“HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ”


 

Artık herkesin aynı gemide olduğunu söyleyen DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, “Ya bu gemiyi kurtaracağız ya da batacağız. Battığımız zaman parası var mı yok mu fark etmeyecek. 2-3 bağışla bu problemi çözebilecek değiliz” dedi.

AYŞENUR ÖNAL

DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, Mercan TV’de yayınlanan gazeteci Hediye Eroğlu’nun hazırlayıp sunduğu Arka Plan Programına katılarak sorularımızı cevapladı. Artık herkesin aynı gemide olduğunu belirten Göksoy; “Korona sen zenginsin, sen fakirsin demiyor. Burada bir sorun varsa, bu sorunu çözemeyip dünyanın bir ucundan, bir ucuna yayılıyorsa ve herkesin de aynı tedbirleri alması gerekiyorsa bu eşitliği sağlamak zorundayız. Eşitliği sağlamazsak trilyonlarınız da olsa götürecek koyacak yeriniz yok” dedi.

“BUNUN ÖNLEMİNİ ALMAK LAZIM. BU ÖNLEMLERİNDE KRİTERLERİ BELLİ”

SORU: Şuan birçok işyerinde pasif veya yarı çalışma dönemine geçildi. Sizin örgütlü olduğunuz iş yerlerinde durum nasıl?

K. GÖKSOY: Örgütlü olduğumuz belediyelerde özellikle temizlik, sağlık, sosyal ve kültür işlerinde çalışan arkadaşlarımız aralıksız çalışmaya devam etmek zorundalar. Çünkü kentin ihtiyacı, sokağın temizliği, hatta evde kalan yaşlıların ihtiyacı bu çalışan arkadaşlarımızla yürütüldüğü için aralıksız çalışmak zorundalar. Tabi çalışmak zorunda oldukları iş yerlerinde ciddi anlamda önlemlerin alınması çok önemli. Bu önlemlerinde kriterleri belli. Maskesinden, eldivenine, koruyucu elbisesinden, dezenfekte ilaçlarına kadar bütün malzemeleri vermek zorundasın.

“İŞÇİLERİMİZİ BURADAN KUTLUYORUM, HEPSİNİN EMEKLERİNE SAĞLIK”

Özellikle temizlik işçilerinde ciddi bir yük var. İşçilerimizi buradan kutluyorum, hepsinin emeklerine sağlık. Böyle kutsanacak, önemsenecek, kıymet biçilecek bir emek veriyorlar. Ciddi bir virüsün var olduğu böyle bir dönemde can pahasına, herkesin çöpünü kaldıran, hatta kirini, pisini temizleyen, aklayan, paklayan kutsal bir görev yapıyorlar. Emeğin değeri her zaman için önemlidir ve emek kutsaldır. Dünya işçi emeği üzerinden ayakta duruyor. Bunun için işçilerimizi, emekçilerimizi, sağlık çalışanlarımızı kutlamak lazım.

“BUGÜN GELDİĞİMİZ NOKTADA İŞÇİYE İHTİYACIMIZ VAR”

SORU: Ne yazık ki bu değeri göremiyorlar. Örneğin seçim dönemi geçtikten sonra ilk işten çıkarılanlar temizlik işinde çalışanlar oluyorlar. Kadro konusunda sürekli vaatler veriliyor ama tutulduğu pek söylenemez. Bu noktada durum nedir?

K. GÖKSOY: Türkiye’de aslında yapılan icraatların ve çıkarılan yasaların hiçbir alt yasası yok. Biz 4+4+4 eğitim sistemi dedik alt yapısı yok. Biz kriz geliyor diyoruz, alt yapımız yok, deprem oluyor önlemimiz yok, çığ geliyor önlemimiz olmadığı gibi önlem almaya gidenler altında kalıyor. Şimdi de Korona Virüsü geldi. Ülkemizde buna yönelikte bir tedbir yok. İşçilerle ilgili çıkan yasada da bir tedbir yok. Kadro vereceğiz diyorlar ama sadece adı değişiyor. İşçilerin sosyal haklarında bir değişiklik olmuyor, maaşlarında bir değişiklik yok, yaşamlarında bir değişiklik yok. Kadrolu işçiye 2 ikramiye verirken, aynı işi yapan şirket elemanına ikramiye verilmiyor. Kamuda çalışan bütün işçiler o kamunun asli işçileridir. Bugün geldiğimiz noktada işçiye ihtiyacımız var. Bugün emin olun bu işleri yapanların yüzde 80’i kadrosuz çalışıyor. Bunu böyle görmediğimiz sürece alt yapı oluşturamayız, çözüm üretemeyiz.

