Haber Merkezi
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Mersin’deki NATO eylemleri sonrası gerçekleştirilen gözaltıları TBMM’ye taşıyarak, hem Milli Eğitim Bakanı hemde İçişleri Bakanının cevaplaması için soru önergeleri verdi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e verilen soru önergesinde Koca, “Mersin Üniversitesi Rektörlüğü, Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi'ne karşı düzenlenen barışçıl basın açıklamalarına ve demokratik protestolara katılan öğrencileri disiplin soruşturmalarıyla hedef almıştır. Üniversite yerleşkesi dışında gerçekleştirilen demokratik eylemler ile öğrencilerin NATO karşıtı pankart açmaları gerekçe gösterilerek, 7 öğrenci hakkında kısa süre içerisinde disiplin soruşturması başlatılmıştır. Anayasa'nın 26'ncı ile 34'üncü maddeleri kapsamında güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılması nedeniyle öğrenciler hakkında disiplin soruşturması yürütülmesi, yükseköğretim kurumlarının demokratik ve bilimsel niteliğini hiçe saymaktır. Öğrencilerin siyasal düşüncelerini açıklamaları ve barışçıl protestolara katılmaları nedeniyle disiplin yaptırımı tehdidiyle karşı karşıya bırakılması Anayasa ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleriyle güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, fiilen kullanamaz hale getirmektedir. Üniversitelerin görevi öğrencilerin anayasal haklarını kullandıkları için cezalandırılması değil, düşünce ve ifade özgürlüğünün, akademik özerkliğin ve demokratik üniversite ortamının güvence altına alınmasını sağlamaktır. Buna karşın, üniversite kampüsü dışında gerçekleştirilen barışçıl eylemler nedeniyle disiplin soruşturması açılması, yükseköğretim kurumlarının siyasal iktidarın güvenlikçi politikalarının bir uzantısı hâline getirildiği açık göstergesidir. Bu bağlamda;
Mersin Üniversitesi tarafından NATO Zirvesi'ne yönelik protestolara katıldıkları gerekçesiyle kaç öğrenci hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır? NATO'yu protesto etmek suç mu kabul edilmektedir? Üniversite yerleşkesi dışında gerçekleştirilen barışçıl toplantı ve gösterilere katılmanın üniversite disiplin soruşturmasına konu edilmesinin hukuki gerekçesi nedir?” ifadelerini kullandı.
“AĞIR BİR İNSAN HAKKI İHLALİDİR”
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye de soru önergesi veren Koca, “Mersin'in Yenişehir ilçesinde Halkevleri üyelerinin NATO'yu protesto etmek amacıyla gerçekleştirmek istedikleri basın açıklaması ve pankart açma eylemi, kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle engellenmiş, eylem alanı henüz herhangi bir fiili durum oluşmadan polis tarafından abluka altına alınarak, dört kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan kişilerden ikisi tutuklanırken, ikisi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Ancak gözaltına alınan Enes Deniz Pazar'ın gözaltında işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Mersin Barosu tarafından kamuoyuna yapılan açıklamada ters kelepçe, orantısız güç kullanımı, fiziksel şiddet ve işkence iddiaları nedeniyle gerekli hukuki girişimlerin başlatıldığı duyurulmuştur.İşkence ve kötü muamele yasağı, Anayasa'nın 17'nci maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3'üncü maddesi ve Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmesi ile mutlak biçimde güvence altına alınmasına rağmen kolluk güçlerinin yasal herhangi bir dayanağı olmaksızın gözaltı süreci ve sonrasında orantısız güç kullandığı Mersin Barosu'nun yaptığı açıklamadan da anlaşılmaktadır. Devletin yükümlülüğü yalnızca işkenceyi önlemek değil, bu yöndeki her iddiayı gecikmeksizin, bağımsız, tarafsız ve etkili biçimde soruşturmaktır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanan yurttaşlar hakkında sistematik biçimde gözaltı, tutuklama ve ceza soruşturmalarına başvurulması, temel hak ve özgürlüklerin kullanımını engelleyen bir araca dönüşmektedir. Özellikle toplantı ve gösterilere yönelik kolluk müdahalelerinde işkence, kötü muamele, ters kelepçe ve orantısız güç kullanımına ilişkin iddiaların giderek artması, buna karşın bu iddiaların büyük bölümünün etkili biçimde soruşturulmaması, cezasızlık algısını güçlendirmekte işkenceyi meşrulaşmaktadır.Protesto nedeniyle gözaltına alınan yurttaşların işkence ve kötü muamele iddialarıyla gündeme gelmesi, yalnızca bireysel hak ihlali değil, insan onurunu hedef alan, hukuk devleti ilkesini ve yargıya duyulan güveni de zedeleyen ağır bir insan hakkı ihlalidir.
“HERHANGİ BİR İŞLEM BAŞLATILMIŞTIR MIDIR?”
Mersin'de NATO protestosu sonrasında gözaltına alınan Enes Deniz Pazar'ın gözaltında işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı yönündeki iddialar hakkında bakanlığınızca başlatılmış mıdır? Mersin Barosu tarafından kamuoyuna açıklanan işkence ve kötü muamele iddiaları Bakanlığınız tarafından takip edilmekte midir? Bu açıklama üzerine herhangi bir işlem başlatılmış mıdır? Gözaltı işlemlerine katılan kolluk görevlileri hakkında adli veya idari soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmamış ise gerekçesi nedir? Enes Deniz Pazar'ın gözaltına alındığı andan itibaren emniyet binası, nezarethane, koridorlar ve nakil araçlarına ilişkin kamera kayıtları muhafaza altına alınmış mıdır? Bu kayıtların silinmesini veya değiştirilmesini önlemek amacıyla herhangi bir koruma tedbiri uygulanmış mıdır? Anayasa'nın 34'üncü maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11'inci maddesi uyarınca güvence altına alınan barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, hukuki güvencelere rağmen fiilen kullanılamaz hale getirilmektedir. Bakanlığınız bu hakkın engellenmesine dair herhangi bir karar almış mıdır?” dedi.