Liman işçilerinin direnişinde 240. gün


 

Mersin Limanı’nda işlerine geri dönmek ve sendikalı çalışma hakkı için direnen 180 işçinin mücadelesi 240’ıncı gününe ulaştı. TÜMTİS ve EMEP temsilcileri, işçilerle dayanışma mesajı verirken, direnişin sonuç alınana kadar sürdürüleceğini açıkladı.

Koray Ünlü

 

Mersin Limanı’nda işten çıkarılan 180 işçinin, işlerine geri dönmek ve sendikalı çalışma hakkı için başlattığı direniş 240’ıncı gününde devam ediyor. Bugün işçiler ile EMEP temsilcileri buluştu. Buluşmada konuşan TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, direnişlerinin 240. gününe ulaştığını belirterek, “240 gündür görmeyen gözlere, işitmeyen kulaklara bir kez daha burada 240 direnişin 240. gününde bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Limanın elleşleme bölümünde çalışan, yükleme boşaltma işini yapan arkadaşlarımız kölelik koşullarına son vermek, düzenli bir ücretinin olması, kaçak işçi gibi çalışmamak için iş cinayetlerinde uzuvlarını kaybetmemek için, güvenceli bir ortamda çalışmak için sendikamıza üye oldular. Ve işveren, ana işverenle birlikte, MİP ile birlikte iş beden işlerinin en kalabalık çalıştığı bölümde sendikal örgütlülüğü dağıtmak için hem hukuki olarak hem de elinden gelen her şeyi yaptı. Ama arkadaşlarımız 2022 yılından 2025 yılının Kasım ayına kadar liman içerisinde hem işlerini yaptılar hem de işverenin sendikasızlaştırmaya yönelik bütün girişimlerini boşa çıkardılar. Buradan sonuç alamayan işveren hukuki yollardan, dolambaçlı yollara dayan, başvurarak 2025 yılının son günü 31 Ocak tarihinde Öz güneş Taşımacılık ihale kazanamadı ben bütün işçileri çıkarıyorum diye güya işçilerin dağıtacaklarını, sendikal örgütlülüğü dağıtacaklarını düşündüler. Sendikamız ve işçi arkadaşlar 1 Ocak'tan bu yana anayasal haklarını kullandıkları için yeniden iş başı yapmak için daha önce limanda bu özel işi yapan Akansel, M-Port, Uğur San işçilerinde olduğu gibi kadrolu çalışmak için direnişe başladı. Ve bugün direnişin 240. günü. 240 gündür işi için, ekmeği için, çocuklarının ve ailelerinin daha iyi koşullarda yaşamasını sağlamak için üyelerimizle burada direnişteyiz. Artık bu mücadele sadece iş ve ekmek mücadelesi değil, bununla birlikte limanda çalışan arkadaşlarımızın onur mücadelesine dönüşmüş durumda” dedi.

 

“MIP HALA SORUNUN ÇÖZÜMÜ NOKTASINDA OLDUKÇA UZAKTA”

Bu süreçte birçok girişimde bulunduklarının altını çizen Gürkan, “Bugüne kadar gerek Mersin Valiliği nezdinde, gerek Ulaştırma ve Çalışma Bakanlığı nezdinde bakanlarla gerekse MIP nezdinde toplantılarımız oldu, görüşmeler oldu. Sonuç çözümüne dair fakat bugüne kadar hiçbir olumlu adım, ilerleme tüm iyi niyetli girişimlere rağmen Bakanlığın ve Valiliğin tüm olumlu girişimlerine rağmen bugüne kadar MIP hala sorunun çözümü noktasında oldukça uzakta. Ama buradan bir kez daha ilan ediyorum. İşten çıkarılan arkadaşlarımızın tamamının kabul edeceği bir öneri olmadığı müddetçe işten çıkarılan arkadaşlarımızın tamamı iş başı yapmaya bu sürece MİP’in önünden ayrılmayacağız, bir adım öteye ayrılmayacağız. Bu mücadeleden bir adım, bir milim bile geri adım atmayacağız” şeklinde konuştu.

 

“KÖLELİK DÜZENİNE İTİRAZ ETTİĞİMİZ İÇİN DİRENİYORUZ”

Emek Partisi (EMEP) Mersin İl Başkanı Sedat Başkavak ise 8 aydır işçilerin direnişlerini sürdürdüğünü dile getirerek, “8 ay boyunca 180 işçinin evlerine 8 defa kira ödemesi için ev sahipleri geldi. 8 defa elektrik faturası, 8 defa su faturası, 8 defa telefon internet faturası geldi. Önümüzdeki dönem okulların açılacağı bir dönem ve bütün bu işçi arkadaşlarımız çocuklarını okullarına gönderecekler. Buradaki mücadele sadece bir işe girip girmeme, girişte kalıp kalmama mücadelesi değil. Buradaki mücadele açlığa karşı mücadele, yoksulluğa karşı mücadele, çocuklarının geleceğine o geleceği kurma mücadelesi. O nedenle bugün dayanışmanın çok daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Biz hep dayanışmaya geldik. Bu 8 ayın içerisinde de hem il örgütü olarak hem genel başkanımızla bugün de yeniden il örgütü olarak sizlerle yan yanayız. Dayanışma duygularımızı ifade ediyoruz. Şimdi burada zaman içerisinde gerek Çalışma Bakanlığı'yla, gerek MIP yöneticileriyle görüşmeler oldu. Çalışma Bakanlığı diyor ki ‘O bizi ilgilendirmez. İşçiler taşeron.’ Bu ülkede kurulan düzen taşeron işçilerinin hiçbir sorununu, hiçbir problemini Çalışma Bakanlığı'nın çözmeyeceği anlamına mı geliyor.  İşte bu kölelik düzenine itiraz ettiğimiz için bugün buradayız. MIP'de diyor ki ‘Onlar sendikalaştığı için biz taşeronla sözleşmeyi feshettik. Şimdi girsinler diğer taşeronda yine sendikasız, yine düşük ücrete, yine insanlık dışı çalışma koşullarında razı olarak çalışsınlar.’ İşte bu buna itiraz ediyoruz. Bu işçiler buna itiraz ettiği için 8 aydır direniyorlar. Yaşasın örgütlü mücadelemiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz.

Yaşasın örgütlü mücadelemiz” ifadelerini kullandı.

 

“SENDİKAYA ÜYE OLMANIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILSIN”

Sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini ifade eden Başkavak, “Sendikaya üye olmanın önündeki engeller kaldırılsın. Sendikal barajlar kaldırılsın. İş güvencesi sağlansın. İşçiler sendikalaştığı için işlerinden atılmasın. Grev yasakları kaldırılsın ve bütün iş yerlerinde bankalardan, diğer şirketlerden önce işçi alacakları birinci sıraya yazıyoruz. Bakın işte Doruk Madencilik işçileri aylardır defalarca Ankara'da mücadele veriyorlar. Neyin mücadelesi? Aylarca çalışıp alamadıkları haklarının mücadelesi. Ama işte işçi alacakları bu tip işlerde en sona kalan alacaklar haline geliyor. Nihayetinde de patron diyor ki: ‘Olan haklarımız yo, ödeyemiyoruz.’ Şimdi yeniden bir ödeme planı çıktı. İlk taksitini ödeyerek işçiler eylemlerini sonlandırdılar. Bu mücadelede iki sendikacı hem Bağımsız Maden İş Sendikası'nın Genel Başkanı hem de örgütlenme uzmanı tutuklandılar. Bize reva gördükleri düzen bu. Sendikalaşırsanız işten atılırsınız. Hakkınıza sahip çıkmaya çalışırsanız tutuklanırsınız, gözaltına alınırsınız. İşte bakın şu liman. Şimdi genişleme projesiyle birlikte 10 milyon tonun üzerinde kapasiteyle çalışacak deniliyor. Türkiye'deki bütün limanların toplam kapasitesinin yüzde 22'si bu limandan gönderiliyor. İhracat bu limandan yapılıyor diyorlar. Peki bu Türkiye'deki toplam ihracatın yüzde 22'si bu limanlardan gidiyorsa bunu MIP'nin yöneticileri mi indirip, bildirip yüklüyor, boşaltıyor yoksa buradaki işçi arkadaşlar mı? Bu işçi arkadaşlar haklarını istiyorlar.

Bu limanı liman yapan, bu limanı Türkiye'de, dünyada sayılı limanlar arasına sokan emeğin hakkını istiyorlar. O nedenle de diyoruz ki bugün mecliste bekletilen barışsız sendika, yasaksız grev, güvenceli iş, yasa tasarısı o tozlu laflar inmelidir ve işçilerin yasası mecliste yasalaşmalıdır. Bugün burada verilen mücadele buraya kolay gelmedi. Bugün verdiğiniz mücadele sizin için iş ve ekmek mücadelesi, çocuklarınızın günlük taahhütlünün mücadelesi ama aynı zamanda verdiğiniz mücadele Türkiye işçi sınıfının mücadelesi. Siz kazanırsanız biz kazanacağız, hepimiz kazanacağız” dedi.


   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 

 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA

Mersin Haber