MEÜ ÇALIŞANLARININ ÇIĞLIĞINI DUYUN!


 

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi’nde sağlık emekçilerine hak olarak verilen ek ödemenin acilen yapılmasını isteyen Mersin sağlık örgütleri, sağlık çalışanlarının çığlığının acilen duyulması ve çözüm üretilmesini istedi, çözüm sunulmaz ise ses getiren eylem ve etkinliklere hazır olduklarını vurguladılar.

AYŞENUR ÖNAL

Mersin sağlık örgütleri ortak bir açıklama yaparak; Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi’nde sağlık çalışanlarının hakkı olan ek ödemelerin acilen yatırılması için basın açıklaması düzenledi. Ek ödeme acilen yapılmaz ise sadece basın açıklaması ile kalmayacaklarını belirten sağlık örgütleri, sağlık çalışanlarının çığlığının acilen duyulmasını istedi.

“PANDEMİDE 23’Ü DOKTOR OLMAK ÜZERE 43 SAĞLIK ÇALIŞANI YAŞAMINI KAYBETTİ”

Ülkemizin ve dünyanın çok ciddi bir pandemi ile karşı karşıya kaldığını belirten Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi yönetim kurulu üyesi Sevgi Başkavak, “Dünya genelinde 10 Milyon vaka ve 500 Bin ölüm, Türkiye genelinde ise 200 Bin vaka ve 5 Bini aşan ölüm ile karşı karşıya kalınan bu salgında sağlık çalışanlarının gösterdiği özveriyi, çalışma azmini ve canlarını ortaya koyarak bu pandemi ile mücadele ettikleri şüphesiz olmasına karşın bu çabaları görmemek, emeklerinin karşılığını vermemek, hakkettikleri özlük ve ekonomik haklarını  gasp etmek Sağlık Bakanlığının ve hükümetin bir alışkanlığı oldu. Bu pandemide 23’ü doktor olmak üzere 43 sağlık çalışanı yaşamını kaybetmiştir. Yani canları pahasına görev yapan sağlık çalışanlarının haklarını gasp etmek, en basit anlatımı ile çalışanlardan yana değil, bir avuç sermayedardan yana bir hükümet ile yönetildiğimizin çok açık bir göstergesidir” dedi.

“MERSİN ÜNİVERSİTESİ EK ÖDEMELERİ VERMEDİ”

Mersin Üniversitesi’nde ek ödemelerin yapılmadığını vurgulayan Başkavak, “Her ay düzenli ödenmesi gereken Üniversite Hastanelerinin desteklenmemesi ve borçlarının gün be gün artması nedeniyle de performans ödemeleri Temmuz 2019 ile Mart 2020 arasında yapılmamıştır. Pek çok üniversitede çalışan asistan hekimler için tarihe karışmaya başlayan 36 saatlik çalışma düzeni ve nöbet sonrası izinlerde sorun olmaya devam ediyor. Bilim yuvası olması gereken Tıp Fakülteleri, hükümetin sağlıkta dönüşüm programı gereği bilim üretmek yerine performans üretmeye yönelik bir sağlık sistemi ile karşı karşıyadır.Tüm sağlık kurumlarında olduğu gibi ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmaması çok ciddi bir sorun olarak halen karşımızda durmakta” diye konuştu.

Başkavak konuşmasını şu şekilde sürdürdü;

“Üniversite hastanelerini asıl görevi olan eğitim ve araştırmadan uzaklaştıran da, tıp eğitimi ve sağlık mesleklerinin eğitiminin niteliğini düşüren de, sağlık öğrencilerini eğitim adı altında angaryaya zorlayan da sağlıkta dönüşüm programı ile birlikte söz konusu hastanelere ödeme ve yatırım yapılmayarak adım adım çökertilmesidir. Üniversite Hastaneleri ‘kendi yağında kavrulma’ya zorlanmış, 3.basamak ileri sağlık hizmeti ve eğitim veremeyecek, araştırma yapamayacak hale getirilmiş, hizmet ağırlıklı çalışmak zorunda bırakılmış, buna rağmen tıp fakülteleri borç yükünün altında ezilmekten kurtulamamıştır.”

SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN TALEPLERİ NET!

Sağlık emekçilerinin çok net talepleri olduğunu vurgulayan Başkavak, şu talepleri sıraladı;

“Fiili Hizmet Süresi Zammı (yıpranma payı) sağlık ve sosyal hizmet işkolunda çalışan bütün emekçileri ve geçmiş çalışma sürelerini de kapsayarak şekilde 5 yıla 1 yıl olarak düzenlenmeli, salgın döneminden kaynaklı olarak artı 1 yıl yıpranma payı hakkımız verilmelidir. Ek gösterge rakamlarının sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda çalışan tüm emekçileri kapsayarak, en az 3600 ek gösterge olacak şekilde kademeli olarak yükseltilmelidir. En düşük temel ücret yoksulluk sınırının üstünde olacak şekilde temel ücretler yükseltilmelidir. Üç ay tavandan yapılacağı duyurulan ek ödemeler tüm sağlık emekçilerini kapsayacak şekilde ve meslek grupları ve istihdam biçimleri arasında adaletsizliğe neden olmayacak şekilde ödenmelidir. Ek ödemeler maaşa ve doğal olarak da emekliliğe yansıtılmalı, hiçbir kesinti yapılmamalı, ek ödeme kesintisi çalışanlar üzerinde tehdit unsuru olmaktan çıkarılmalıdır. Acilen, ihtiyacı karşılayacak kadar sağlık emekçisi ataması yapılmalı, yeni atamaların hepsi kadrolu, güvenceli olmalıdır. Covid-19 enfeksiyonu geçiren sağlık emekçisinin zararının tanzimi için “mesleki risklere bağlı ortaya çıkan hastalık” olarak kabul edilip, iş kazası/meslek hastalığı olduğuna dair düzenlemeler derhal yapılmalıdır. Üniversite hastaneleri ve diğer tüm sağlık kurumları dahil 1.basamaktan itibaren sağlık hizmeti tamamen ücretsiz olmalı, kamusal hizmet vermeli, giderleri genel bütçeden karşılanmalıdır.”

“SES GETİREN EYLEM VE ETKİNLİKLERE DE HAZIRIZ”

Sağlık hizmetlerinin görev paylaşımı ve iş birliği ile yürütüldüğünü söyleyen Başkavak, “Ekip üyelerinin sorumlulukları birbirinden daha önemli sayılamayacağı gibi, her biri ekibin olmazsa olmazları ve birbirinin tamamlayıcısıdır. Bu nedenle ek ödeme adaletsizliğine dair de belirttiğimiz gibi sağlık emekçilerinin asıl talebi üç ay sürecek adaletsiz ek ödeme değil, güvenceli çalışma ve güvenli gelecek için, insanca yaşam için temel ücret artışıdır. İdarecilerin, MEÜ Tıp Fakültesi çalışanlarının bu çığlığını duymalarını ve acilen çözüm üretmelerini, aksi taktirde salt açıklama yapmakla kalmayıp haklarımız için daha çok ses getiren eylem ve etkinliklere de hazır olduğumuzu kamuoyu ile paylaşıyoruz” dedi.

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER




 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA