HEDİYE EROĞLU
Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ. (MİP) ve taşeron şirketi Özgüneş Taşımacılık Forklift Hizmetleri Tic. Ve San. Ltd. Şti.’nin sendikalı oldukları gerekçesiyle 180’in üzerinde işçiyi işten çıkartmasına tepkiler sürüyor.
Son olarak Halkevi Mersin Şubesi üyeleri, yağmur altında liman kapısı önündeki eylemlerini 26 gündür sürdüren işçileri ziyaret ederek destek mesajları verdi. Ziyarete Halkevleri MYK Üyesi Çiğdem Serin ile Mersin Halkevi Şube Yönetici ve üyeler katıldı. Dayanışma ziyaretinde işçilere destek sözü verilerek, “Yağmur altında direnen liman işçilerinin yanındayız. İşçi düşmanı MIP ve Özgüneş Taşımacılık karşısında direnen işçiler kazanacak. Liman işçilerinin haklı mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz. İşten atılan işçiler derhal işe alınsın ve tüm talepleri karşılansın” denildi.
LİMAN İŞÇİSİ HUKUKSAL SÜREÇ BAŞLATIYOR
TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan da, Halkevi üyelerine destekleri için teşekkür ederek, mücadelelerini sürdürmekte kararlı olduklarını söyledi.
Gürkan, şuana kadar bir temas olmadığını söyleyerek, “Biz limanın ana işletmecisi olan MIP’ten bir görüşme talebinde bulunduk ama dönüş olmadı. Bu arada biz hukuk mücadelesi başlatarak işe iade ve tazminat dava açmak için harekete geçtik. Ayrıca Mersin Valiliği ve Çalışma Bakanlığı ile görüşmeler yaptık. Çünkü bu işçilerin hepsi 13, 15 yıldır limanda çalışan ve elleçleme bölümünde asıl işleri yapan emekçilerdir. Bu açıdan işveren hukuksuz davranıyor” dedi.
SÜREÇ GEÇEN SENE BAŞLADI
Anayasal hakkını kullandığı için işten atılan tüm işçiler iş başı yapana kadar mücadelede kararlı olduklarını vurgulayan Başkan Gürkan, “Özgüneş Taşımacılık’ta sendikamız geçtiğimiz yıl, örgütlenme süreci yürütmüş, yasal çoğunluğu sağlayarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından Toplu İş Sözleşmesi yapma yetkisini almıştır. Yetkinin alınmasının ardından Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerine başlanmıştır.
Ancak tam da bu aşamada, Özgüneş işvereni, ana firma MIP ile birlikte hareket ederek ‘ihaleyi alamadık’ bahanesine sığınarak, sendika üyesi işçileri işten çıkarmıştır.
İşçilere önce sözlü olarak iş akitlerinin feshedildiği bildirilmiş, ardından kartları iptal edilerek işyerine girişleri engellenmiştir. İşverenler, hukuku dolanmayı alışkanlık haline getirmişlerdir. Özgüneş ve MIP işvereni de, bugüne kadar 180’yi aşkın işçiyi hukuksuz biçimde işten atmıştır.
“BU HUKUKSUZLUK SON BULANA, İŞÇİLER GERİ ALINANA KADAR DA MÜCADELEMİZ SÜRECEKTİR”
İşveren, sözleşmenin bittiğini iddia etmektedir. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki burada esas amaç, işçilerin sendikalı olmasını engellemektir. ‘İşçiyi ne kadar sendikasız çalıştırırsam o kadar kâr ederim’ anlayışıyla hareket edenler, emeği, hakkı ve hukuku yok saymaktadır. İşverenin derdi işin sürmesi değil; işçiyi daha güvencesiz, daha ucuz ve örgütsüz çalıştırmaktır. Ancak; biz bu haksızlığın karşısında susmadık. 1 Ocak’tan bu yana burada direnişimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Ve bu hukuksuzluk son bulana, işçiler geri alınana kadar da mücadelemiz sürecektir.
“24 SAAT ÇALIŞTIRILAN, FAZLA MESAİ ÜCRETLERİ DAHİ ÖDENMEYEN İŞÇİLERİN HİÇBİR GÜVENCESİ YOK”
Özgüneş işçileri, insanca çalışma ve insanca yaşam koşullarına sahip olmak için sendikamız TÜMTİS’e üye olmuşlardır. Çünkü, günde 10–12 saat, bazen limanın işlerini yetiştirmek için 24 saat çalıştırılan, fazla mesai ücretleri dahi ödenmeyen işçilerin hiçbir güvencesi yoktur. Bu işçilerin tek güvencesi sendikadır. İşveren de bunun farkındadır.
Bu nedenle her türlü yol ve yöntemi denemektedir. Ama buradan açıkça söylüyoruz: Öyle yağma yok! Bu işçiler kimsenin kölesi değildir. Sendika hakkı anayasal bir haktır. Hiçbir işveren bu hakkı gasp edemez.
Özgüneş Taş. Ve asıl İşveren MIP işvereni, işçileri hiçbir alacaklarını ödemeden kapı önüne koymuştur. Bu, yalnızca işçileri değil, onların ailelerini de açlığa mahkûm etmek demektir. Yıllarca emek veren işçiye reva görülen muamele budur. Bu tutum, işverenin kârdan başka hiçbir şey düşünmediğinin açık göstergesidir. Bu, hukuksuzluktur. Aynı zamanda vicdansızlıktır!
Bu nedenle buradan bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: İşten atılan tüm işçileri derhal geri alın, tüm hak ve alacaklarını eksiksiz ödeyin! Anayasal bir hak olan sendika hakkına saygı gösterin!
“BURADAN BİR KEZ DAHA İFADE EDİYORUZ; SENDİKAMIZ BU MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEK”
Sendikamız, her türlü baskı ve engellemeye rağmen mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Geçtiğimiz günlerde Genel Başkanımız ve Merkez Yöneticilerimizle birlikte Mersin Valiliği ve Limandan Sorumlu Vali Yardımcısı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sorun kendilerine aktarılmıştır. Çalışma Bakanlığı’ndan gelen müfettişler gerekli soruşturmalara yapmaya devam etmektedir. Sendikamız, hukuki olarak da sorunun takipçisi olmayı sürdürmektedir. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz; Sendikamız bu mücadeleden vazgeçmeyecektir. Özgüneş işçileri yalnız değildir. Sendika hakkımız engellenemez. Bu direniş kazanımla sonuçlanana kadar buradayız, yan yana ve omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın işçilerin birliği!” diye konuştu.