EĞİTİMCİLER KAYGILI!


 

Pandeminin ardından başarısız bir uzaktan eğitim süreci götürülmüş olmasının eğitimcileri yeterince kaygılandırdığını kaydeden Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, okulların yetersiz hazırlık düzeyinde açılıyor olmasının da ciddi endişeler yarattığını belirtti.

AYŞENUR ÖNAL

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, Mercan Tv’de yayınlanan Gazeteci Hediye Eroğlu’nun hazırlayıp sunduğu Arka Plan Programına katılarak sorularımızı cevapladı. Pandemi döneminde öğrencilerin, velilerin ve eğitimcilerin yaşadığı sorunlar hakkında açıklamalar yapan Sümbül; okulların gerekli tedbirler eşliğinde açılması gerektiğini belirterek, “Yeterli hazırlık düzeyimizi geliştirerek, bir kısım yüz yüze, bir kısım uzaktan eğitim ve aileleri de bu sürece katarak ayrıca sendikaları, bilim insanlarını, pedagogları bu sürece katarsak daha iyi bir yol izlemiş oluruz” dedi.

“MEB PANDEMİYE HAZIRLIKLI DEĞİLDİ”

SORU: Eğitimin çok sorunu var ama biz pandemiden dolayı tek bir soruna takılıp kaldık. Okullar kapanması doğru bir karar mıydı?

M. SÜMBÜL: Pandemi hem dünyada hem de Türkiye’de gündemi etkileyen ve tümden yaşamı değiştiren bir olgu haline geldi ve devam ediyor bu süreç. Okulların kapanması olunur bulduğumuz bir tarihti fakat okulları kapatmadan önce bir hazırlık düzeyimizin olması gerekiyordu. Yani pandemi neredeyse Ocak ayından itibaren aşama aşama geliyorum diyordu. Mart’a baktığımızda MEB’in buna hazırlıklı olmadığını gördük. EBA sistemi neden daha güçlü bir halde hazırlanmadı, farklı alternatifler neden hazırlanmadı? EBA uzun süredir Fatih Projesi ile kullanılan bir platformdu. Öğrencilerin bu sisteme ulaşmasında kullanmasında ciddi problemlerin olduğunu gördük. Bu eğitim de fırsat eşitliği açısından çok zedeleyici bir hazırlıktı. Sendikamız bakanlıkla kurduğu diyalogla ya da basın aracılığıyla sesini duyurmaya çalıştı. ‘Bu hazırlıklar eksikse ya da müfredatın öğrencilere yansıtılmasında eksiklikler varsa burada bilim insanları, pedagoglar ve sendikaları işin içine katarsanız bu süreci daha iyi götürürsünüz’ demiştik. Mart itibariyle bu süreç aynı şekilde devam etmedi. Sonra pandemi yavaşladı ve bugüne geldik ama ‘Ben yaptım, oldu. Yaparsak biz yaparız’ anlayışını hala çok yanlış buluyoruz.

“EĞİTİM TÜM ÜLKENİN GELECEĞİDİR”

SORU: Eğitim de iş birliği neden gerekli?

M. SÜMBÜL: İçindeyiz bizler bu faaliyetin. Emekçileri olarak birlikte örmek istiyoruz. Birlikte yürütülmediğinde sadece öğrencilerin değil tüm Türkiye’nin geleceğini etkilediğini biliyoruz. Eğitim tüm ülkenin geleceğidir, bu yüzden çok önemsiyoruz.

SORU: Pandemiye sıkıştırıyoruz sorunlarımızı ama 4+4+4’den bu yana gelen süreci ele alırsak eğer, bugüne kadar yapılamayan birçok şeyde yaşadığımız sorunların temelini eğitimin oluşturduğunu söyleyebilir miyiz?

M. SÜMBÜL: 4+4+4 bu yıl ilk mezunlarını verdi. LGS’nin bu süreçte yapılmasına tepkilerimizi dile getirmemize rağmen bazı problemlerle de olsa bu süreç götürüldü. İstiyoruz ki bunlar insan sağlığı önemsenerek ve öncelenerek yapılsın istiyoruz ama yapılmadı.

“UZAKTAN EĞİTİM İLE SİZ SADECE EĞİTİM YAPABİLİRSİNİZ, ÖĞRETİM EKSİK KALIR”

SORU: Şimdi okulların açılacak mı, açılmalı mı? Nasıl bir yöntem izlenmeli?

M. SÜMBÜL: Eğitim-öğretim yüz yüze yapılan bir faaliyet. Uzaktan eğitim ile siz sadece eğitim yapabilirsiniz, öğretim eksik kalır. Öğrencilerin akranları ile bir araya gelmesi, eğitim emekçileri ile bir araya gelmesi, göz göze gelmesi, dokunması sosyal ve psikolojik gelişimi açısından son derece önemli. Bu bakımdan eğitim dediğimizde akla yüz yüze eğitim geliyor, bu yüzden pandemi süreci ile bunu yorduğumuzda eğer bu süreçte yüz yüze eğitimi önceki süreçte yaptığımız gibi yaparsak önemli problemler ile karşılaşırız. Zaten eğitimin sorunlarını şuanda konuşursak içinden çıkamayız ama bu koşulların özgünlüğü üzerinden bir değerlendirme yapmalıyız. Yani; yeterli hazırlık düzeyimizi geliştirerek, bir kısım yüz yüze, bir kısım uzaktan eğitim ve aileleri de bu sürece katarak ayrıca sendikaları, bilim insanlarını, pedagogları bu sürece katarsak daha iyi bir yol izlemiş oluruz.

“YÜZ YÜZE EĞİTİMİN BİR ÖNCEKİNDEN ÇOK DAHA PLANLI YÜRÜTÜLMESİ GEREKİYOR”

SORU: Nasıl bir yol izlenmeli bu süreç?

M. SÜMBÜL: İlk önerim anlattığım gibi bu süreci birlikte yürütmek. Çünkü bizler de bu sürecin içindeyiz ama sürecin işleyişine karar verilirken sadece bakanlık buna karar veriyor. Bakanlık yeni yeni sormaya başladı eğitimcilere fikirlerini ama okullar açıldı. Bugüne kadar bu süreç neden ağır geçirildi? Diğer bir nokta ise yüz yüze eğitim eğitimin vazgeçilmezi dedik ama bugüne süreçte yüz yüze eğitim mümkün değil. Bakanlığın doğru yaptığı şeyleri destekliyoruz ve desteklemeye de devam edeceğiz ama eksik gördüğümüz yerde de müdahalemizi yapmaya devam edeceğiz. Bu bakımdan yüz yüze eğitimin bir öncekinden çok daha planlı yürütülmesi gerekiyor.

HERKESE EĞİTİM VERİLMELİ!

Daha önceki dönemde dezavantajlı gruplar vardı. Evinde interneti, televizyonu, akıllı telefonu olmayan ve birkaç kardeşin aynı anda bu programları izlemek zorunda kaldığı dönemlerde biz bakanlığın buna dair hazırlıkların eksik olduğunu ve eğitimde fırsat eşitsizliği yarattığını dile getirmeye çalıştık. Zaten eğitim fırsat eşitsizliği ile gidiyordu, pandemi dönemi bunu daha çok gün yüzüne çıktı. Bu süreçte bunu gideren bazı önlemler alındığına inanmak istiyoruz ama daha önceki pratikler bizi kaygılandırıyor açıkçası. Yüz yüze eğitim de ise seyreltilmiş, kademeli ve hangi derslerin, hangi koşullarda verileceğine dair bu işin uzmanları ile görüşülüp, programı ona göre ayarlamaları ve seyreltmeleri gerek. Örneğin ilkokul birinci sınıf; bu yıl okuma yazmaya geçmesi sıkıntı olacak. Buna dair bakanlığın belli bir süre sonra yüz yüze eğitime geçeceğine dair bilgiler var elimizde. Yine okul öncesi çok önemli. Her iki gurubunda maske takma, fiziki mesafeye uyma, lavaboları, kantinleri kullanma konusunda çok ciddi problemler yaşayacağını biliyoruz. Bu açıdan eğitimcilere, ailelere ve öğrencilere detaylı eğitim verilmesini istiyoruz. Sınıf içinde öğretmen nasıl davranmalı, diğer fiziki ortamlarda nasıl davranmalı konusunda detaylı bilgi verilmesi gerekiyor. Yine, servisçilere kantincilere detaylı bilgi verilmesi gerekiyor. Hem sağlık konusunda; ‘maske nedir, nasıl kullanılmalı, nasıl kullanıldığında amacına ulaşır, dezenfektan nasıl kullanılmalıdır?’ konusunda eğitim verilmeli. Bu konuda sağlıkçılar da hazır, biz onlarla birlikte değerlendirmeler yapıyoruz. Onlar bu konuda eğitim vermeye hazırlar, temel hijyen koşullarından başlayarak verilecek eğitimin bu dönemde önemli olduğunu düşünüyoruz. Pandemi bireysel önlemelerle üstesinden gelinecek bir süreç değil, ama sonuçta her birimizin de bu konuda üzerine düşeni yapması gerekiyor.

“EĞİTİM YÜZ YÜZE YAPILIRSA EĞİTİM OLUYOR”

Eğitim yüz yüze yapılırsa eğitim oluyor. Bu bakımda da gerçekten pandemide sağlık kurallarına uyarak, verilen önlemleri harfiyen yerine getirerek çocuklarımızın daha çok okulda kalmalarına ve eğitim haklarını daha iyi kullanmalarını sağlayalım. Bu konuda her bireyin öğrencisi olsun ya da olmasın duyarlı olması hepimizin vicdani ve toplumsal görevidir. MEB, yerel yönetimler bütün zaruri ihtiyaçlarını bir kenara koymalı ve bu konuya odaklanmalı. Bu konuda emek üreten insanların tatminkar bir ücretle ve gönül rahatlığı ile gitmesi gerekiyor. MEB’in eğitim ücretini arttırması gerekiyor. Okulların ciddi bir personel eksiği var. biz okullarda sosyal mesafeyi ve hijyenik koşulları konuşuyoruz ama bu personel ile olur.

OKULLARDA SAĞLIK PERSONELİ BULUNMALI!

SORU: Okullarda öğrencilerin sık sık maske değiştirmesi gerektiği söyleniyor. Kim yapacak bunu?

M. SÜMBÜL: Bu konuda MEB bir taahhütname imzalatıyor velilere. Bilgilendirme yapılmalı, veli ailede bir problem varsa okullara iletmeli ama öğrencinin ateşi okulda da ölçülmeli. Bu noktada eğitimcileri sağlık personellerinin eğitiminden geçirerek okula almalısınız. Kısa bir eğitim ile eğitim emekçisi ateş ölçebilir ama eğitim şart. Bizim sağlık emekçileri ile yaptığımız değerlendirme de her 100 öğrenciye hemşire ya da sağlık personelinin düşmesi gerekiyor. Çünkü o anda müdahale edilmesi gerekilen durumlar oluyor. Her bin öğrencinin olduğu okullarda ise hekim bulunması talep ediyoruz. Binden az olan okullarda ise yakın okullarla birleştirilip yine hekim bulundurma zorunluluğu getirilmeli.

“SİSTEMİN EĞİTİM KONUSUNDAKİ SORUMLULUKLARI ÇOK FAZLA”

Kısacası sistemin eğitim konusundaki sorumlulukları çok fazla. Bu sürecin doğru atlatılmasında, toplumun tamamını kapsayan bir yerden çözülmesi açısından devletin sorumlulukları oldukça fazla. Bunları yerine getirirken öncelik olarak ele almalı. Şimdi yapılan hazırlık düzeyinde okulların açılması doğru değil. Kalan süreyi iyi değerlendirmek gerekiyor. Sorumluluğun sadece eğitimciye, veliye atılmadığı, tüm bileşenler ile ortak çözümlerin getirilmesi gerek. Bunun yanı sıra şöyle bir kaygımızda var; MEB, pandemi kurulu ile görüşmeden özel okul sahipleri ile görüştü. Acaba tüm bu hazırlıklar okulları bir süre açıp, daha sonra da kapatarak, özel okulların kayıt ve maddi girdilerini arttırmak için yapılıyor gibi bir kaygımız var. Umarım bu düşündüğümüz gibi olmaz. Umarım bu süreç velilerin, eğitimcilerin ve öğrencilerin bilinçlendirilmesi için kullanılır. Yoksa kaygılarımızda haklı çıkarsak eğitimde çok fazla geride kalacağız.

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER




 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA