“Çalışırken yoksulluk, emeklilikte açlık dayatılıyor’


 

Mersin’de Büro emekçileri, kayıt dışı ücret uygulamaları ve kamu emekçilerinin yaşadığı hak kayıplarına sert tepki gösterdi. Şube Başkanı Doğan Yarlığaş, ’Çalışırken yoksullaşmaya, emeklilikte sefalete hayır’ diyerek, kamu emekçilerini ortak mücadeleye çağırdı.

Koray Ünlü

 

Büro Emekçileri Sendikası Mersin Şubesi, Mersin SGK İl Müdürlüğü önünde yaptığı açıklamayla, emeklilik sistemine, düşük maaş politikalarına ve kayıt dışı ücret uygulamalarına tepki gösterdi. “Mezarda emekliliğe, sefalete ve güvencesiz çalışmaya hayır” sloganıyla yapılan açıklamada, milyonlarca kamu emekçisinin yıllarca çalıştıktan sonra açlık sınırının altında maaşlara mahkum edildiği vurgulandı. Emekçiler adına konuşan Sendika Başkanı Doğan Yarlıgaş, yaşanılan krizin tesadüf olmadığını belirterek, “Devletin küçülmesi safsatasıyla kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin ve uluslararası sermayeye verilen taahhütlerin bir sonucudur. Kamu Yönetimi Temel Reformu ile başlayan bu süreçte hizmetler paralı hale gelmiş, yurttaşlar düşük emekli aylıklarına mahkum edilmiş, kamu emekçileri hem güvencesizleştirme hem de geleceksizleşme politikalarına mahkum edilmiştir. 2006 yılında reform ve devrim sloganlarıyla kurulan SGK, gelinen noktada bir şirket gibi yönetilerek toplumun sırtından kar etmeye odaklanmıştır. Kurum bütçesi özel sağlık sektörüne ve ilaç tekellerine kaynak aktarmanın aracı haline getirilirken; vatandaşın ilaca ve tedaviye erişimi zorlaşmış, hizmet kalitesi düşmüştür. Ülkede artan kayıt dışı istihdam ve SGK bütçesinin sermayeye peşkeş çekilmesinin sonucu olarak sosyal güvenlik kapsamının giderek daraldığını rakamlarla göstermektedir” diye konuştu.

 

“HER KOYUN KENDİ BACAĞINDAN ASILIR MANTIĞI”

2026 yılı itibariyle yaklaşık 26,3 milyon aktif sigortalıya karşılık, 17 milyon emekli ve hak sahibi bulunduğunu vurgulayan Yarlığaş, “Sistemde 33,8 milyon kişi bakmakla yükümlü statüsündedir. 2024 başında 1,63 olan bu oran, 2026 itibarıyla 1,62’ye gerileyerek kritik eşiğin altına düşmüştür. Sigortalıların toplam nüfusa oranı yüzde 89,7 görünse de çalışanların nüfusa oranı sadece 0,48'dir; yani toplumun yarısı gerçek bir güvenceden yoksundur. İktidarın politikaları, emekli aylıklarını asgari yaşam standartlarının altına itmiştir. Emekli aylıkları; 2003 yılında asgari ücretin yüzde 36 üzerinde iken, bugün asgari ücretin yüzde 22 altına düşmüştür. Zorunlu BES ve Cumhurbaşkanlığı Stratejik Planı’nda yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi uygulamalarla, anayasal bir hak olan kamusal emeklilik adım adım tasfiye edilmek istenmektedir. Seyyanen dahil ek ödemeler emekliliğe sayılmazken, maaşlardan yapılmak istenen yüzde 3'lük kesintiler ve devlet teşvikleri aracılığıyla emekçinin sırtından özel fonlara kaynak aktarılması, her koyun kendi bacağından asılır mantığının bir dışavurumudur. Oysa devlet, kendi eliyle yarattığı bu "yasal kayıt dışılığa" son verip tüm ek ödemeleri emekli keseneğine dâhil etse, memurlar önceden olduğu gibi ücretine oranla hak ettiği emekli aylığını alabilecektir. Oysaki kamu emekçileri bugün yasal kayıt dışılık nedeniyle emekli olamamaktadır.

2008’de yürürlüğe giren 5510 sayılı yasa ile 01.10.2008 tarihinden sonra atanan yaklaşık 2,5 milyon kamu emekçisi, birçok hak kaybının yanı sıra emeklilikte de açlığa mahkum edilmiştir” dedi.

 

“İŞ YÜKLERİ ARTAN SGK VE İŞKUR EMEKÇİLERİ ARTIK YETER DİYOR”

2008 öncesi 25 yıl çalışan bir emekçinin aylık bağlama oranının yüzde 75 iken, yeni yasada bu oranın yüzde 50’ye çekildiğini dile getiren Yarlığaş, “Eskiden primler güncellenirken ülke büyüme hızının yüzde 100’ü hesaba katılırken, bu oran yüzde 30’a düşürülerek emekli aylıkları enflasyona mahkum edilmiştir. 5434 sayılı yasada mesleki unvanlar emekli aylığını doğrudan etkilerken, 5510 sayılı yasada unvanın önemi kalmamış aylık sadece ortalama prime esas kazanca indirgenmiştir. Emekli aylığı alt sınırı, ortalama aylık kazancın yüzde 35’ine düşürülerek fiilen kaldırılmıştır. 2008 sonrası sisteme girenler için emeklilik yaşı kademeli olarak 65’e yükseltilmiştir. Bu durum, daha uzun süre çalışma zorunluluğuna rağmen daha düşük aylık alınması sonucunu doğurmaktadır. EYT sürecinin tüm iş yükü omuzlarına yüklenen SGK emekçilerine verilen sözler tutulmadığı gibi, 666 sayılı KHK ile gasp edilen hakları, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına rağmen iade edilmemektedir. 2011 yılından bu yana SGK ve İŞKUR bünyesinde görev yapan emekçilerin; ikramiyeleri, ek ödemeleri ve havuz paraları hukuksuz bir şekilde ellerinden alınmıştır. Bununla da yetinilmemiş, personelin en temel kazanımları olan servis ve yemek haklarına dahi göz dikilmiş; uzmanlık hakkı verilmemiş ve 3600 ek gösterge sözü tutulmamıştır. Yoğun iş yükü altında ezilen, hakları tırpanlanan ve talepleri görmezden gelinen SGK ve İŞKUR emekçileri artık yeter demektedir” şeklinde konuştu.

 

“SGK’YI YILDA YAKLAŞIK 450 MİLYAR TL’DEN MAHRUM BIRAKIYOR”

Memur maaşlarının yarısından fazlasının oluşturulan kalemlerin prime esas kazanca dahil edilmeyerek yasal kayıt dı      şılığın sürdürüldüğünü dile getiren Yarlığaş, “Bu durum SGK'yı yılda yaklaşık 450 Milyar TL gelirden mahrum bırakmaktadır. Seyyanen ödemelerin emekliliğe yansıtılmaması nedeniyle, bir emekçinin birikmiş aylık ve ikramiye kaybı 900 bin TL bandına ulaşmıştır. Kamu emekçilerinin maaşının yarısından fazlasının kayıt dışı bırakılmasına karşı 657 sayılı DMK ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda yapılması gereken düzenlemelerle ilgili yasa teklifimizi TBMM’de muhalefet partilerine sunduk. Buradan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na ve hükümete sesleniyoruz. Bu kayıt dışılığın nedeni sizin kök ücret modelinizdir. Bu durum kamu emekçileri en düşük emekli aylığına mahkum etmekte hem de birçok hak kaybına neden olmaktadır. Hazırladığımız yasa taslağına destek verin. Hükümet bu yasal düzenlemelere engel olur ise aşağıdaki taleplerle tüm kamu emekçilerini iş yerlerinde örgütlenmeye ve ortak mücadeleye çağırıyoruz. Seyyanen zam dahil tüm ek ödemeler prime esas kazanca dahil edilerek emekliliğe yansıtılmalıdır. 666 Sayılı KHK Mağduriyeti: SGK ve İŞKUR emekçilerinin gasp edilen ikramiye ve ek ödemeleri derhal iade edilmelidir. Aylık Bağlama Oranı (ABO) yeniden yüzde 75’e çıkarılmalı; büyüme hızının yüzde 100'ü güncelleme katsayısına dahil edilmelidir. En düşük emekli aylığı, çalışan en düşük memur maaşından az olmamalıdır. Verilen sözler tutulmalı, 3600 ek gösterge ayrım yapılmaksızın tüm kamu emekçilerine uygulanmalıdır” dedi.


   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 
 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA

Mersin Haber