Mersin’in Toroslar ilçesi Arslanköy Mahallesinde yapılmak istenen boksit madeni genişleme projesinin Ankara’da ki toplantısı öncesi köylü ve çevreciler yağmur altında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde eylem yaptı.
HEDİYE EROĞLU
Mersin İli Toroslar, ilçesi sınırları içerisinde Berus Maden İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılması planlanan 57154 Ruhsat Numaralı (ER:2453267) IV. Grup Maden (Boksit) Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı projesi ile ilgili olarak hazırlanan ÇED Raporu’na tepkiler sürerken, bürokratik süreç hızlandı
Çevre Bakanlığınca inceleme değerlendirme süreci başlatılan proje ile ilgili 14 Ekim 2026 tarihinde İnceleme Değerlendirme toplantısı gerçekleştirilecek.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri, proje sahipleri ve ÇED raporunu hazırlayan firmanın katılacağı toplantıda proje için nihai karar niteliğinde olacak.
Toplantı öncesi Mersin bir kez daha projeye karşı ses yükseltti. Mersin Çevre Platformu öncülüğünde köylülerin katılımıyla yağmur altında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde eylem yaptı.
“Arslanköy’de suyumuzu, havamızı, gıdamızı zehirleyecek boksit madeni istemiyoruz” pankartı açan eylemciler, ellerinde taşıdıkları afişler ile de projenin yaratabileceği doğa tahribatlarına dikkat çekti.
ARSLANKÖY ADINI ATATÜRK ÖNERDİ
Platform adına hazırlanan basın açıklamasını okuyan Serdar Erkan, “Bugün buraya adı Atatürk tarafından önerilerek 1928 yılında Arslanköy adını alan ve 1952 de belediye, 2014 yılında mahalle yapılan beldemizin bugün ve gelecekte çok önemli bir konusunu sizlerle paylaşmak için toplandık” dedi.
Berus Madencilik A.Ş. tarafından yapılan 4 Aralık 2025 tarihinde yapılan ÇED bilgilendirme toplantısında mahalle içerisinde 5 bin 210 dönüm alanda arsenik ve radyoaktif elementler içeren zehirli boksit cevherinin çıkartılması amacıyla yapılan ek ruhsat başvurusu yapıldığının anlatıldığını aktaran Erkan, Arslanköy, Kavaklıpınar, Yavca ve aşağı yerleşim yerlerinde yaşayan tüm Mersinliler olarak projeye itiraz ettiklerini söyledi.
21. YÜZYILIN GIDA VE SUYUN ÇAĞI
“21. yüzyılın gıda ve suyun yüz yılı olacağını ülkemizde ve dünyada birçok uzman tarafından artık çok sık olarak gündeme getirilmektedir” diyen Erkan “I nedenle bugün burada yaptığımız bu basın açıklaması bir bakıma gelecekte aşağı köy mahalle ve Mersin’de yaşayacak olan tüm yurttaşlarımızı ve canlı türlerini ilgilendirmektedir.
Arslanköy Bolkar dağları eteklerinde tertemiz doğası ve her tarafından akan soğuk sularıyla ve çeşmeleriyle sevilen ve yazları tüm Mersin’de on binlerce hemşerimizin yayla olarak kullanabildiği ve dinlenebildiği bir yerleşim yeridir.
Bolkar Dağları kışın metrelerce yağan kar ve buz nedeniyle aşağı köy ve ovalardaki beldelerin yüzlerce yeraltı ve yerüstü sularının kaynağıdır. Bu anlamda bu temiz ve içilebilir su kaynaklarının korunarak gelecek nesillere aktarılması bugünkü kuşakların tarihi ve vicdani bir sorumluluğudur.
BOKSİT, ARSENİK VE RADYOAKTİF ELEMENT İÇERİYOR
Öte yandan ortakları sır gibi saklanan Berus Madencilik A.Ş’nin bölgede ve aşağı köylerde yaşayan tüm yurttaşlarımızın itirazlarına rağmen, arsenik ve radyoaktif element içeren boksit cevheri üretimi için ek ruhsat başvurusunu devam ettiren ve ortakları sır gibi saklanan firmanın 14 Eylül 2026 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verdiği ÇED raporunda, söz konusu maden işletmesinin içerik olarak Arslanköylülere ve Mersinlilere bir katkısının olmayacağı ortaya çıkmıştır.
Bu rapor sadece firmanın çıkarlarını öne çıkaran abartılı ve afaki veri ve rakamlara dayanarak hazırlanmıştır. Örneğin raporda madende çalışacak bir kişinin 12 kişiye bakacağı iddia edilerek hesaplamalar yapılmıştır. Böylesine afaki rakam ve varsayımlar raporun, gerçekçi olmadığını ve hangi amaçla hazırlandığını zaten ortaya koymaktadır.
HAFTADA 3 GÜN PATLAMA YAPILACAK
Öte yandan yılda 150 bin ton haftada 3 gün anfo patlayıcının kullanılacağı başvuru raporunda belirtilmektedir. Bu kadar çok patlayıcının kullanılmasıyla, yüzlerce yeraltı ve yerüstü akarsu ve derelerin suların kimyasal olarak kirlenmesi ve oluşacak çatlaklardan kaybolması kaçınılmazdır. Öte yandan patlamalarla oluşacak toz bulutlarının çiçeklerin tozlaşma dönemlerinde tarımın verimini düşüreceği de aşikârdır.
KORUMA ALTINDAKİ MERA ALANINDA ALANDA ENDEMİK BİTKİLER ZARAR GÖRECEK
İlaveten söz konusu ruhsat istenen koruma altındaki mera alanında alanda endemik bitkiler, özgün canlı türleri (Toros kertenkelesi vb) bilinmektedir.
Öte yandan Yörük Türkmen kültürünü yaşatan adana, Tarsus ve Erdemli’den konar -göçer yurttaşlarımız bölgeye göç etmekte yaz aylarında çadırlarında kültürlerini yaşamakta, keçi, koyun ve damızlık hayvan üretimi yapmaktadırlar.
YILDA 50 BİN KAMYON, TEK ŞERİTLİ YOLDAN MADEN CEVHERİNİ LİMANA TAŞIYACAK
Diğer yandan çok büyük patlamalarla yapılacak bu vadi vahşi madencilik sonunda yıl içinde 1 milyon ton (50 bin kamyon) maden cevheri Mersin Limanına, mevcut tek şeritli yoldan taşınacaktır. Öncelikle tarım ve hayvancılıkla geçinen köy ve mahalle sakinlerinin itirazları dikkate alınarak ruhsata asla onay verilmemelidir” diye konuştu.