarında sıkça araç kullanan biri olarak gözlemlerim, sorunun yalnızca direksiyon başındaki hatalarla sınırlı olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Altyapı, trafik düzeni ve denetim eksiklikleri de bu tabloyu ağırlaştırabiliyor.
Bugün Tarsus’un birçok ana caddesinde trafik lambası yetersizliği dikkat çekiyor. Bazı kavşaklarda sinyalizasyon ya hiç yok ya da ihtiyaca cevap vermiyor. Işıklandırma sorunu ise özellikle akşam ve gece saatlerinde ciddi riskler yaratıyor. Görüş mesafesinin düştüğü, yaya geçitlerinin fark edilmediği, kavşakların net biçimde algılanamadığı noktalar kazalara adeta davetiye çıkarıyor. Normal ve dönel kavşakların standartlara uygun olmaması da sürücüler açısından kafa karışıklığına yol açıyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesinin Tarsus genelinde yaptığı asfaltlama çalışmaları ve bazı fiziki düzenlemeler elbette önemlidir ve bu çabalar görmezden gelinemez. Ancak yolun yeni olması, tek başına güvenli olmayabiliyor. Trafik güvenliği; asfalt, kaldırım ya da refüjden ibaret değildir. Sinyalizasyon, aydınlatma, yönlendirme levhaları ve kavşak tasarımı bir bütün olarak ele alınmadığı sürece, yapılan yatırımlar beklenen faydayı sağlamaz.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in Tarsuslu olması, kentin sokaklarını ve ana arterlerini yakından bildiğini düşünüyorum. Bu nedenle, özellikle ana caddelerdeki trafik lambaları, güzergâhlardaki aydınlatma durumu ve kavşak yapılarıyla ilgili kapsamlı bir denetleme yapılması büyük önem taşıyor. Bu denetim, Sayın Seçer tarafından bizzat sahada yapılabileceği gibi, ilgili daire başkanlıkları ve müdürlüklerden detaylı teknik raporlar istenerek de gerçekleştirilebilir.
Buradaki mesele suçlu aramak değil, trafik kazalarını azaltmak, can ve mal kayıplarını önlemektir. Her ölümlü kaza, yalnızca bir istatistik değil; geride kalan aileler, yarım kalan hayatlar ve telafisi mümkün olmayan acılar demektir. Yerel yönetimlerin temel sorumluluklarından biri de şehir içi ulaşımı güvenli hale getirmektir. Bu sorumluluk, sadece büyük projelerle değil, küçük ama hayati dokunuşlarla da yerine getirilir.
Sonuç olarak Tarsus’ta artan trafik kazaları, “olağan” kabul edilebilecek bir durum değildir. Sürücü hataları kadar, altyapı ve planlama eksiklikleri de cesaretle masaya yatırılmalı, yerinde tespitlerle gereken neyse acilen yapılmalıdır.