“DAYANIŞMAYI VİRÜSLE ÖĞRENDİK”

Korona virüsü aslında kötü ama iyi yönleri şöyle; topluma, dünyaya sınır tanımadığını, sınırların geçerli olmadığını ortaya koydu. Sınırsız bir dünyanın mümkünlüğünü korona ile tanıdık. Temizliğin kurallarını virüsle öğrendik. Dayanışmayı virüsle öğrendik, öğrenmeye devam ediyoruz. Bunları bu şekilde söylüyoruz ama bu durum gurur duyulacak bir mesele değil. Daha öncede virüsler çıktı, daha önce gripte ilk çıktığında buna benzer ölümler yaşattı. Virüsler gelir geçer ama tahribat kalır. Kalan tahribat halkın güveninin kırılması, halkın devletinin yanında olduğunu görememesi ciddi bir kırılganlık yaratıyor.

“KORONA SEN ZENGİNSİN, SEN FAKİRSİN DEMİYOR”

SORU: Şimdi yüzümüzü bilime döndük. En azından sağlık açısından böyle oldu. Bu da bir kazanım mı?

K. GÖKSOY: Toplumların istem ve talepleri önemli. Toplumların istek ve taleplerine yasalar koyarak çözüm bulamazsınız. Bu sorunları akıl ve bilimle çözmek gerekiyor. Sorun gördüğünde dua edin diyen kesimler bugün bilimi öne çıkarmaya çalışıyor. Demek ki bu işler duayla değil, akılla, mantıkla, bilimle oluyor. Bizim bu durumları içselleştirmemiz lazım. bizim ülkemizde işçimizle, emekçimizle, Kürdümüzle, Alevimizle bütün yaşayanlarımızla barışık olmamız gerekiyor. Kimseyi ötelememiz lazım. Birlik dayanışma diyoruz ya, dayanışma isterken sen Alevisin ödeme diyen yok. Bu dünyada yaşarken de eşitlikçi bir şekilde ortaklaşma gibi bir sorumluluğumuzun, bir mecburiyetimiz olduğunu öğrendik. Korona sen zenginsin, sen fakirsin demiyor. Burada bir sorun varsa, bu sorunu çözemeyip dünyanın bir ucundan, bir ucuna yayılıyorsa ve herkesin de aynı tedbirleri alması gerekiyorsa bu eşitliği sağlamak zorundayız. Eşitliği sağlamazsak trilyonlarınız da olsa götürecek koyacak yeriniz yok.

“VERGİMİZİ VERDİK, FONLARA PARA AKTARDIK”

SORU: Bir yandan sokağa çıkma yasağı var ama diğer yandan da emek, iş, aş mücadelesi de devam ediyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

K. GÖKSOY: Evet ‘Evde Kal’, ‘Hayat Eve Sığar’ anladık ama sosyal devletin toplumun ihtiyaçları olduğunu bildiği gibi, kimlere ihtiyacı var onu da bilir. Devlet ‘Evde kalın. İş kaygınızı, aş kaygınızı biz karşılayacağız. Onları düşünmeyin, onlar bizim sorumluluğumuzdadır, hiç kimse işinden olmayacak. Bizim toplumumuz zaten dayanışmayla yaşıyor. Bu kadar işsizliğin yoğun olduğu, yoksulluğun yoğun olduğu ülkede kaos olmaması toplumun dayanışma ruhundan kaynaklanıyor. Kişiye köyünden bulgur, turşu, salça geliyor. Arkadaşından kredi kullanıyor. Biz dayanışma ruhunu da tükettik. Bu bakanların, siyasi liderlerin çıkıp ‘3-5 maaş verdik’ demesiyle ödenecek bir bedel değil.  Nerede olursa olsun bu sorun çözülmek zorunda, eğer bu sorun çözülmezse hepsini vuracak. Aynı gemideyiz, eskiden aynı gemide değildik ama şimdi aynı gemideyiz. Ya bu gemiyi kurtaracağız ya da batacağız. Battığımız zaman parası var mı yok mu fark etmeyecek. 2-3 bağışla bu problemi çözebilecek değiliz.

“BU GÜNLER İÇİN KULLANILMASI GEREKEN PARALARI ENSAR VAKFI’NA, O VAKIFA, BU VAKIFA AKTARMIŞLAR”

SORU: 1999 yılından beri alınan bir deprem vergimiz var, işsizlik fonumuz vardı. Bu paralar nereye gitti, yok mu, para olmadığı için mi bu bağış kampanyası başlatıldı?

