‘Yenilenebilir enerji yalnızca projede değil, çatıda ve panoda da görülmeli’


 

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Mersin Şubesi, ‘Neredeyse Sıfır Enerjili Bina’ uygulamalarında mevzuat ile saha arasındaki denetim boşluklarına dikkat çekti. Oda Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, yenilenebilir enerji sistemlerinin projede gösterilmesinin tek başına yeterli olmadığını belirterek, sistemlerin sahada gerçekten kurulmuş, çalışır ve projede belirtilen kapasitede olduğunun iskan öncesinde teknik testlerle doğrulanmasını istedi.

Haber Merkezi

 

Elektrik Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, binalarda enerji performansına ilişkin uygulamalar ve yenilenebilir enerji sistemlerinin denetimi konusunda kamuoyuna açıklama yaptı.  Alkaya, özellikle 2 bin metrekare üzerindeki yeni yapılarda yenilenebilir enerji kullanımına ilişkin getirilen zorunlulukların sahada etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini belirtti. Neredeyse Sıfır Enerjili Bina uygulamasının önemli bir dönüşüm potansiyeli taşıdığını ifade eden Alkaya, ancak mevzuatta yer alan hükümlerin tek başına yeterli olmadığını söyledi. Alkaya, “Bir binanın projesinde yenilenebilir enerji sisteminin yer alması ile bu sistemin fiilen, projede belirtilen kapasitede ve mühendislik standartlarına uygun şekilde kurulup çalışır durumda olması arasında önemli bir fark var. Bizim üzerinde durduğumuz temel konu da bu” diye konuştu.

 

“KAĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI”

Yenilenebilir enerji sistemlerinin özellikle çatı üstü güneş enerjisi sistemleri üzerinden uygulanmasının önemine işaret eden Alkaya, proje aşamasından iskan aşamasına kadar etkin bir kontrol mekanizması oluşturulması gerektiğini vurguladı. Alkaya, “Yenilenebilir enerji sistemlerinin birkaç panelin çatıya konulmasından ibaret olduğu düşünülmemeli. Burada ciddi bir mühendislik ve denetim süreci söz konusu. Panel sayısından inverter kapasitesine, kablolamadan koruma sistemlerine, topraklamadan yangın güvenliğine kadar birçok unsurun kontrol edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Sistemin projede belirtilen kapasiteyle sahadaki gerçek kapasitesinin karşılaştırılması gerektiğini belirten Alkaya, “Bir sistem projede var görünüyor olabilir. Ancak önemli olan bunun gerçekten kurulmuş olması, çalışması ve projede belirtilen kapasiteyi sağlamasıdır. Bu nedenle iskan öncesinde mutlaka ölçüm ve kabul testleri yapılmalı” dedi.

 

“İSKAN VERİLMEDEN ÖNCE TEST EDİLMELİ”

Yapı kullanma izni verilmeden önce yenilenebilir enerji sistemlerinin fiilen çalışır durumda olduğunun ortaya konulması gerektiğini kaydeden Alkaya, denetimin yalnızca evrak üzerinden yapılmaması gerektiğini söyledi. Alkaya, “Enerji Kimlik Belgesi düzenlenirken sahadaki gerçek durum esas alınmalı. Sistemin sadece projede gösterilmiş olması yeterli kabul edilmemeli. Yapı kullanma izni verilmeden önce sistemin kurulmuş ve devreye alınmış olduğu somut kabul testleriyle doğrulanmalı” diye konuştu.

 

ELEKTRİK GÜVENLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ

Güneş enerjisi sistemlerinde elektrik güvenliğinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Alkaya, doğru inverter seçimi, DC ve AC kablolama, aşırı akım ve aşırı gerilim koruması, yıldırımdan korunma, topraklama ve kaçak akım koruma sistemlerinin eksiksiz uygulanması gerektiğini söyledi.

Alkaya, “Bu sistemler doğru tasarlanmadığında ve gerekli kontroller yapılmadığında yalnızca enerji verimliliği hedefleri açısından değil, can ve mal güvenliği açısından da risk ortaya çıkabilir. Bu nedenle devreye alma ve kabul testlerinin standart hale getirilmesi ve kayıt altına alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

“DENETİM ZİNCİRİ GÜÇLENDİRİLMELİ”

Mevcut sistemde denetim sorumluluğunun farklı kurumlar arasında dağıldığını belirten Alkaya, kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Belediyelerin ruhsat aşamasındaki teknik kontrollerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Alkaya, yapı denetim kuruluşlarının da yenilenebilir enerji sistemlerine ilişkin saha kontrollerini standart bir kontrol listesi üzerinden gerçekleştirmesini istedi. Alkaya, “BEP-TR üzerinden oluşturulan veriler denetim amacıyla daha etkin kullanılmalı. Belediyeler, yapı denetim kuruluşları ve ilgili diğer kurumlar arasında dijital veri paylaşımı ve çapraz kontrol mekanizması kurulmalı. Denetim sonuçları elektronik ortamda kayıt altına alınmalı” dedi.

 

“EKSİKLİK TAMAMLANMADAN İSKAN VERİLMEMELİ”

Projeye göre eksiklik tespit edilen binalarda gerekli düzeltmeler tamamlanmadan yapı kullanma izni verilmemesi gerektiğini savunan Alkaya, sonradan denetim konusunda yaşanan hukuki belirsizliğin de giderilmesi gerektiğini söyledi. Alkaya, “Yönetmelik çıkarmak kadar, yönetmeliğin uygulanmasını denetlemek de kamu görevidir. Türkiye’nin enerji arz güvenliği, enerji ithalatının azaltılması ve iklim hedefleri açısından neredeyse sıfır enerjili bina uygulaması önemli. Ancak bu hedeflerin kağıt üzerinde kalmaması için sahadaki denetim zincirinin her halkasının güçlü işlemesi gerekiyor” diye konuştu.

Alkaya, oda olarak kamu yararı, can ve mal güvenliği, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımının etkin biçimde hayata geçirilmesi için teknik ve mesleki sorumluluklarını yerine getirmeye ve ilgili kurumlarla iş birliği yapmaya hazır olduklarını belirtti.


   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 

 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA

Mersin Haber