Haberci Gazetesi
Akdeniz sahillerini etkisi altına alan mikroplastik kirliliği karşı mücadele sürüyor. İthal atıkların geri dönüşümü nedeniyle oluşan plastik atıklarının sahiller başta olmak üzere su kaynakları, toprak ve havayı kirletmesine karşı mücadele veren çevre örgütleri, eylemlerinin sürdürüyor.
Mersin Çevre Platformu (MERÇED) olarak plastik ve mikroplastik kirliliğine karşı CİMER kampanyası başlattı. Mersin halkına, “Denizine sahip çık – CİMER’e yaz!” çağrısı yapıldı.
Açıklamada, “Adana, Mersin, Antalya ve Muğla başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanında denizlerimizin ve kıyılarımızın kirlenmesinden kaygı duyan herkesi kampanyamıza katılmaya çağırıyoruz. Denizine, kıyılarına, Mavi Vatan'a ve gelecek kuşakların yaşam hakkına sahip çık. Hazırladığımız metni CİMER'e gönder, sesimize ses kat” denildi.
İŞTE CİMER’E GÖNDERİLECEK DİLEKÇE
MERÇED, CİMER başvurusunun şu metinle yapılabileceğini duyurdu; “Konu: Türkiye'nin plastik atık ithalatı politikasının çevresel, ekonomik ve halk sağlığı sonuçlarının incelenmesi talebi. Bu başvuru yerel atıksu arıtma hizmetlerine ilişkin olmayıp, Türkiye'nin plastik atık ithalatı politikası ve bu politikanın çevresel, ekonomik ve halk sağlığı sonuçlarına ilişkindir. Bu nedenle başvurumun belediyelere değil, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile plastik atık ithalatı ve Sıfır Atık politikaları konusunda yetkili merkezi kurumlara yönlendirilmesini talep ediyorum.
“ÇİN'İN ATIK İTHALATINI SINIRLANDIRMASINA YOL AÇAN ÇEVRE VE HALK SAĞLIĞI RİSKLERİ TÜRKİYE’DE İNCELENDİ M?”
Çin'in 2017 yılında plastik atık ithalatını ciddi biçimde sınırlandırmasının ardından küresel atık ticaretinin yönü değişmiş ve Türkiye önemli alıcı ülkelerden biri haline gelmiştir. Bu süreçle ilgili aşağıdaki hususların açıklanmasını talep ediyorum: Çin'in plastik atık ithalatını sınırlandırmasına yol açan çevre ve halk sağlığı riskleri Türkiye tarafından incelenmiş midir? Türkiye ithalat politikasını sürdürürken bu risklere ilişkin hangi bilimsel değerlendirmeleri yapmıştır?
“PLASTİK GERİ DÖNÜŞÜM VE İŞLEME TESİSLERİNİN ÖZELLİKLE ADANA'DA BU ÖLÇÜDE KÜMELENMESİNE NEDEN İZİN VERİLDİ?”
Plastik atık ithalatına izin verilirken; taşıma, ayrıştırma, parçalama, yıkama, geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerinin yaratabileceği mikroplastik, hava, su, toprak ve halk sağlığı risklerini kapsayan bir etki analizi yapılmış mıdır?
Plastik geri dönüşüm ve işleme tesislerinin özellikle Adana'da bu ölçüde kümelenmesine neden izin verilmiştir? Bölgenin çevresel ve altyapısal taşıma kapasitesi ile bütün tesislerin yaratacağı kümülatif çevresel yük hesaplanmış mıdır?
Adana, Mersin, Antalya ve Muğla kıyılarında tespit edilen mikroplastik kirliliğinin kaynakları araştırılmış mıdır? Plastik üretimi, geri dönüşüm faaliyetleri ve ithal plastik atıkların işlenmesinin bu kirlilikteki olası payını belirleyen bilimsel bir kaynak analizi yapılmış mıdır?
“PLASTİK ATIK İTHALATININ TAMAMEN DURDURULMASI KONUSUNDA BİR ÇALIŞMA VAR MIDIR?”
Türkiye'nin kendi plastik atıklarının yönetiminde sorunlar devam ederken başka ülkelerin plastik atıklarının Türkiye'ye getirilmesinin ekonomik ve çevresel gerekçesi nedir? Plastik atık ithalatının tamamen durdurulması konusunda bir çalışma var mıdır? Varsa takvimi nedir?
Plastik atık ithalatından ve geri dönüşüm faaliyetlerinden elde edilen ekonomik faydalar ile deniz ve kıyı temizliği, ekosistem kayıpları, turizm gelir kaybı, balıkçılık ve su ürünleri kayıpları, tarımsal etkiler ve halk sağlığı maliyetlerini karşılaştıran kısa, orta ve uzun dönemli bir sosyal fayda-maliyet analizi yapılmış mıdır?
Bu ekonomik ve çevresel maliyetlerin gelecekte kamu bütçesine ve topluma yüklenmesi halinde, sorumluluğun ve ortaya çıkacak maliyetlerin hangi kurumlar ve işletmeler tarafından üstlenileceği belirlenmiş midir?
“SIFIR ATIK POLİTİKASIYLA NASIL BAĞDAŞTIRILMAKTA?”
Türkiye kendi plastik atığını azaltmayı ve Sıfır Atık politikasını uygulamayı hedeflerken başka ülkelerde oluşan plastik atıkların ve bunların çevresel risklerinin Türkiye tarafından üstlenilmesi Sıfır Atık politikasıyla nasıl bağdaştırılmaktadır?
Bu konularda kamu kurumları tarafından hazırlanmış çevresel risk analizlerinin, kümülatif etki çalışmalarının, mikroplastik araştırmalarının ve ekonomik fayda-maliyet analizlerinin adlarının, tarihlerinin, hazırlayan kurumların ve erişim bilgilerinin kamuoyuyla paylaşılmasını talep ediyorum.
Eğer bu çalışmalar yapılmamışsa, plastik atık ithalatı politikasının hangi bilimsel, çevresel ve ekonomik değerlendirmelere dayanılarak sürdürüldüğünün açıklanmasını istiyorum.
Sonuç olarak; plastik atık ithalatının tamamen durdurulmasının, özellikle Adana'da oluşmuş plastik geri dönüşüm ve işleme tesisi yoğunluğunun bölgenin çevresel taşıma kapasitesi açısından yeniden değerlendirilmesinin ve ortaya çıkan çevresel maliyetlerin “kirleten öder” ilkesi doğrultusunda kamuya ve topluma yüklenmemesinin sağlanmasını arz ve talep ediyorum.”