DOĞANIN CEHENNEMİ ‘ATOM VE NÜKLEER’


 

Hiroşima’da 75 yıl önce insan yaşamının ve doğanın insan eli ile yapılan atom bombası ile yok edildiğini belirten Nükleer Karşıtı Platform dönem sözcüsü Aycan Özkan, nükleerinde aynı tahribatı gerçekleştireceğini belirterek, “Nükleer santraller en az atom bombası kadar tehlikeli, tahrip edici ve sinsidir. Daha inşaat halindeyken bile doğayı yaşanmaz hale getiriyor, ekolojik dengeyi bozuyorlar” dedi.

AYŞENUR ÖNAL

Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP), 75 yıl önce Hiroşima’ya atılan atom bombasının yıl dönümünde, atom bombasının ve nükleerin tahribatgını gözler önüne sermek için bir sergi düzenledi. Hiroşima’da atılan bombanın ardından hala daha yaşamın mümkün olmadığını gözler önüne seren sergi, insanların ve doğanın yaşamının insan eli ile yapılan atom ve nükleer ile çok büyük tehlike altında olduğunu gösterdi.

“BİR BÜTÜN OLARAK CANLI YAŞAM YOK EDİLDİ”

Sergi açılışı öncesi bir basın açıklaması yapan NKP dönem sözcüsü Aycan Özkan, “Bundan 75 yıl önce bugün Hiroşima'da dünyanın gördüğü insan eliyle yapılan en büyük felaketlerden biri yaşandı. Ve hemen üç gün sonra Nagazaki'de aynı vahşet yaşandı. Yüz binlerce sivil, çocuk, kadın ve erkek öldürüldü. Bir bütün olarak canlı yaşam yok edildi. Ancak bu vahşeti gerçekleştiren ABD Emperyalizmi bombaları atarken espri yapmayı da unutmamıştı: İlk bombanın adı 'Küçük Oğlan' ikincisinin adı ise 'Şişman Adamdı' Vahşete insaniyet katmak böyle bir şey olsa gerek!” dedi.

Bütün emperyalist savaşlar gibi ikinci paylaşım savaşının da haksız bir savaş olduğunun altını çizen Özkan, “Ama atom bombaları bu haksız savaşın haksızlıklarını kat kat katmerlendirdi. 75 yıl sonra bugün bile atom bombalarının radyoaktif etkileri sürüyor. Hiroşima ve Nagazaki'de ölenlerin, yok edilen canlıların, ağaçların, bitkilerin, işlenilemeyen toprakların sorumluluğu başta ABD emperyalizmi olmak üzere emperyalizmin ve sermayenin boynundadır ve hep öyle kalacaktır. Ancak nükleer teknolojinin sermaye tarafından insanlığın yıkımına kullanımı sadece atom bombasından ibaret değil ne yazık ki” diye konuştu.

“RANT İÇİN, DAHA FAZLA KAR İÇİN YAPMAYACAĞI ŞEY YOKTUR”

Nükleer santralinde atom bombası kadar tehlikeli olduğunu belirten Özkan, “Daha inşaat halindeyken bile doğayı yaşanmaz hale getiriyor, ekolojik dengeyi bozuyorlar. Akkuyu’da Nükleer Santral kurulduğunda ise soğutma işlemleri nedeniyle denizleri, yeraltı sularını radyasyonla kirletip, aynı zamanda klorlama işlemiyle kaldıysa eğer, yaşam alanlarını yok edecektir. Yakın tarihimizde, Çernobil ve Fukuşima nükleer santrallerinin alındığı söylenen her türlü önlemlere rağmen patlamaları ve oluşturdukları çevre ve doğa felaketleri ve canlı yaşamın yok olması en önemli kanıtlardır! Ülkemizde enerji açığı var yalanıyla Akkuyu ve Sinop'ta nükleer santraller, ne enerji ihtiyacı için ne de ülkemize gerekli olduğu için kurulmaktadır. Gün gibi açıktır ki nükleer santraller uluslar üstü sermayenin de yerli ve milli sermayenin de kendini yeniden üretmesi için kurulmak istenmektedir. Yani sermayenin rant için, daha fazla kar için yapmayacağı şey yoktur” dedi.

“BUNLAR KOCA KOCA YALANLARDIR”

Nükleer santralin bu günlerde ekonomiye binlerce dolar kazandıracağının hokkabazlık olduğunu belirten Özkan, “Bunlar koca koca yalanlardır. Yalandır çünkü, kaba inşaat bittiğinde nükleer santralin 50 – 60 yıllık çalışma süresince çok az çalışana ihtiyaç duyulacak ve bundan da az insan yetişmiş eleman olarak ülkemizden istihdam edilecek. Elemanların çok büyük kısmı santralin sahibi de olan Rosatom tarafından Rusya’dan temin edilecek. Ekonomik girdiye gelince, hisselerinin yüzde elli biri Rosatom'un elinde olan bir tesisin karlılığı olsa bile bu karın halkımıza bir yararı olmayacak! Bunların yanı sıra ROSATOM ve onun alt şirketlerinin hangi ilişkiler içinde oldukları yeterince açık değil çünkü şeffaflık yok. Sadece buhar türbinlerinin bir ABD - Fransız şirketi olan Alsthom’dan alındığını, bir takım gözetim işlerinin bir Avustralya şirketine verildiğini; taş, toprak, hafriyat,  inşaat işlerinin de yerli ve milli (!) kapitalistlerimiz Mehmet Cengiz’e, MEFA’ya, İÇTAŞ’a düştüğünü biliyoruz” diye konuştu.

“NÜKLEER SANTRALLER ÖLÜMDÜR”

Santral kurulunca patlama olmasa dahi nükleer atıkların nasıl bertaraf edileceğinin bilgisi olmadığını söyleyen Özkan, “Ülkemiz Avrupa'nın atık çöplüğü haline getirildi ve bu atıkların ne olduğunu bilmiyoruz. Ama kısa bir zaman önce İzmir Aliağa'da meydana gelen patlama ve çıkan yangın sonrası peydahlanan simsiyah duman ve o iğrenç koku bu ithal atıklar konusunda ipucu veriyor bize! Ülkemizin ne Avrupa'nın çöplüğü olmasına ne de nükleer kirliliğe uğramasına izin vermeyelim. Gelin hep birlikte ülkemizin doğasına, çevresine, yaşamına yapılan saldırıları engelleyelim. Hasankeyf'i, Kazdağları'nı, Salda gölünü, Sinop'u, Mersin Akkuyu'yu, İğneada’yı rantçılardan, peşkeş çekenlerden koruyalım. Yeni Hiroşima'lar, Nagazaki'ler olmasın. Çernobil'ler, Fukuşima'lar yaşanmasın. Gelin, yaşam savunucuları olarak; bölgemize, ülkemize, dünyamıza sahip çıkalım! Nükleer santraller ölümdür. Nükleer santraller sermayenin vahşetidir, barbarlığının devamıdır. Nükleer santral istemiyoruz!” dedi.

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER




 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA