Koray Ünlü
Türkiye genelindeki Nevruz kutlamalarının ardından yaşanan gözaltı dalgası tartışma yaratırken, Mersin’den de tepki geldi. Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelene Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, baskı politikalarının barış umutlarını zedelediğini vurguladı. Platform adına açıklama yapan Nurgül Elveren, Nevruz’un halkların özgürlük, eşitlik ve barış özleminin simgesi olduğunu vurgulayarak, “Ancak bu yıl da Nevruz alanlarından yükselen umut ve barış talepleri, baskı ve gözaltılarla karşılık bulmuştur. Yaşadığımız coğrafyanın dört bir yanında yapılan Nevruz kutlamalarında, yaklaşık 200'e yakın kişi gözaltına alınmış ve aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi tutuklanmıştır. Demokratik bir hak olan kutlamalara katılmak, halay çekmek, renkli şal ve atkı taşımak, barış ve özgürlük taleplerini dile getirmek, güvenlik güçlerince suç sayılmış ve bu hakların kullanılması kriminalize edilmek istenmiştir. Bilinmelidir ki, Halkların iradesini yok saymak ve demokratik haklarını engellemeye çalışmak kabul edilemez. Bizler Emek ve Demokrasi Platformu olarak açıkça ifade ediyoruz. Nevruz alanlarında dile getirilen talepler; barışın, demokrasinin ve özgür bir yaşamın talepleridir. Bu talepler baskıyla, gözaltıyla, tutuklamayla bastırılamaz. Demokratik haklarını kullanan yurttaşlara yönelik bu uygulamalar, hukukun evrensel ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır” dedi.
“HALKLARIN BARIŞ, EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK HALETLERİNE KULAK VERİLMELİDİR”
Gözaltına alınan ve tutuklanan herkesin serbest bırakılması gerektiğini söyleyen Elveren, “Yine, Kızıldere Katliamı'nın yıl dönümünde, anmaya katılmak isteyen gençlere yönelik gözaltılar bir kez daha demokratik hakların nasıl kısıtlandığını göstermiştir. Devrimci gençlik örgütlerinin çağrısıyla anmaya gitmek isteyen çok sayıda genç, köye girişlerin yasaklanması ve güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu gözaltına alınmıştır. Tarihsel bir olayı anmak, düşünce ve ifade özgürlüğünün en temel biçimlerinden biridir. Anmalara katılmak, geçmişte yaşananları hatırlamak ve hatırlatmak suç değildir. Buna rağmen gençlerin gözaltına alınması, demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Anma, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, herkes için güvence altına alınmalıdır. Gençlerin derhal serbest bırakılmasını, demokratik hakların kullanılmasına yönelik baskı ve engellemelerin son bulmasını talep ediyoruz. tutuklamalarının Meclis çatısı altında da, Nevruz ve Kızıldere gözaltıları ve yanlışlığı vurgulanmış, bu tür güvenlikçi politikaların yürüyen ‘Barış Süreci’ni olumsuz etkileyeceği ifade edilmiştir. Açıkça söylüyoruz, toplumu baskı ve korku politikalarıyla susturmaya çalışan anlayıştan vazgeçilmelidir. Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla baskı değil; daha fazla demokrasi, daha fazla adalet ve daha fazla özgürlüktür. Emek ve Demokrasi Platformu olarak bir kez daha söylüyoruz: Nevruz alanlarında ve Kızıldere ziyaretinde gözaltına alınan ve tutuklananlar derhal serbest bırakılmalıdır. Demokratik hakların kullanılmasına yönelik baskılar son bulmalıdır. Halkların barış, eşitlik ve özgürlük taleplerine kulak verilmelidir. Nevruz'un ruhu direniştir, dayanışmadır, umuttur. Bu umut ve mücadele büyümeye devam edecektir. Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın demokrasi ve özgürlük mücadelemiz” diye konuştu.