Bugün bir gencin en büyük hayali nedir diye sorsak; iyi bir iş, kendi ayakları üzerinde durabileceği bir hayat, belki küçük ama huzurlu bir yuva der. Ne var ki bu hayaller, daha yolun başında” işsizlik ve geçim kaygısı” duvarına çarpıyor.
Diplomasını alan genç, artık geleceğe umutla bakmak yerine iş ilanlarına bakıyor. Tecrübesi yok diye eleniyor, asgari ücretle bile iş bulduğunda ise ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Kira fiyatları, faturalar, ulaşım ve gıda giderleri karşısında maaşlar erirken, “hayat kurmak” bir hedef olmaktan çıkıp lüks bir hayale dönüşüyor.
Bugün gençler evlilikten kaçmıyor, geçinememekten korkuyor. Çocuk sahibi olmayı erteleyenlerin sebebi sorumsuzluk değil; sorumluluğun ağırlığını biliyor olmaları.
Çünkü bir çocuğun geleceğini düşünmek, bugünün şartlarında başlı başına bir cesaret meselesi.
İşsizlik yalnızca cebin boş kalması değildir. Umudu tüketir, özgüveni örseler, insanı ailesine bağımlı hale getirir. Yirmili, otuzlu yaşlarda hâlâ baba evinde kalan binlerce genç var.. Kimi iş beğenmiyor, kimi iş bulamıyor tartışılır..
Geçim kaygısı ise sessiz bir psikolojik baskı.. Genç, hayal kurarken bile hesap yapıyor.. “Buna gücüm yeter mi?” Bu hesap, zamanla hayallerin yerini alır. Sanat, bilim, girişimcilik konuşulmaz; “sabit bir iş olsun yeter” noktasına gelinir. Toplum da böylece potansiyelini yavaş yavaş kaybeder.
Gençlerin hayat kuramadığı bir ülkede, gelecek de kurulamaz! Gençliğin enerjisi üretime, umudu yarına, emeği refaha dönüşmediği sürece sorun sadece gençlerin değil, hepimizin sorunu..
İşsizlik ve geçim kaygısı çözülmeden, ne evlilik yaşı düşer ne doğum oranları artar ne de toplumsal huzur sağlanır. Çünkü hayat, güven ister. Gelecek, cesaret ister. Bu cesareti gençlerin elinden alan her şey, aslında ülkenin yarınından da bir parça koparıp götürür.
Gençler lüks istemiyor. Çok şey de istemiyor. Sadece çalıştıklarında karşılığını alabilecekleri, emeklerinin boşa gitmeyeceği bir hayat istiyorlar. Ve bu, bir ülkenin gençlerine borçlu olduğu en temel haktır.
Gençlerimiz , gençliklerini kaybediyor..
Geleceklerini inşa edemiyor.
Kayıp yıllar geri gelmiyor..
Almaları gereken ücret ile hem geçinecek , hem gezecek , eğlenecek yaştalar..
Ne kaaa ekonomi o kaaaa gençlik!!