Mersin’de patronlardan liman yönetimine sert uyarı!


 

’Mersin’in olma sebebi Mersin Limanı’ diyen MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, liman yönetimine seslendi: ’Fiyatta rekabetçi ve hızlı olmanız lazım. Bize ne düşüyorsa biz varız. Ama üyelerimize zarar verecek çalışmalarınızın da karşısındayız.’

Haber Merkezi

 

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Hakan Sefa Çakır’dan bir kez daha liman çıkışı geldi. Rekabetten uzak fiyat politikaları ve hizmet kalitesindeki yetersizlik nedeniyle kullanıcıların büyük tepkisini çeken Mersin Limanı işletmecisi MIP Şirketine seslenen Çakır, katıldığı bir televizyon programında yaşananlara tepki gösterdi.

 

“EKONOMİ DURGUN AMA SAVAŞ SONRASINA HAZIRLANMALIYIZ”

İlk olarak ekonomiyi değerlendiren Hakan Sefa Çakır, “Ekonomiye belirsizlik hâkim. Olumsuz dönemlerden geçiliyor. Savaşlar hemen bitmiyor ama savaş sonrasına da hazırlanmalıyız. Savaş sonrasında herkes kendi tedarik sürecini düşünmeye başladı. Yeni tedarik arayışları başladı. Yeni lojistik alanları arayışı başladı. Tedarik merkezleri bulundu, çalışmaya başlanıldı. Yeni tedarik ve lojistik yolları çıktı. Biz Türkiye olarak güvenli bir ülke olarak, güvenli alan olarak stratejik konumumuzla bu süreçte öne çıktık. Lojistiğin başkenti Mersin’in de önemli bir yönü ortaya çıktı. Tüm taşıma modlarında yüzde 20 trafik artışı oldu. Bu, bizim lojistiğimizi, gümrüğümüzü artırdı. Bölgede tüm hacimler arttı. Yaşanan olumsuzluklar olumluya döndü” dedi.

 

“MERKEZ BANKASI’NIN BAZI YANLIŞ POLİTİKALARI VAR”

Türkiye ekonomisini de değerlendiren Başkan Çakır, Merkez Bankası’nın bazı yanlış politikaları olduğunu söyleyerek, “Kura baskı yapıp talebi düşürerek enflasyonu düşürmeye çalışıyorlar. Aslında talebi düşürmek değil, üretimi, arzı artırmamız lazım ki fiyatlar öyle düşsün. Finansmana erişimi zorlaştırarak, harcamaları keserek az malını yüksek fiyatla satması sağlanıyor. Bu doğru değil. Finansa erişimde ciddi sorun yaşıyor firmalar. Bu konuyla ilgili dayanacak güç kalmadı. 2024’ten bu yana ciddi sorun yaşanıyor. Bu politika değişmeli. Üretim yapacak firmalarımızın desteklenmesine ihtiyaç var. Bu firmalarda verimlilik artırılsın, yeşil dönüşüme geçilsin, teknolojik dönüşüm yapılsın istiyoruz. Uzun vadeli cazip kredilerle bu mümkün.

KGF desteği dediğimiz, TOBB öncülüğünde destekler veriliyor ama bu da çok az. Daha çok firmaya dokunulmalı. KGF kredileri zor durumdaki KOBİ’lere verilsin. Kimi için 2 milyon çok yüksek değil ama kimi için çok önemli bir para. İhtiyacı olan firmalara bu para verilmeli.

 

“ÜLKE VE MERSİN OLARAK İHRACAT YAPMAMIZ LAZIM”

Ülke olarak ihracat yapmamız lazım. Özellikle Mersin olarak ihracat yapmalıyız. Döviz az artıyor. Enflasyonun altında artıyor. Hedeflenen enflasyon yüzde 30, döviz artışı yüzde 15’lerde. Elinde döviz olan ihracatçı firmalar cezalandırılıyor.

Girdi maliyetlerimiz çok yüksek. Merkez Bankası’nın politikasını değiştirip üreten firmalarımıza destek vermesi gerekiyor. Bu firmaları kaybedersek tekrar yerine yeni firmalar koyamayız.

İSO 500’e giren firmaların 250’si Ar-Ge yapamıyor. Özellikle üretim yapan verimli firmalara destek verilmeli. Teknolojik destek verilmeli. KOBİ’lerimiz bizi ayakta tutuyor.

Ülkemizin Ar-Ge’ye ayırdığı pay da düşük. Daha yüksek olmalı.

 

MERSİN ÇOK GÖZE BATMAYA BAŞLADI

Mersin stratejik olarak özel bir bölgede ama Mersin iş dünyası da gerçekten çok çalışıyor. Güzel sonuçlar da ortaya çıkarıyor.

Mersin çok hızlı büyüyor. ÇKA’nın son raporunda da en çok proje alan firmalar Mersin’den oldu. ÇKA da en çok proje kazandıran ajans oldu. TİM’de 22 firmamız en fazla ihracat yapan firmalar arasında bulundu. Mersin çok göze batmaya başladı.

Gıda firmaları, demir-çelik sektörü gibi değişik sektörlerden firmalar bu ihracatçı firmalar arasına girdi. Mersin, kapasite olarak güzel, firmalar da iyi çalıştığı için göze gözüken iyi bir merkez oldu.

ÇKA’nın desteklerinden 8 firmamız tamamen katma değerli destekler aldı. Çocuk mamasında ciddi ithalatımız vardı. Bir firmamız bu konuda başvurdu, ciddi yatırımlar var. Narenciyenin kabuk yağı üzerine çalışan firmalar var. Bakliyatın geri dönüşümü ve yeni ürün çıkarmayla ilgili firmalar, yat üretimiyle ilgili firmalar başvuruyor. Bunlar yeni istihdam demek ve hepsi katma değerli üretim.

Ürün uzayı ile ilgili çalışmamız var. Hangi ürünün geleceği var, hangisi az bulunuyor, rekabetçi bir ürün; yetenekli kadrosu olan, bu işte çalışabilecek, mesleki olarak kadroları uygun firmalar var mı diye ürün uzayı çalışıyoruz. Mersin’de sanayi iş birliğinin bir sonucu.

Ürün uzayı çalışmasıyla evet bakliyat, yaş meyve sebze kıymetli; bunların geri dönüşümü ve katma değerli üretim için hangi alanlara gitmeliyiz, bakacağız. Savunma sanayisi hızla büyüyor, yatçılık kıymetli; bu çalışmalar çok güzel bir noktaya geldi. Ürün uzayı çalışması bizi bir üst lige çıkarabilecek katma değerli bir çalışma. Neyi ne kadar benzersiz, ne düzeyde kolektif bilgi birikimiyle ürettiğimizi gösteriyor. Benzersiz olsun ki herkes üretemesin. Bilgi birikimi önemli, ustalık önemli. Ürün uzayı Mersin özelinde uygulanıyor. Ürün uzayı ile ÇKA’da desteklenecek ürünler ortaya çıktı” diye konuştu.

 

“MERSİN’İN OLMA SEBEBİ MERSİN LİMANI; SİZ OLMAZSANIZ MERSİN OLMAZ”

Kentin en önemli konusu limana dair de konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, limanı işleten MIP şirketi ile görüşme halinde olduklarını söyleyerek, “Limandaki gecikmeleri de sorduk. Mersin’in olma sebebi Mersin Limanı; siz olmazsanız Mersin olmaz dedik. Önce üyelerimizin, Mersin’in ve hinterlandının kazanması gerekli. Siz de kazanacaksınız. Fiyatınızın rekabetçi olması ve hızlı olmanız lazım dedik. Bize ne düşüyorsa bakanlıklarda, ilgili yerlerde biz varız. Ama üyelerimize zarar verecek çalışmalarınızın da karşısındayız dedik.

Liman da bu konuda ilgili. Doğru bir tane ve bu doğru uygulanacak. Liman fiyat açısından rekabetçi olacak ve işlemler hızlı yürüyecek. Burası kimsenin inisiyatifinde değil, Türkiye’nin limanıdır ve doğru yönetilmeli.

Hammaddenin geç gelip demuraj yemesi üreticinin fiyatını artırıyor, bu da tüketiciye dönüyor.

 

“LİMAN DOLDU, YENİ LİMAN ŞART”

Liman yüzde 82 dolulukta. Biz hep konuşuyoruz; alternatif bir ana konteyner limanına ihtiyacımız var. Adana’da yapılıyormuş, Mersin kaçırmış deniyor. Adana’da yapılsa bile coğrafi şartları nedeniyle ana konteyner limanı Mersin’de yapılacak ve Mersin iş dünyası olarak biz bu limana talibiz. Rifat Hisarcıklıoğlu’na da söyledik, o da sizin yanınızdayız dedi. Çünkü bu liman dolmuş durumda.

Limanın yoğunluğu nedeniyle yükler maalesef başka ülkelere gidiyor. Türkiye kaybediyor.

Ayrıca Ali Can Sınır Kapısı’nın açılacağı söyleniyor; bu olursa Mersin Limanı’na bir yük daha gelecek. Böyle bir gelişme de var. Mutlaka ana konteyner limanı konusu dikkate alınmalı.

Biz fişeği attık, ana konteyner limanını yapacağız. Mersin Limanı da büyüdükten sonra biraz daha rahatlayacak ama o da dolacak. Ana konteyner limanına hadi dense 3-4 sene sürecek. Bu limanlar bize yetmeyecek, hazırlık yapmalıyız” ifadelerini kullandı

 

SANAYİ KORİDORLARINDA TÜM YOLLAR MERSİN’E ÇIKIYOR

Yeni sanayi koridorları ile ilgili de konuşan Çakır, şunları söyledi: “Bu koridorlarda tüm yollar Mersin’e çıkıyor. Bu durumda mevcut limanın kapasitesinin 7-8 katı büyüklüğünde yük trafiği olacak. Bu koridorlar 27 ili kapsayacak. Adana da İskenderun da dolacak. Bu bölge özel bir bölge. Stratejik olarak, doğal yer olarak Mersin’den başka liman için uygun yatırım yeri yok.

Yeni sanayi bölgelerine, serbest bölgeye yatırımlar var. Yatırım artıyor, toprak kıymetli. Her isteyen değil, bizim seçeceğimiz yatırımcılar gelmeli. Bunu turizmle de OSB’lerle de konuşuyoruz.”

 

“NASIL BİR TURİZM İSTEDİĞİMİZİ BİRLİKTE PLANLAMALIYIZ”

Mersin’in turizm potansiyelinin doğru değerlendirilmesi gerektiğine de değinen Hakan Sefa Çakır, açıklamasını şöyle tamamladı: “Nasıl bir turizm istediğimizi birlikte planlamalıyız. Kazanlı tekrar canlanacak, tekrar ihaleye verilecek; bir yatırımcı ile görüşüyoruz. 2000 yataklı bir firmamız hazır ama tek girmeyeyim diyor. Belki Mersinliler olarak bir parseli biz yapabiliriz. Ortak bir sermaye grubu oluşturulabilir, birlikte planlamalıyız. Biz inanıyoruz; Tarsus’un turizm bölgesi projesinin canlanması için çalışmaya başlayacağız.

Bir ara kruvaziyer turizm de hareketliydi. Misafir geleceği zaman evi hazırlamak gibi, zengin holdinglerin yatırım yapacağını düşünerek Mersin’i bu yatırımlara hazırlamalıyız. Huzurlu bir ortamımız var. İş dünyası için çok önemli. Başta sayın valim olmak üzere tüm emniyet mensuplarına teşekkür ediyorum.

Sonra temizlik ister, altyapı ister, yemeklere kadar kaliteli ürün ister. Bunları hazırladık. Limanımız yeterli değil, yeni limana ihtiyaç var. Lojistik merkeze ihtiyaç var. Turizm alanlarının çok olduğu, golf oynayabileceğim yerler istersiniz. Bunları görünce ‘tamam, ben bu şehirde yapabilirim’ dersiniz. Misafir ağırlar gibi şehrimizi de düzenlemeli, hazırlamalıyız. Bunun için çalışıyoruz. Hepimize çok görev düşüyor.

