EBA İLE EĞİTİM ‘ERROR’ VERDİ!


 

Pandemide eğitime alternatif oluşturması için aktif bir şekilde devreye sokulan EBA’nın eğitimin tüm eksikliklerini gözler önüne serdiğini söyleyen Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül; dezavantajlı öğrencilerin eğitime erişemediğini, ayrıca eğitimin tarikat ve vakıflara bırakıldığının gözler önüne serildiğini belirtti.

AYŞENUR ÖNAL

Türkiye’de 13 Mart’ta pandemiden dolayı eğitime ara verilerek, online bir eğitim takvimi oluşturulmuştu. Dönemi yarım bırakmamak için EBA ile eğitime devam edilmişti. internet ve televizyon üzerinden yapılan bu eğitimin birçok eleştiri ve endişeye de yol açtığını vurgulayan Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, “Veliler eğitimin tarikatlara ve vakıflara bırakıldığına kendi gözleri ile şahit oldu. Ayrıca dezavantajlı dediğimiz; evinde bilgisayarı, tableti olmayan öğrenciler açısından sıkıntılıydı” dedi.

“YETERİNCE HAZIRLIKLI DEĞİLDİ”

Beklenmedik bu süreci anlatan Sümbül, “Doğru bir karardı okulların kapanması. Fakat EBA sisteminin devreye girmesi ile eğitimin eksiklikleri ortaya çıkmaya başladı. Bizim önceden beri söylediğimiz, önerilerle desteklemeye başladığımız eksiklikleri görmeye başladık. Bunlardan bir tanesi EBA’ya ya da uzaktan eğitim açısından yeterince hazırlıklı olunmaması” dedi.

“EBA FIRSAT EŞİTSİZLİĞİNİ DAHA DA DERİNLEŞTİREN BİR SÜREÇ”

EBA’nın Fatih Projesi’nin bir ürünü olduğunu kaydeden Sümbül, “Fatih Projesi eğitimde fırsat eşitsizliğini daha da derinleştiren bir süreç oldu. Çünkü internet ağı, aynı zamanda tablet ya da bilgisayar üzerinden desteklenmesi gereken bir sistem. Dezavantajlı dediğimiz; evinde bilgisayarı, tableti olmayan öğrenciler açısından sıkıntılıydı. Bu uzaktan eğitimde diğer eksikliklerde içeriğe dairdi. Kılıçla kelle kesmeydi, idam görüntülerine kadar ya da ilahilere kadar birçok velimizi üzen, telaşlandıran görüntüler izledik. Bunlar kısa süreli sıkıntılar değil. Eğitimin tarikatlara bırakılmasıyla biraz vakıflar üzerinden yapılan eğitimin dini içerik ağırlığının arttırılması, yine imam hatiplerin önünü açacağız diye çok fazla eğitim dokusuyla oynanması bunun göstergesiydi. Biz buna karşıt eğitim ve bilim emekçileri olarak, çağdaşlık, laik, demokratik, anadilde bir eğitimi savunuyorduk. Burada bunun önemi çok fazla ortaya çıkmaya başladı” diye konuştu.

EBA EĞİTİMCİLERİN YARIŞMASINA MI NEDEN OLDU?

Parasız ve eşit eğitimin önemine vurgu yapan Sümbül, “Diğer konuları bir kenara bırakırsak, teknik anlamda da EBA’nın yetersizliği ortaya çıktı. Sistemimiz sınav odaklı bir sistem ve EBA’da okullar iller yarış halinde. Bu yarış EBA’nın bazı meslektaşlarımız ve bazı idarecilerin mobbingi yüzünden çok gereksiz kullanımına ve böylece kullanmak isteyen arkadaşlarımızın da rahat girememesine ve tıkanmasına yol açtı. Milli Eğitim Bakanlığı buna önlemlerde almaya çalıştı ama neredeyse uzaktan eğitimin problemleri sonuna kadar devam etti” dedi. EBA üzerinde ki takip programı ile eğitimcilerin kaç saat girdiğinin izlenebildiğini kaydeden Sümbül, “Mesele şu okul, şu il birinci gibi bir yarış var. Bu yarış ister istemez EBA’yı kullanım amacından saptırıyor. Çoğu kişi ne kadar bilmese de biz anlatmaya çalışıyoruz ve zaten MEB bizi dinlemiyor. Bu sonucunda EBA içinde problemlere, tıkanıklıklara yol açtı. Bir süre sonra EBA’ya önlemler alınmaya çalışıldı, bizde Mersin Eğitim-Sen olarak 2 kere rapor gönderdik, önerilerimizi sunan raporlardı ama maalesef yeterince sesimizi duyuramadık. Bu arada Milli Eğitim Müdürü ile yüz yüze de görüştük ve beklentilerimizi orada da anlattık. Yine de Mersin Milli Eğitim’le bitmiyor bu iş, genel politikalarla alakalı oluyor. Genel politikalarda vakıflar üzerinden eğitimin gericileştirilmesine dair bir duruş söz konusu” dedi.

“AMAÇ EBA’YI EĞİTİMCİNİN YERİNE KOYMAK”

EBA’nın sonuna doğru uzaktan eğitim, eğitimin kendisi olmadığını sadece zorunluluktan yapılan bir sürece dönüştüğünü belirten Sümbül, “EBA’nın eğitim öğretim ihtiyaçlarının tamamının karşılanması mümkün değil. Öğrencinin resim, müzik, beden eğitimi, yaparak, görerek öğrenmesi gerekir, okul içerisindeki sosyalleşme önemlidir. Yine okul içerisindeki sosyalleşme, pedagojik yaklaşımla öğrencinin yaşantısına dair katkı sunmaktır. Bunlar uzaktan eğitimde çok mümkün değil ya da çok zor ilerliyor. Bu bakımdan da uzaktan eğitim Fatih Projesi’nin ana amaçlarından bir tanesi EBA’yı öğretmenin yerine koyma ve genel eğitim politikaları ile öğretmen mesleğinin toplumda önemsiz hale getirilmesiyle o boşluğu doldurmaya çalıştılar” dedi.

“PANDEMİ ÖNLEMLERİ İÇİN OKULLARIN FİZİKSEL KOŞULLARI UYGUN DEĞİL”

Atamaların yeteri kadar yapılmadığını da ekleyen Sümbül, “400 milyon öğretmen atama bekliyor ve önemli oranda da atama ihtiyacı var. Okulların durumu malum. İkili eğitim olmayacak deniliyordu pandemi sürecinin başlamasıyla belki 2’li belki 3’lü eğitim tartışılıyor. Çünkü sağlık bakanlığının yayınladığı önümüzdeki döneme yönelik eğitim programında öğrenciler arasında 4 m2 mesafe planlanıyor. Türkiye’nin hiçbir yerinde okulların fiziki koşulları buna uygun değil. Bir de bu işin teneffüs boyutu var. Öğrenci sadece sınıfta değil. Resim atölyesinde, beden eğitimi için dışarıda, servise binecek, okul bahçesine çıkacak. Bunların tamamı bir problem” diye açıkladı.

Sümbül pandemide alınacak önlemlerin öğrencilerin ve eğitimcilerin sağlıklarını riske atmadan yapılması gerektiğinin altını çizerek, “Eğitimde ve sağlıkta fırsat eşitliğinin yakalanması için tamamen ücretsiz hale getirilmesi gerek. Biz Eğitim-Sen olarak bunu defalarca dile getirdik, yine getirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER




 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA