image
Aydın İbrahim KARA

Tarih : 29.01.2026  E-Mail : ayibkaaikx@gmail.com


Sporda Skoru Değil, Çabayı Alkışlayın

2013 Akdeniz Oyunları Mersin’de yapıldığında hepimiz büyük umutlar beslemiştik. Milyonlarca lira harcanarak inşa edilen devasa tesisler, Türk sporunun sıçrama tahtası olacaktı.

Aradan yıllar geçti. Bugün o tesislerin bir kısmı sessizliğe gömülmüş, bir kısmı ise atıl durumda. Ne olimpiyatlara giden o büyük yol Mersin’den açıldı ne de beklenen uluslararası büyük başarılar bu tesislerden filizlendi.

Ancak, sorun sadece tesislerden ibaret değil. Maddi imkânsızlıklar, antrenör eksikliği ve çocukların okul-spor-gelecek kaygısı üçgeninde sıkışması madalyonun diğer bir yüzü. Asıl mesele çok daha derinde: Bizim bir spor kültürümüz yok.

Toplum olarak sporu; sağlık, mutluluk ve karakter gelişiminin bir aracı olarak değil; erkenden kazanılacak madalyaların ve "Türkiye şampiyonluğu" unvanlarının sahnesi olarak görüyoruz. Daha üç aylık antrenman yapmış bir çocuğun ailesi, evladını "milli sporcu" ilan ediyor. Çocuk daha terlemenin keyfini yaşamadan, omzuna ağır bir başarı yükü bindiriliyor.

Bazı ebeveynler çocuklarını birer "proje" olarak görüyor; kendi gerçekleştiremedikleri hayallerini evlatlarının sırtına yüklüyor. Saha kenarından taktik veren, hakeme bağıran, çocuğun her hatasında yüzünü ekşiten yetişkinler arasında çocuk, spor yapmaktan soğuyor. Sonra da o meşhur cümle kuruluyor: "Çok yetenekliydi ama sporu bıraktı."

Evet, bıraktı; çünkü spor onun için oyun olmaktan çıkıp bir eziyete dönüştü. Oysa spor, karakteri inşa eden en güçlü araçtır. Bilimsel olarak kalp sağlığından özgüvene kadar sayısız faydası bir yana; disiplini, sabrı ve en önemlisi "yeniden denemeyi" öğretir. Çocuğun ruhsal ve fiziksel gelişimini desteklemek için uygun dal seçimini doğru yaşlarda yapmak gerekir:

  • 4-6 Yaş: Jimnastik ve yüzme gibi oyun temelli, koordinasyon odaklı sporlar.
  • 7-10 Yaş: Tenis, atletizm, basketbol, voleybol ve futbol gibi branşlar.
  • 11-14 Yaş: Kürek, okçuluk, atıcılık, hentbol veya bireysel savunma sporları.

Burada kilit nokta; en doğru tercihin ebeveynin hayali değil, çocuğun severek benimsediği spor olduğudur. Unutulmamalıdır ki; en iyi spor, çocuğun yaparken en çok eğlendiği spordur. Yaz tatillerinde seveceği branşı ve ortamı bulmasına yardımcı olun. Eğer çocuk eğleniyorsa uyum vardır; yoksa harcanan emeklere yazık olur.

Spora başlamadan önce mutlaka bir spor hekimi ve kardiyolog kontrolünden geçilmeli, antrenman öncesi ısınma ve doğru beslenme ihmal edilmemelidir. Çocuk, susamayı beklemeden su içme alışkanlığı kazanmalıdır.

Ebeveynlere bir antrenör olarak son çağrım şudur: Çocuğunuzun antrenörü değil, en büyük taraftarı olun. Skoru değil, sergilenen çabayı alkışlayın. Sporu bir yarıştan önce, hayat boyu sürecek bir dostluk ve sağlık yolculuğu olarak görün. Küçük bir tavsiye: Çocuğunuza her maçtan sonra "Kazandınız mı?" diye sormayın.

"Bugün eğlendin mi?" diye sorun. İnanın, gerçek spor kültürü tam da bu soruyla başlar.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 



  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 
 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA