“ÖĞRETMENLER KENDİNİ TEMİZLİKÇİ GİBİ HİSSEDİYOR” | Mersin Haberci Gazetesi
     
 
 
 
 
 

“ÖĞRETMENLER KENDİNİ TEMİZLİKÇİ GİBİ HİSSEDİYOR”


 

Eğitim Sen Genel Başkanı Eğitim Sen Genel Başkanı Prof. Dr. Nejla Kurul, pandemi sürecinde okullarda yardımcı destek personeli olmadığı için öğretmenlerin kendini bir öğretmen gibi değil temizlikçi gibi hissettiğini söyledi.

Hediye Eroğlu

Eğitim Sen Genel Başkanı Prof. Dr. Nejla Kurul, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü etkinliklerine katılmak için Mersin’e gelerek basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen binasındaki basın açıklamasında ilk söz alan Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nün pek bilinmese de kendileri için anlamının önemli olduğunu söyledi.

Öğretmenlerin toplumsal statüsü ve haklarına yönelik önemli ve tarihi bir adım olan Tavsiye Kararı ile öğretmenlerin sadece okulda değil, toplum içinde de yerine getirdikleri görevin taşıdığı önemin uluslararası düzeyde belgelendiğini anlatan Sümbül, “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı, öğretmenlerin konumlarını güçlendirmeyi, haklarını geliştirmeyi ve korumayı amaçlarken, aynı zamanda uluslararası düzeyde yapılmış bir toplu sözleşme niteliği taşımaktadır. ‘Tavsiye Kararı’, Türkiye tarafından da kabul edilen ve altına imza atılan bir belge olmasına rağmen, Türkiye yıllardır yükümlülüklerini yerine getirmemektedir” dedi.

5 Ekim, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edildiğini ifade eden Sümbül, “5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, Türkiye’den sadece Eğitim Sen’in üyesi olduğu Eğitim Enternasyonali’ne üye yüzden fazla ülkede eş zamanlı olarak kutlanmaktadır. Bu yıl 5 Ekim kutlamaları, Eğitim Enternasyonali tarafından Kovid-19 salgınında yaşamını yitiren tüm eğitim emekçilerine ithaf edilmiştir” şeklinde konuştu.

 

79 SINIF KAPALI 23 ÖĞRETMEN VE 14 ÖĞRENCİ POZİTİF

Pandemi nedeniyle önceki hafta 100’ün üzerinde sınıfın kapalı olduğunu ifade eden Sümbül, “Bir kısmı 15 günlük karantina süresini doldurduğu için tekrar eğitim öğretime başladı ama geçen haftadan beri 79 sınıfımız şu an kapalı. 23 öğretmen arkadaşımız 14 öğrencimiz pozitif maalesef. 79 sınıfı 30 öğrenci ile çarpınca ne kadar öğrencinin eğitim hakkında mahrum kaldığı görülecektir. Pandemi koşullarında eğitimin nasıl olması gerektiğini dile getirmemize rağmen Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlığı önerilerimizi dikkate almadı. Kaygılarımız artıyor” şeklinde konuştu. 

 

KURUL: ÖĞRETMEN SINIFTAN KOVULUR HALE GELDİ

 

Eğitim Sen Genel Başkanı Prof. Dr. Nejla Kurul ise 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nün Eğitim Sen’in bir özelliğini ortaya koyduğunu söyledi.

Türkiye’de hayat nobran ve acımasız sürdüğünü anlatan Kurul, “Bugün bir öğretmen sınıfından kovuluyor. Defol git, dışarıya çık, haddi bil diyen kaymakamlarla karşılaşıyoruz. Bu refleksler artık normalleşti. Mardin’de bir başka okulda müdür ve müdür yardımcısı velileri ve öğrencileri kışkırtarak okulun içinde öğretmenlerine şiddet uygulatabiliyor. Bugün öğretmenlerin ücretleri asgari ücrete yaklaştı. 4500 ile 5700 lira arasında olan ücretleri yoksulluk sınırının çok altında. Yoksulluk sınırı 8-9 bine ulaştı. Türkiye öğretmenler kendilerini bir öğretmen değerinde hissetmiyorlar. Yardımcı destek personeli olmadığı için öğretmenler kendilerini bir temizlikçi gibi hissettiğini söylüyor. İsteğiniz kadar maske dezenfektanla doldurun okulları destek hizmeti veren personel görevlendirmiyorsunuz. Bu sizin pandemiyi ciddiye almadığını gösteriyor” şeklinde konuştu.

 

İNSANCA YAŞAMAK VE SAĞLIKLI KOŞULLARDA ÇALIŞMAK İSTİYORUZ

Milli Eğitim’e ayrılan bütçenin 1 puan düşürülerek pandeminin ciddiye alınmadığının gösterildiğini anlatan Kurul,  

“Komik maaş artışları ile kiraların 2 bin 500 lira olduğu Mersin koşullarını 3 bin 500 lira olduğu İstanbul koşullarını düşünün. Öğretmenleri küçük yerlere göçünün başladığı haberlerini alıyoruz. Covid-19 salgını dünya çapında büyük bir yıkıma neden olurken, eğitime de büyük zararlar vermiştir. Dünyanın pek çok ülkesinde okulların kapanması ve öğrenme kayıplarının ötesinde çok sayıda eğitim emekçisi salgın nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Salgın sürecinde eğitim ve bilim emekçileri, evlerini fiilen okul haline getirmiş, bilgisayar, internet erişimi, öğretim materyalleri gibi araçlar bireysel çabalarla sağlanmış veya satın alınmıştır. Yasalarla tanımlanmış sekiz saatlik çalışma süresi öğrencileri ve velileri desteklemek üzere daha uzun saatlere, akşam saatlerine ve hafta sonlarına kadar uzamıştır. Okul çağında çocukları olan eğitim ve bilim emekçileri evde sessiz bir yer bulmak için büyük özverilerde bulunarak çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Bu çabalara karşın, özellikle kadın emekçilerin yoğun ev içi emeği, eğitim alanının genel görünmezliği durumunun uzantısı olarak daha da görünmez kılınmıştır” ifadelerini kullandı.

 

“SORUNLARIMIZ ÇÖZÜLMELİ, TALEPLERİMİZ KABUL EDİLMELİDİR”

Türkiye ekonomisinde son yıllarda, özellikle geçtiğimiz birkaç ay içinde yaşananlar, döviz kurları ve altın fiyatlarındaki ani yükselişler ve TL’deki aşırı değer kaybı, enflasyonun çift hanelerin üzerinde seyretmesi vb. gibi nedenler, sayıları bir milyonu aşkın eğitim ve bilim emekçisinin çalışma ve yaşam koşullarını ciddi anlamda olumsuz etkilemeyi sürdürdüğünü anlatan Kurul şunları söyledi: “1 ABD dolarının ortalama 1.81 TL olduğu 2012 yılında 1.769 TL aylık alan 9. derece 1. kademedeki bir öğretmen maaşıyla 977 ABD doları alabiliyorken, bugün aynı derece ve kademede 4 bin 960 TL alan bir öğretmenin dolar bazında aldığı maaş 560 ABD doları (1 $=8,86 TL) seviyesine inmiştir. Son 10 yılı temel aldığımızda 9/1 derecedeki bir öğretmenin maaşındaki aylık kayıp, dolar bazında 417 ABD doları (3.695 TL) olmuştur. Bu rakam son on yılda satın alım gücünde yaşanan azalmanın boyutlarını açıkça göstermektedir. Benzer bir şekilde 2012 yılında 9/1 derecedeki bir öğretmen maaşı ile 10 çeyrek altın, 2013 ve 2014’te 14 çeyrek altın alabiliyorken, şu anda aynı derecedeki öğretmen aldığı maaş ile 6 çeyrek altın alabilmektedir. Eğitim, öğretim ve bilim hizmet alanında yıllardır büyük bir özveriyle görev yapan idari ve teknik personel, memur ve yardımcı hizmetler sınıfında çalışan arkadaşlarımızın sorunları genellikle geri planda kalmaktadır. Oysa onların emeği ve alın teri olmaksızın okullarımızın, üniversitelerimizin, diğer eğitim kurumlarının nitelikli kamu hizmeti üretmesi mümkün değildir.”

   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!



  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 
  NÖBETÇİ ECZANELER
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2021 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA