Girne'den Mersin'in Taşucu Limanı'na seyir halindeyken alabora olan yolcu gemisinde 8 kişi hayatını kaybetmiş, 20 kişi ise kaybolmuştu. Seyhan Kahveci (65) de kardeşi Reyhan Verim (55), kuzenleri Oya Oruç ve Ayda Arkalı ile KKTC'ye tatile gitti. 3 günlük tatillerinin ardından Mersin'e dönmek üzerine Taşucu Limanı'na gelen yolcu gemisine bindi. Kazada Seyhan Kahveci, Oya Oruç ve Ayda Arkalı yaralı olarak kurtuldu. Reyhan Verim ise yaşanan faciada yaşamını yitirdi. Bir çocuk annesi Reyhan Verim'in Almanya'da yaşayan 27 yaşındaki oğlu Ahmet Verim'i yıllardır görmediği öğrenildi.
KORKU DOLU ANLARI ANLATTI
O korku dolu dakikaları İhlas Haber Ajansı'na anlatan Seyhan Kahveci, "Kız kardeşim ve iki kuzenimle birlikte Kıbrıs'a tatile gittik. Çok güzel bir tatil geçirdik. Gelirken bu feribota bindik, binmez olaydık. Dedim ki gitmeyelim, rüzgar var, fırtına var. Bindik daha kalkar kalkmaz uçak gibi kalktı. Oturduk dördümüz bir sırada. Kız kardeşim, kuzenim yukarı çıkıp uzandı" dedi.
"İKİNCİ KAPTAN 'BİR ŞEY OLMAZ, MERAK ETME' DEDİ"
Yolculuk sürecinde ikinci kaptan ile yaşadıklarını anlatan Kahveci, "Bir baktım, bir tane kız geldi önüme. Kızım sen burada mı çalışıyorsun dedim. Bana ikinci kaptan olduğunu söyledi. Çok fırtına olduğunu söyledim. 'Bir şey olmaz, ben onun için geldim, siz panik olmayın diye, normalde gelmezdim buraya' dedi. Alttan su sesi geliyor dedim. 'Merak etme, bunun altı sac olduğu için dalga gelince çarpıyor, onun sesi' dedi. Ben çok korktuğumu söyledim. Gemide bulunan çocuklar korkudan çığlık atmaya başladı" ifadelerini kullandı.
"BİZİ BIRAKIP KAÇTI"
İnsanların çığlıklar atıp panik yaşadığını ifade eden Kahveci, "Panik sesleri, biri çıktı, 'Durdurun, geri döndürün' diye bağırdı. Kimse dinlemedi. Çok korktuğumu söyledim tekrardan. Bardaklar, sebil düşmeye başladı. Görevli geldi, ikinci kaptanı yukarıdan çağrılıyor diyerek bizi bırakıp kaçtı" diye konuştu.
"KAPIYI KAPATTILAR, BASINÇLA CAMLAR PATLADI, SUYA DÜŞTÜK"
Kapının kapatıldığını söyleyen Kahveci, "Birebir yaşadım, kimsenin günahını almıyorum. O arada sular gelmeye başladı. Bize can yelekleri takmayı falan göstermediler. Her şeyi birebir görüp yaşadım. Kapılar kapanınca basınçla dalga camları patlattı. Biz suya düştük. O can havliyle yelekleri suların içerisinden alıp taktık. Nasıl takılacağını bile bilmiyordum" ifadelerine yer verdi.
"BİZİ ÖLÜME TERK ETTİLER"
Yüzme bilmediğini söyleyen Kahveci, "Hiçbir mürettebattan kimse yok. Bizi ölüme terk ettiler, her yeri kapatarak. Kendi çabamızla taktık. Bizi kurtaran yok, hiçbir şey yok. Herkes dağıldı" dedi.
"KARDEŞİM 'KURTAR BENİ' DİYE BAĞIRDI"
Kız kardeşi Reyhan Verim'in kendisine doğru geldiğini söyleyen Seyhan Kahveci, şöyle devam etti:
"Benim kız kardeşim bana doğru gelmiş, su onu da dışarı attı. Reyhan bana, 'Seyhan kurtar beni' diye bağırıyor. Mürettebat yukarıdan bizden önce suya atlamıştı, hepsini ben gördüm, ben yaşadım. Kimseye iftira atmıyorum. Bir tane görevli vardı aşağıda, kaptana küfür etti. Çıkmayalım dedik kaptana yola çıktığını söyledi."
"İNSANLAR YALVARIYORDU"
Tekne alabora olduktan sonra yaşananları anlatan Kahveci, "Bebeğimi kurtarın, çocuğumu kurtarın diye insanlar yalvarıyordu. Ben asılı kaldım, dalga beni aşağı bıraktı tekneye çarptım. Teknenin borusu gibi bir şey vardı onu tuttum" diye konuştu.
"KURTARAMADIM, ENGEL OLAMADIM"
Gözyaşları içinde kardeşinin öldüğü saniyeleri anlatan Seyhan Kahveci, "Aradan 5 dakika geçmeden, bacımın simidi çıkmış. Bacım gidiyor. Ne yapayım dedim, kurtaramadım, engel olamadım. Ben de orada tutmuşum elim kaydı, ben de gidiyordum. Bir ses duydum, gemiye yapışmış olan botlar patladı, onun ipine tutundum. Yarı çıplağım, her şeyimiz gitti, beni de kurtardılar" şeklinde konuştu.
"SORUMLU FİRMA SAHİBİ VE KAPTAN"
Yaşanan olayın ardından ateş püsküren Seyhan Kahveci, "Sorumlusu firma sahibi, sorumlusu kaptan. Kaptan bizi ölüme terk etti resmen. Bütün oradakilerin sorumlusu firma ve kaptan. Ne diyeyim, canımı kaybettim" ifadelerini kullandı.
"REYHAN BENİM HER ŞEYİMDİ"
Seyhan Kahveci gözyaşları içinde, "Reyhan benim her şeyimdi, annemdi, kız kardeşimdi. Ben onu nasıl kaybettim halen kabullenemiyorum. Keşke ben öleydim, o kalaydı. Keşke ona sarılaydım ben gideydim, o hiç mutlu olmadı. Ben torun gördüm, o hiç görmedi. Ben her şeyimi kaybettim, bacımı geri verebilecekler mi" diye konuştu.
"DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN, HER ŞEYİ DÖRT DÖRTLÜK YAPTI"
Son olarak Kahveci, "Devletimizden Allah razı olsun. Dört dörtlük oteller ayarlandı, giysiler ayarlandı. Konsolosluktan ilgi alaka, uçak süreci, bizim gelmemiz her şeyi dört dörtlük yaptı. Hepimiz yarı çıplaktı, giyimlerimize varana kadar çocukların oyuncaklarına kadar devletimiz getirdi. Devletimizden burada ve Kıbrıs'ta çok memnun kaldım. Sadece firmadan şikayetçiyim ben. İlgisizlikten, sorumsuzluktan, bizi ölüme terk ettiklerinden her şeyden onlar sorumlu" dedi. (iha)