Haber Merkezi
Mersin, Adana ve Antalya kıyılarında en üst seviyeye ulaşan mikroplastik kirliliğine karşı çevre derneklerinin ‘acil’ eylem çağrısı sürüyor. Bu kapsamda Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE) tarafından başlatılan “Türkiye’de plastik atık ithalatı yasaklansın!” başlıklı imza kampanyası büyüyor.
“AMAÇ; SOMUT VE ACİL ADIMLAR ATMAYA ÇAĞIRMAK”
2 Eylül’de başlayan ve 6 Eylül’de sona ermesi planlanan kampanyaya şu ana kadar 30’u aşkın siyasi parti, dernek ve STK imza koyarken, ortak çağrı metninde amaç şu şekilde anlatıldı: ‘Amacımız; Avrupa başta olmak üzere farklı ülkelerden Türkiye’ye getirilen plastik atıkların Doğu Akdeniz’de yarattığı çevre ve halk sağlığı tehdidine karşı güçlü bir kamuoyu oluşturmak ve yetkili kurumları plastik atık ithalatını sonlandıracak somut ve acil adımlar atmaya çağırmaktır. Denizlerimizin, toprağımızın, su kaynaklarımızın, tarım alanlarımızın ve insan sağlığımızın korunması için bu çağrının daha geniş bir toplumsal ve kurumsal destekle büyütülmesini hedefliyoruz.
“KİRLETİCİLER TOPRAĞIMIZI, SUYUMUZU, DENİZLERİMİZİ VE SAĞLIĞIMIZI TEHDİT ETMEKTE”
Doğu Akdeniz, plastik atık ithalatının yarattığı ağır ekolojik baskısıyla karşı karşıyadır. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere farklı ülkelerden Türkiye’ye getirilen plastik atıkların önemli bir bölümü geri dönüşüm adı altında ülkemize girmekte; ancak atıkların ayrıştırılması, depolanması ve işlenmesi süreçlerinde çevreye yayılan plastikler ve geri dönüştürülemeyen plastik atıklar ve diğer kirleticiler toprağımızı, suyumuzu, denizlerimizi ve sağlığımızı tehdit etmektedir.
“PLASTİK ATIK YALNIZCA BİR ATIK SORUNU DEĞİLDİR”
Plastiklerin parçalanmasıyla ortaya çıkan mikroplastikler ve nanoplastikler; toprağa, yeraltı ve yüzey sularına, deniz ekosistemlerine ve canlılara ulaşarak kalıcı bir kirlilik oluşturmaktadır.
Doğu Akdeniz’in zaten yoğun sanayi, liman, petrokimya, tarım ve kentleşme baskısı altında olduğu düşünüldüğünde, bölgenin yeni bir plastik atık yükünü taşıması kabul edilemez.
Mersin, Adana ve Hatay kıyıları başta olmak üzere Doğu Akdeniz’in denizleri, kıyıları, tarım alanları ve yaşam alanları plastik atıkların ithalatına ve yarattığı kirliliğe kurban edilemez. Bu nedenle artık denetimlerin artırılmasını değil, sorunun kaynağını ortadan kaldıracak plastik atık ithalatının yasaklanmasını talep ediyoruz”.
KAMU KURUMLARINA SORUMLULUK ÜSTLENMEYE ÇAĞRISI
Sorunun çözümü için kamu kurumlarına sorumluluğu üstlenme çağrısı da yapan DAÇE, “Başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri ve yetkili mercileri sorumluluk üstlenmeye çağırıyoruz: plastik atık ithalatı yasaklanmalıdır: Çevre ve insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturan plastik atıkların ülkemize girişine son verilmelidir.
“DOĞU AKDENİZ PLASTİK ATIK DEPOSU OLMAKTAN ÇIKARILMALI”
Mersin, Adana ve Hatay başta olmak üzere bölgedeki plastik atık işleme ve depolama faaliyetleri ekolojik etki ve taşıma kapasitesi dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir.
Kaçak ve uygunsuz plastik atık faaliyetleri engellenmelidir: Plastik atıkların doğaya bırakılması, açıkta depolanması ve mevzuata aykırı biçimde işlenmesi etkin biçimde denetlenmelidir.
“TOPRAK, SU VE DENİZLERDE MİKROPLASTİK İZLEME PROGRAMI BAŞLATILMALI”
Doğu Akdeniz’de düzenli olarak mikroplastik ve nanoplastik ölçümleri yapılmalı; sonuçlar kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde paylaşılmalıdır.
Plastik atıkların yakılması ve kontrolsüz bertarafı engellenmelidir: Plastiklerin yakılması sonucu oluşabilecek hava kirleticileri ve toksik bileşiklere karşı etkin denetim yapılmalıdır.
Tarım alanları korunmalıdır: Plastik atık kaynaklı kirliliğin tarım topraklarına, sulama sularına ve tarımsal ürünlere ulaşmasını önleyecek özel bir izleme ve denetim sistemi oluşturulmalıdır.
Deniz ve kıyı ekosistemleri korunmalıdır: plastik atıkların denizlere ve kıyılara ulaşmasını önlemek amacıyla limanlar, sanayi tesisleri, atık tesisleri ve dere ağızlarında sürekli denetim yapılmalıdır.
Atık ithalat politikası yeniden düzenlenmelidir: Türkiye’nin başka ülkelerin plastik atıklarını kabul eden bir ülke olmaktan çıkarılması; atığın kaynağında azaltılması ve geri dönüştürülmesi ilkesi esas alınmalıdır.
“BAĞIMSIZ BİLİMSEL İZLEME MEKANİZMASI OLUŞTURULMALI”
Bağımsız bilimsel izleme mekanizması oluşturulmalıdır: Üniversiteler, meslek odaları, bilim insanları, yerel yönetimler ve çevre örgütlerinin katılımıyla Doğu Akdeniz Plastik Kirliliği İzleme Kurulu oluşturulmalıdır.
DOĞU AKDENİZ’İN GELECEĞİ PLASTİK ATIK İTHALATINA FEDA EDİLEMEZ!
Doğu Akdeniz; denizi, kıyıları, tarım alanları, yer altı ve yerüstü su varlıkları, ormanları, sulak alanları ve canlı çeşitliliğiyle yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak yaşam alanıdır. Ekonomik kazanç gerekçesiyle başka ülkelerin plastik atıklarını ülkemize taşımak ve bunun yarattığı çevresel yükü Doğu Akdeniz halkına bırakmak kabul edilemez. Atığın kaynağında azaltılması ve üretimin azaltılması yerine, atıkların başka ülkelere gönderilmesi çözüm değildir. Türkiye başka ülkelerin plastik atık çöplüğü olmamalıdır.
“TALEPLERİMİZ NETTİR”
Plastik atık ithalatını yasaklayın. Doğu Akdeniz’i plastik atık deposu olmaktan çıkarın. Mikroplastik ve nanoplastik kirliliğini düzenli olarak izleyin. Denizlerimizi, kıyılarımızı, sularımızı, toprağımızı ve tarım alanlarımızı koruyun. Plastik atık tesislerini etkin ve bağımsız biçimde denetleyin. İthal edilen plastik atıkların miktarını ve kaynağını kamuoyuna açıklayın. Plastik kirliliğine karşı bölgesel ve bütüncül bir eylem planı hazırlayın. Sivil toplum kuruluşları olarak doğamızın, denizlerimizin, toprağımızın, suyumuzun ve halk sağlığının korunması için bu çağrıyı ortaklaştırıyoruz. Yetkili kurumları artık söz değil, somut ve bağlayıcı adımlar atmaya çağırıyoruz.
Doğu Akdeniz plastik atık çöplüğü değildir! Plastik atık ithalatı yasaklansın! Denizimizi, toprağımızı, suyumuzu ve geleceğimizi koruyalım!” şeklinde açıklama yaptı.