Emekli talepleri için mücadelede kararlı


 

Sokakları terk etmeyen 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, talepleri için mücadelede kararlı! Sendika Şube Başkanı Kurt, “Seçim kararı aldıklarında ‘Bir parmak bal çalıp, gönüllerini kazanırız’ diye düşünüyorlar. Emin olun bu defa hesabınız şaşacak” dedi.

 

HEDİYE EROĞLU

 

Mersin’de “Sadaka değil hakkımızı istiyoruz” sloganıyla eylem hareketini sürdüren emekli, talepleri için ses yükselmeyi sürdürüyor.

2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi Akdeniz ilçesindeki Yoğurt Parkında kurduğu stant ile taleplerini bir kez daha dile getirerek, hükümete seslendi.

 

“TÜRKİYE BÜYÜYORSA BİZ NİYE PAYIMIZI ALAMADIK?”

Sendika Şube Başkanı Hüseyin Kurt, Türkiye’nin ekonomide şahlandığı, işsizliğin azaldığı, artarda ihracat rekorları kırıldığının anlatıldığını söyleyerek, “Acaba yanlış nerede, ekonomide şahlanıp ihracat rekorları kırdıysak, işsizlik azaldıysa yükselen ulusal gelirden biz niye payımızı alamadık?

Demek ki iktidar yetkilileri olarak siz, toplumun yüzde biri olan dolar milyoneri ve milyarderlerini, bir avuç yerli ve yabancı tefeciyi, tekelleri, holdingleşmiş tarikatları kollamış; yüzde doksan dokuzu oluşturan biz emekçileri alabildiğine sefalete itmişsiniz” dedi.

 

“MİLLETVEKİLLERİNİ DEFTERE YAZDIK”

Beş emekli maaşının ancak yoksulluk sınırına ulaşabildiği bir ortamda, artık yoksul yaşamak istemediklerini aktaran Başkan Kurt, “Dayattığınız açlık sınırının altındaki bir ücreti kabul etmiyoruz.

9 Ocak 2026 gününden, içinde en düşük emekli aylığının da olduğu torba kanununun kabul edildiği 22 Ocak 2026 gecesine kadar Meclis’te nöbetlerini ısrarla sürdüren CHP’li milletvekillerini tekrar kutluyor, meydanların ve Meclis’in dayanışmasını gerçekleştirdikleri için teşekkür ediyoruz. Bu mücadele günlerinin enerjisini hissetmeyen, Meydan’ların ve Meclis’in dayanışmasını duymayan kalmadı,  her siyasi parti, her kuruluş kendi pozisyonuna göre tutum aldı. Söz yetmez dedik icraata baktık. Meclis’teki oylama siyasi partilerin ve milletvekillerinin samimiyet testiydi aynı zamanda.

Hangi milletvekili evet,  hangisi ‘hayır’ oyu verdi, hangi milletvekili bu hayati oylamaya katılmadı; bilsinler ki hepsini emeklinin not defterine yazdık.

 

“500 TL ALAN BİR AKP VEKİLİ BİZLER İLE DALGA GEÇTİ”

Daha dün sadece maaşı 25 emeklinin maaşı ile denk gelen 500 TL alan bir AKP vekili bizler ile dalga geçti. ‘Bu gelir ile ben geçinemiyorum’ diyor. Yine daha dün TBMM AKP'li grup başkan vekili, bizleri gariban olarak görmüş ve bizlerden sabır dilemiştir. Bizlerin sabredecek halimiz kalmadı. Ya insanca yaşam ortamını sağlayın, yapamıyorsanız ayrılmak bir erdemdir. Bu topraklarda yönetim işini layığı ile yapacak milyonlar var. Siz gitmezseniz bilin ki zamanı gelince sizlere emekliler size güle güle diyecektir.

 

“İKTİDAR ALIŞTIRA ALIŞTIRA HER YIL EMEKLİ AYLIKLARINI KIRPARAK ÖNCE ASGARİ ÜCRETE EŞİTLEDİ”

Geçen bildirimizde yanlış anlaşılmaları gidermek üzere net bir açıklama yapmıştık. Emeklilerin sayıca en büyük kısmını eskiden SSK’lı olarak ayrı değerlendirilen, şimdi SGK bünyesindeki 4/A’lılar oluşturur. 2002 yılı Aralık ayında 4/ A’lıların en düşük aylığı 257 TL idi.Asgari ücret 184 TL idi.Yani emekli aylığı asgari ücretten yüzde 40 fazlaydı.

Bugüne uyarladığımızda 28 bin 75 TL’nin yüzde 40 fazlası 39 bin 305 TL eder. Bunu bir kenara not edelim.

İktidar 2002’den 2018’e kadar alıştıra alıştıra her yıl emekli aylıklarını kırparak önce asgari ücrete eşitledi, 2019 yılında ise sert bir düşüşle asgari ücret 2020 TL iken emekli aylığı 1888 TL oldu. Makas bugün çok daha da açık. Bizlere sefaleti reva görenlere, bizleri sefalete eşitlemeye çalışanlara sesleniyoruz. Dönün bu yoldan, derhal emeklileri dul ve yetimleri, dar gelirleri görün gelir adaletsizliğini ortada kaldırarak, bizlere insanca yaşama ortamını sağlayın.

 

SEÇİMDE, ‘BİR PARMAK BAL ÇALIP, GÖNÜLLERİNİ KAZANIRIZ’ DİYE DÜŞÜNÜYORLAR”

İyice anlaşıldı ki iktidar, emeklilere son ana kadar haklarını verme yönünde bir adım atmayacak. Emeklilerin yıllardır iliklerine kadar yaşadığı yoksunluğu, sefaleti, barınaksızlığı, yetersiz beslenmeyi, yalanlarıyla, dev medya gücüyle bastırabileceklerini, emeklilerin zihinlerini bulandırabileceklerini varsayıyorlar. Büyük emekli kitlesinin ağzına seçim kararı aldıklarında ‘bir parmak bal çalıp, gönüllerini kazanırız’ diye düşünüyorlar. Emin olun bu defa hesabınız şaşacak, yıllara yayılan yoksullaştırma operasyonunuz, sizi bizim oylarımızla iktidarınızdan edecek. Gelecek kuşaklar sizi tarihin tozlu sayfalarında okuyacaklar.

Tarımı hayvancılığı sanayisi eğitimi ve sağlığıyla kendi kendine yeten yedi ülkeden biriydik, güzel ülkemizin alnı ak başı dik onurlu emekçileriydik. Cumhuriyetin kamucu halkçı geleneğiyle biriktirdiklerimizi, devlet işletmelerini, limanları, çiftlikleri, şeker fabrikalarını, SEKA’yı, Sümerbank’ı, Türk Telekom’u, Tüpraş’ı, Tedaş’ı özelleştirmelerle satıp savdınız, yandaş tekellere aktardınız, gençlerimizi işsiz, öğrencilerimizi aşsız, işçimizi yoksul, esnafı siftahsız, çiftçiyi ekimsiz bıraktınız.

 

“YOKSULLUĞU DEĞİL VARLIĞI PAYLAŞMAK HER EMEKLİNİN EMEKÇİNİN YURTTAŞIN ANA SÜTÜ GİBİ HAKKIDIR”

CHP'nin asgari ücretin 39 bin liraya, en düşük emekli aylığının da asgari ücrete yükseltilmesi önerisini ilk adım olarak ve geçici kaydıyla destekliyoruz. Geçici olmalıdır çünkü, asgari yaşam insan onuruyla bağdaşmaz. Yoksulluğu değil varlığı paylaşmak her emeklinin emekçinin yurttaşın ana sütü gibi hakkıdır. Asgari ücretli çalışma hiç kimse için bir yılı aşmamalıdır. Usta bir emekçi olarak emekli olan kişinin aylığı da elbette ki prim gün sayısına uyumlu olarak asgari ücretin üzerinde olmalıdır” diye konuştu.

 

EMEKLİ NE İSTİYOR?

Açıklamasında taleplerini de dile getiren Hüseyin Kurt, bunları şöyle sıraladı; “Emekli ve dul/yetim aylıklarının insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması için acil seyyanen zam yapılmalıdır. En düşük emekli aylığı en düşük memur aylığıyla eşitlenmelidir. Asgari ücret derhal 39.000 tl seviyesine çıkarılmalıdır. Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödenmelidir. Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılmalı, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlanmalıdır. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılmalıdır. Anayasanın ‘Sendika Kurma Hakkı’ ve ‘Toplu Sözleşme Hakkı’ ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine ‘Emekliler’ veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan ‘Herkes’ ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olmalıdır. Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılmalıdır.

Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilmeli, ikramiyeler yılda dört defa birer aylık tutarında ödenmelidir. Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödenmelidir. Emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılmalıdır. Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlanmalıdır. Bizler bu ülkenin emeklileri olarak sadaka istemiyoruz. Ücretlerimizden kesilip sisteme emanet ettiğimiz primlerimizin karşılığı olarak hakkımızı istiyoruz. Alana kadar durmadan mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”



   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 
 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA