Haber Merkezi
Ocak ayı enflasyon verileri, Türkiye’de artık tek bir ekonomik gerçek değil, üç ayrı tablo olduğunu bir kez daha ortaya koydu. TÜİK, ENAG ve İTO’nun açıkladığı farklı enflasyon oranları, kâğıt üzerindeki rakamlarla vatandaşın mutfağındaki gerçek arasındaki derin uçurumu gözler önüne serdi. Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre Ocak ayında enflasyon aylık yüzde 4,84, yıllık yüzde 30,65 oldu.
Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), aynı ay için aylık yüzde 6,32, yıllık yüzde 53,42 enflasyon hesapladı. İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) verilerine göre ise tüketici fiyatları aylık yüzde 4,56, yıllık yüzde 36,5 arttı. Aynı ay, aynı ülke, aynı ekonomi.
TÜİK SEPETİNDE YOK AMA SOFRADA VAR: RAMAZAN PİDESİ
Enflasyon tartışmalarının gölgesinde açıklanan Ramazan pidesi fiyatları, hayat pahalılığının en sade ve en çarpıcı göstergelerinden biri oldu. 2025 yılında 20 TL olan 250 gram Ramazan pidesi, 2026 itibarıyla 25 TL’ye yükseldi. Bu artış, yüzde 25 zam anlamına geliyor.
Enflasyonun düştüğü yönündeki resmî açıklamalara rağmen, temel bir gıda ürününde yaşanan bu artış, vatandaşın hissettiği gerçek enflasyonun rakamlardan çok daha yüksek olduğunu bir kez daha gösterdi.
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, bu tabloya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “TÜİK’in sepetinde Ramazan pidesi olmayabilir ama vatandaşın sofrasında var. Enflasyon kâğıt üzerinde düşüyor deniyor ama pide her yıl biraz daha pahalılaşıyor. Ekonomi yönetilmiyor, algı yönetiliyor.”
ÜÇ ENDEKS, ÜÇ AYRI TÜRKİYE
Gülcan Kış, TÜİK, ENAG ve İTO verilerinin yan yana konulduğunda yıllık enflasyon oranları arasında 20 puanı aşan farklar oluştuğunu vurgulayarak, bunun teknik bir hesaplama farkı değil, yaşam farkı olduğunu söyledi.
“Yoksulluk büyürken rakamlar küçültülüyor. Gerçek gizleniyor, fatura halka kesiliyor. Bu ekonomi modeli halkı değil, iktidarı koruyor.”
ENFLASYON DÜŞÜYORSA BU BORÇLAR NEDEN BÜYÜYOR?
Ocak ayı ekonomi verilerini hatırlatan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, enflasyonun düştüğü iddia edilirken vatandaşın borç ve faiz yükünün rekor seviyelere ulaştığını belirtti.
Buna göre: Vatandaşların bireysel kredi ve kredi kartı borcu 6,1 trilyon liraya çıktı, yurttaşlar 2025 yılında bankalara 1 trilyon 222 milyar lira faiz ödedi, sadece Ocak ayında icra dairelerine 866 bin yeni dosya geldi.
KAZANAN BANKALAR, KAYBEDEN HALK
Aynı dönemde bankacılık sektörünün 1,2 trilyon lira brüt kâr açıkladığını hatırlatan CHP’li Kış, uygulanan ekonomi politikalarının enflasyonla mücadele değil, halktan bankalara kaynak transferi anlamına geldiğini ifade etti.