Markalaşma da olmazsa olmazımız. Mersin’de çok güzel hikâyeler var. Yapamadıklarımız var. Şirketlerin kurumsallaşması, sürdürülebilirliği; bu şirketleri nasıl 100-200 sene yaşatabiliriz gibi konulara yoğunlaşacağız.

 

MERSİN İLÇELERİYLE BİRLİKTE BÜYÜMELİ

Herkes Mersin büyüsün istiyor ama merkezinin büyümesi doğru bir büyüme modeli değil. Paris’in nüfusu hep 2 milyonda kalıyor, hiç değişmiyor. Binalar da değişmiyor; doğru bir planlama olmuş, içi değişiyor ama yollar, Paris’in dışı hiç değişmiyor. Hızlı trenlerle ilçeleri geliştirerek hareket etmişler. Bizim icat ettiğimiz bir konu değil. O zaman yaşanabilen bir kent oluyor.

Mersin hızlı göç alacak. Kaliteli göç alsa da doğru büyüme modeli olmalı. Mersin merkezinin mevcut nüfusunu koruyarak ilçeleri büyütüp oraya ulaşımlar sağlanarak gelişim sağlanmalı. İlçelerde de sosyal alanlar sağlanmalı. Mersin çok büyürse trafik var diyoruz, su yetmiyor diyoruz. İnsanların kendi yaşadıkları bölgelerde üretip yaşaması sağlanmalı. Büyükşehir ile birlikte 2050-2075 Mersin’ini planlamamız lazım.

Bugün yapılan bina 30 sene sonra yıkılacak. Bugünden 2075 planlanmış olursa o binalar yıkıldığında planlı tasarımlar yapılabilir. Nüfusunu, sanayisini planlayarak iyi hâle getirmeliyiz.

 

MTSO’NUN HEDEFLERİNİ NELER?

Ana konteyner limanını inşallah yapacağız. Lojistik köyümüz kazandırılacak. Fuar alanıyla ilgili şu anda Yenişehir fuar alanıyla ilgili belediye ile 3-4 aydır konuşuyoruz. MTSO olarak fuarlara el atacağız. Büyükşehir’i, Yenişehir’i de işin içine alacağız ama sekreterya bizde olacak. Tarsus’u da içine alan, Tarsus’ta 200 dönümlük fuar ve kongre merkezini yine MTSO ile planladığımız, diğer kurumların da işin içinde olabileceği bir organizasyon planlanıyor. Tarsus’ta golf turizmine yönelik çalışmamız olacak. Üyelerimizin katma değerli üretime geçmesi, yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümlerinin sağlanması, tarım ve sanayide yeni ürün desenleri üzerine çalışacağız. İhracat yapmayan tekstil, mobilya gibi firmaların ihracat yapmasını sağlamak ana hedeflerimizden.

Dijital olgunluk raporu veren bir odayız; hedefimiz 100 firmaya gitmek. Ekibimiz gidip mevcut durumu saptayıp yol haritalarını veriyor. Şu ana kadar 50 firma ziyaret edip güzel dönüşler aldık. Firmalara rehberlik ve mentörlük yapıyoruz. Dijital dönüşümü nasıl sağlayabiliriz diye çalışıyoruz.

Gelecek yıllarda tamamen sürdürülebilirlik konuşacağız. Firmaların karbon ayak izi nedir? Yeşil bir Mersin hayal ediyoruz. Katma değeri yüksek firmaları hayal ediyoruz.

Mersin’i çok güzel bir gelecek bekliyor. Hepimizin Mersin’e inanması lazım. Birbirimizle değil, şehrimizi geleceğe taşıyacak projelerle uğraşmamız lazım. Birbirimizle tartışacak vaktimiz yok. Enerjimizi doğru kullanmalıyız. Yağmur, kovası açık olanlara dolar.”


   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 

 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA

Mersin Haber