K. GÖKSOY: Bunları konuşacağız ama bir yanda bir kamyon işçisi var video çektiği için gözaltına alındı. Konuşalım ama korkuyoruz bir yandan da. Bu paralar nereye gitti, hangi vâkıfa aktarıldı bilmiyoruz. Bu günler için kullanılması gereken paraları Ensar Vakfı’na, o vakıfa, bu vakıfa aktarmışlar. Bugün bunun da hesabı sorulmalı. Çalışıyoruz ve çalıştığımız yerlerde fonlara paramız ayrılıyor. Kaynaklarımız var ama hiçbir şey yoksa bile ortada bir ölüm kalım meselesi var. Yani bence güçlü devlet diyorsak gücümüzü sonuna kadar kullanıp, bütün gücümüzle bu illetten kurtulma ve halkımız, işçimizi, köylümüzü, sağlık emekçimizi, çiftçimizi koruyan bir yerden bakarak bütün imkanları kullanmamız lazım. Bu iktidarın görevidir, iktidar bu durumdan birinci derecede sorumludur.

“YENİ İŞSİZLER ORDUSU KATILACAK”

SORU: Biz bugün kendi imkanlarımızla 1 ay evde kalsak dahi, 1 ayın sonunda neyle karşılaşacağız?

K. GÖKSOY: Türkiye’de zaten bir kriz vardı. Buna yeni işsizler ordusu katılacak. Bunu bilmek için filozof, bilim insanı olmaya gerek yok. Binlerce iş yeri kapanıyor. Kriz döneminde konkordato ilan ettiler ama şimdi işyerlerini kapatıyorlar. Bunun adı işsizliktir. Dünya genelinde önlem alınmazsa 25 milyon işsiz oluşacağı söyleniyor. Bunun 1 milyonunun da Türkiye’de olacağı söyleniyor. Bu korona atlatıldıktan sonra önümüzdeki krizin nelere mal olacağını bilmiyoruz. Aç kalan insan her şeyi yapar. Bu korkuyu yenmek lazım, bu korkuyu iktidarın yenmesi gerekiyor.

“KAPİTALİST SERMAYE ARTIK DÜŞÜNÜLEMEZ”

Geçen bir ziraatçı açıklama yaptı ’15 milyon fidan dikilmezse önümüzdeki dönem açlıkla karşı karşıya kalacağız’ dedi. Atlatsak bile önümüzde ki dönemlerde buğday, fidan ekilmezse, bakliyat ürünleri ekilmezse hastalık bitince açlıkla karşı karşıya kalırız. İktidar bu konuda ön görülü davranıp, acilen çözüm üretmek zorunda. Bu işin karı, bu işin kapitalist sermayesi artık düşünülemez. Bunlara bakmadığın zaman önümüzdeki süreç çok daha sıkıntılı olacak. Dünyanın tüm iktidarları bu konuya çözüm bulmak zorunda. Çin bulaşın önüne yasaklar ilan ederek geçti. Yoksa önüne geçilemez.

“EĞER BU TOPLUMLA BÜTÜNLEŞECEKSENİZ SINIR KOYMAMANIZ GEREKİYOR”

SORU: Olağan üstü bir hal yaşıyoruz ama pandemi kurulu kuruldu ama yine aynı insanlar var. Bu konuda neler söylersiniz?

K. GÖKSOY: Şimdi sınır tanımayan bir virüse karşı sınır koyarsanız, DİSK olmazsa, Türk Tabipler Birliği olmazsa, siyasi partiler yoksa bütünleşemezsiniz. Eğer bu toplumla bütünleşecekseniz sınır koymamanız gerekiyor. Bunlar bütünleştirici değil. Kriz fırsata çevriliyor, kriz fırsata çevrilmesiyle krizi önleyemezsiniz daha da büyütürsünüz. Eldivenlerle, maskelerle Kanal İstanbul ihalesi yapıldı. Mersin’de polipropilen tesisi kurulmaya çalışılıyor. Yılda 1 milyar dolar gelir getiren ve binlerce insanın istihdam edildiği yerde insanların hem gelirini, hem istihdamını engellemiş oluyorsunuz. Bu yasaları yapıp, bu fırsatçılığı yapmak insan düşmanlığıdır. Doğaya yaptıkları bu tahribatla kendi düşmanlıklarını görmezden gelmek doğru değildir.

“BU YAŞAM İÇİN MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ”

SORU: Vatandaş devletine yardım etsin derken Kanal İstanbul’u, Akkuyu Nükleer Santrali’ni sürdürmek anlaşılabilir değil. Neler söylersiniz bu konuda?

K. GÖKSOY: Polipropilen ve Akkuyu Nükleer Santral Mersin’i baştan sona zehirlemektir. Burada yetişen hiçbir şey yenilemez duruma gelecek demektir. Bunu söylemek düşmanlıksa biz bu düşmanlığı yapacağız. Bizim yaşamımız önemli. Bu yaşam için mücadele etmek zorundayız.

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER




 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA