HEDİYE EROĞLU
Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden Mersin’de gerek sulama projelerinin gecikmesi gerekse de su ücretleri çiftçini belini bükerken, küçük ölçekli üreticilerin sulama aboneliği önündeki engeller mağduriyeti arttırıyor!
KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ NEDENİYLE MERSİN OLAĞANÜSTÜ KURAKLIK YAŞIYOR
Mersin’in 10 milyar doları aşan ihracatının yaklaşık yüzde 50’ni tarım ve gıda ürünleri oluşturmasına rağmen yıllardır tarımsal sulamada istenilen atılımın yapılamaması tepki çekiyor. Küresel iklim değişikliği etkisiyle alınan yağış miktarının azalması sonucu olağanüstü kurak bölgeler arasına giren Mersin; içme suyu, tarımsal sulama ve endüstriyel sulama alanlarında yaşadığı sorunlar günden güne artıyor.
‘KURAKLIK YÖNETİM PLANI’ NE OLDU?
Artan endişe Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nı harekete geçirdi. Oda geçen yıl ‘Kuraklık Yönetim Planı’ hazırlanması için çalışma başlatıldı. İçme suyu, tarımsal sulama ve endüstriyel su kullanım alanları ve ihtiyaçların saptanmasını amaçlayan projenin akıbeti ise belirsiz kaldı.
BAKANLIĞA SORULAR YANITSIZ KALDI
Öte yandan yine geçen yıl DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen de, Mersin’deki kuraklık ve tarımsal su krizini TBMM gündemine taşıyarak Tarım ve Orman
Bakanı İbrahim Yumaklı’ya soru önergesi verdi. “Mersin’de kuraklığın tarım, içme suyu arzı, yerel ekonomi ve halk sağlığı üzerindeki etkilerinin net biçimde ortaya konulması, su yönetimi politikalarının, yatırım ve planlama süreçlerinin bu riskleri gözeterek yeniden düzenlenmesi gerekmektedir” diyen Ekmen, bakanlığa, “Mersin’deki kuraklık için kriz planı var mı? Kuraklığa dayanıklı tarım ürünleri için yerel çiftçilerin adaptasyonu konusunda bakanlığın özel bir planı var mı? Yeraltı suyu çekimleriyle ilgili izin, denetim ve tahsis durumu nasıldır? Özellikle su tablolarının geri çekilmesine yol açan işlemler resmi verilerle izlenmekte midir? Kuraklık nedeniyle halk sağlığı riskleri, içme suyu kalitesi sorunları ve tarımsal ürün veriminde düşüşler gözlenmiş midir? Bu konuda yapılmış saha çalışmaları veya resmi analizler var mıdır? Mersin için hazırlanan kuraklık erken uyarı sistemi, su kaynaklarını izleme altyapısı (sensör, istasyon, uydudan izleme gibi) ve kriz yönetimi planı mevcut mudur? Varsa ne zaman yürürlüğe girmiştir? Tarım ilaçlama, yapılaşma, sanayi faaliyetleri gibi ek stres faktörlerinin su kalitesi ve su miktarına olan etkileri incelenmiş midir? Su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlamak için Bakanlık ve yerel yönetimler arasında koordinasyon mekanizmaları nelerdir?” şekline ki sorularına da yanıt istedi ancak cevap alamadı.

TARIMSAL ÜRETİMİN EN KRİTİK BAŞLIĞI SULAMA
Bölgede artan sıcaklık ile birlikte yeniden gündeme gelen kuraklık gözleri sulama projelerine ve fiyatlarına çevirdi. “Tarım her geçen gün geriye gidiyor” uyarısı yapan Anamur- Bozyazı Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, tarımsal üretim alanlarında daralma yaşandığını aktardı. “Çiftçi zor durumda” diyen Gümüş, sulamanın tarımsal üretimin en kritik başlığı olduğunu kaydederek, “Sulamada, gübrede, ilaçta süspansiyon yaparsa memnun oluruz” dedi.
KAPALI SİSTEME GEÇİŞ İLE VAHŞİ SULAMA BİTME NOKTASINA GELDİ
Bölgede sulama alanında kapalı sisteme geçilmesi ile ilgili çalışmaların sürdüğünü bu sayede vahşi sulamanın bitme noktasına geldiğini de ifade eden Başkan Gümüş, bu süreçte geciken sulama projelerinin tamamlanmasının büyük önem taşıdığını aktardı. Özellikle Mersin’in Anamur ilçesinde, Dragon Çayı üzerinde kurulu bulunan Alaköprü Barajı’nın ülke ve bölge tarımın can suyu olduğunu vurgulayan Ahmet Şeref Gümüş, “Baraj ile birlikte kapalı sulama istemi yaygınlaştı, ufak tefek sıkıntılar var ama onlarında kısa sürede hallolacağına inanıyoruz. Barajda geçen yıldan itibaren peyderpey sulama yapılıyor ama çalışmalar şuan bitme aşamasında. Bu bölgenin sulanması demek Türkiye’nin kazanması demek, geç kalındı ama ciddi bir yol kat edildi” dedi.

“ÇİFTÇİ SULAMA SİSTEMİNE DAHİL EDİLEMEZSE VERİM ALINAMAZ”
Öte yandan sulama projelerinin tamamlanması kadar çiftçinin bu sürece dahil olmasının da aynı öneme sahip olduğunu vurgulayan Gümüş, “Sulama projeleri geç de olsa yapılıyor ama çiftçi özellikle de küçük üretici bu sisteme dahil edilemezse verim alınamaz. Bu anlamda tarımsal sulama aboneliklerinde yaşanan sorunlar çözüm bekliyor.
“500 METREKARE ALTINDA Kİ ALANLARA SULAMA ABONELİĞİ HAKKI VERİLMİYOR”
Örneğin 500 metrekarenin altında ki alanlara sulama aboneliği hakkı verilmiyor. Bizim bölgemizde kayıtlı 500’den fazla üretici var kayıtsız olanlar da var. Sulama konusunda tarımsal aboneliklere ilişkin acilen düzenleme yapılması gerekiyor.
“ARAZİYE EV YAPAN SULAMA ABONESİ OLAMIYOR, ÇİFTİMİZ İNSANCA YAŞAMAYI HAK ETMİYOR MU?”
Ayrıca vatandaş ihtiyaçlarını karşılamak için tarımsal araziye bir tane beton bina yapmak istediğinde sulama aboneliği almasına izin verilmiyor. Çiftimiz insanca yaşamayı hak etmiyor mu? Üretici uzak mevkilerde, evi olmadan ihtiyaçlarını karşılamaktan yoksun üretim yapmak zorunda bırakılıyor. Bu kabul edilemez. Bakanlıklarla görüşmelerimiz devam ediyor. Bu sorunun çözümü için çalışma yapılmasını istiyoruz “ diye konuştu.
“SU FİYATLARINDA YAPILACAK İNDİRİM YÜKÜMÜZÜ HAFİFLETİR”
Ayrıca sulama suyu fiyatlarında da indirim – düzenleme istediklerinin ve sulama sistemlerinin kurulumu için verilecek desteklerin de önemli olduğunu belirten Ahmet Şeref Gümüş, “Daha önce dönüm başına sulama ücreti alınıyordu şuanda her üretici kendi vanası üzerinden kullandığı kadar ödeme yapıyor. Bu da kontrollü sulama yapılmasını sağlanıyor. Su israfı önlenmiş oldu. Bölgemizde bu sayede vahşi sulama bitti diyebiliriz. Ancak artan maliyetler karşısında su fiyatlarında yapılacak indirim-düzenleme bizlerin yükü hafifletecektir. Devletimizden bu konuda destek bekliyoruz.”