TAŞUCU TERSANESİ ÇEVRE VE TURİZME DARBE Mİ?


 

Türkiye’nin yaklaşık 40 yıldır Doğu Akdeniz’de tersane kurma macerası sürerken Büyükşehir Belediye Meclisi tersane için ‘çevre ve turizme darbe’ tartışmalarının yaşanması ile karar vermeyi erteledi.

HEDİYE EROĞLU

Mersin’in Silifke ilçesinde 1983’te yapımına başlanan ve 1985’te faaliyete geçen Silifke Taşucu Limanı’nda yapılması planlanan tersane projesi için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2019 yılı Mayıs ayında onaylandı.

Bakanlığın onayı ile birlikte Doğu Akdeniz’in ilk tersanesi için çalışmalar hızlandı. 2003 yılında 49 yıllığına işletme ihalesini alan Mersin Ortak Girişimi olan Akdeniz Taşucu Gemi Sanayi AŞ (AKTER AŞ) de imar planı çalışmalarının tamamlanması için harekete geçti.

Konuyla ilgili yıllardır Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nden çıkacak imar kararını bekleyen şirketin projeye hız vermesi ile meclis de konuyla ilgili kararını vermek için kolları sıvadı.

Çevrecilerin hukuk mücadelesi devam ederken Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Mut’ta yapılan Ocak ayı ilk toplantısında imar planları için karar verilmesine ilişkin görüşmelerde ‘çevre ve turizme darbe vuracağı’ tartışmaları yaşandı.

İmar ve Bayındırlık Komisyonu, Çevre ve Sağlık Komisyonu ile Kamu ve Özel Sektör Yatırımları Koordine ve İzleme Komisyonlarına müştereken havale edilen teklif için komisyonlarda red kararı verilirken, mecliste sandalye çoğunluğuna sahip Cumhur İttifakı’nın çoğunlukla projeyi desteklediği, bazı CHP’lilerin destek verirken bazılarının ise karşı olduğu görüldü.

SİLİFKE BELEDİYESİ’NDEN PROJEYE DESTEK

İlk olarak söz alan Silifke Belediye Başkan vekili Sadık Altınok, projeyi onayladıklarını ve ilçe meclisinde de bu yönde karar aldıklarını bildirdi. “Çünkü bu yatırım ile Silifke’de 500’ün üzerinde bir istihdam sağlanacak. Bu da en az yani yan kollar hariç. Son teknolojisi sistemle yapılacak olan bir tersane.150 milyon TL’ye yakın bir yatırım olacak ki bunun  da hem Silifke’ye hem Mersin’e katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.

AKP’DEN TERSANE İÇİN İSTİHDAM SAVUNMASI

AKP’li Meclis Üyesi Erhan Contar da, tersanenin yapılması ile doğrudan 3 bin, dolaylı olarak da 8-10 bin kişiye istihdam sağlanacağını belirtti. Doğu Akdeniz’de bir tersane olmaması dolayısıyla arızalanan gemilerin bakım-tamir ve onarımı için Marmara’ya gitmek zorunda kaldığını da belirten Contar, “Yabancı gemiler de en yakın tersane olarak Güney Kıbrıs ve İsrail’e gitmektedir. Dolayısıyla tersanenin hem ekonomik açıdan hem de istihdam açısından önemli katkıları olacağını düşünüyoruz. Burada alınacak kararların bağlayıcı bir özelliği yoktur, tavsiye niteliğindedir” dedi. 

CHP’Lİ ÖZYİĞİT’İN TERSANEYE DESTEK AÇIKLAMASINA BAŞKAN SEÇER’DEN ‘YANILTICI’ BİLGİ TEPKİSİ GELDİ

Toplantıda en ilginç çıkış ise Yenişehir Belediye Başkanı CHP’li Abdullah Özyiğit’ten geldi.  “Bir tersanenin ilimizde olması fayda sağlayacaktır” diyen Özyiğit, “Tabi burada en büyük kaygı çevreye oluşturacağı zarar. Üretim aşaması önemli. Burada üretimin yapılmasını önleyeceğiz. Yani Avrupa veya dünyanın başka yerlerinden eski gemilerin gelip de burayı bir hurda veya atık merkezi olarak kullanmasına müsaade etmediğimiz takdirde istihdama önemli katkı sunacaktır” dedi.

Ancak burada araya giren Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Özyiğit’e tepki gösterdi. “Tersanenin içeriğini biliyoruz herhalde. Uyarıda bulunmak istiyorum. Enine boyuna tartışmakta yarar var. Yanıltıcı bilgilendirme yapmayalım. Bu tersanenin niteliği nedir? Tamirat için mi kuruluyor? Yeni gemilerin yapımı için imalat tersanesi mi? Sadece istihdama bağladığınız zaman çok doğru olmaz. İstihdam deyip de ayrıntıyı kaçırmayalım, ‘cambaza bak’ oynamayalım. Zaten bizden görüş istenmekte. Bakanlık bu konuyu yürütüyor. Orada bir imar düzenlemesi yapılacak. Bizim tarafımızdan uygun görülüp görülmediğini soruyorlar” dedi. 

Özyiğit ise “Bunun balık çiftlikleri kadar kirletme açısından o bölgeye zarar verdiğini zannetmiyorum. Doğru denetim yapılırsa sorun olmayacaktır. İstihdam önemli bir baylıktır. İşsizlik hepimizin canını yakıyor. Dolayısıyla doğru üretim koşullarını sağlamak koşuluyla buraya olumlu bakılabilir dedi.

“MERSİN KAMUOYU TERCİHİNİ ORTAYA KOYMALI”

İYİ Partili Meclis Üyesi Kerim Şahin ise bu konuda öncelikle Mersin kamuoyunun tercihini ortaya koyması gerektiğini söyleyerek, “İhtiyaç analizleri çok detaylı yapılmalıdır. Bu yatırımların turizme getireceği darbe var mıdır? Biz bir yandan nükleer santralin turizme zarar vereceğini, diğer yandan Mersin Limanı bitişiğindeki Soda Sanayi’nin ataş rafinerilerinin turizme vereceği zararı tartışırken şimdi bir yenisi daha eklenmiş oluyor. Tercihimizi ortaya koymamız gerekiyor. Sadece sanayi ile istihdam sağlanmıyor, turizm ile de istihdam sağlanıyor. Kamuoyu daha geniş çaplı bilgilendirilmeli” dedi.

“GETİRECEĞİ İSTİHDAMDAN ZİYADE GÖTÜRECEĞİ İSTİHDAM ÇOK DAHA FAZLA OLACAKTIR”

CHP’li Abdurrahman Yıldız da, oraya tersane yapılmaktan öte bir gemi söküm tesisi yapıldığını ve üretime katkısının olmayacağını anladığını söyleyerek, “İstihdam suistimal edilen bir meseleymiş gibi geliyor bana. Orada 250 işçi istihdam edeceğiz diye ki bunların da Silifke’den istihdam edebileceğini de düşünmüyorum, bunların büyük kısmı diğer bölgelerden gelecek. Silifke’ye çok önemli bir istihdam katkısı olmayacak, aksine balıkçılığa darbe vuracak. İrili ufaklı turizm tesisindeki binlerce insanın işinden olmasına neden olacak.Yani biz binlerce istihdam yaratalım diye bir projeye onay verirken tersine binlerce insanın işsiz kalmasını sağlayacak, balıkçılığımızı, tarımımızı berbat edecek bir projeye onay verebiliriz. Daha dikkatli düşünmek gerekiyor. Getireceği istihdamdan ziyade götüreceği istihdam çok daha fazla olacaktır, bunu bugünden görmek lazım” dedi.

CHP’li Hamiş Tuluk da, söküm yapıldığında gemilerdeki apsesin tarım alanlarına yayılacağını söyleyerek, “Aspes, kanserin bir numaralı nedenidir. Ayrıca gemilerde ki atık yakıtlar da topraktan bir şekilde sulara sızacaktır. Yani bitki örtüsüne çevreye zararı olacaktır.  Yan sanayisi olmadığı için de orada imalat değil söküm yapılacağına inanıyorum” dedi.

“KİRLİLİĞİNE NEDEN OLACAĞI AÇIK”

CHP’li Gülcan Kış da, red gerekçelerinin divandan okunmasını talep etti. Gerekçe de, tersanenin koruma altındaki alanlarda yapılmak istenmesine tepki gösterildiği görüldü. Gerekçede şu ifadelere yer verildi; “Teklife konu olan alan; doğal yaşam alanlarını içeren ve ülkemizin de taraf olduğu uluslararası Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınan Göksu Deltası özel çevre koruma bölgesinin sınırında yer almaktadır. Tersane yatırımının Ramsar Sözleşmesi gereğince koruma altına alınan canlı eko sisteminin doğal yaşam alanlarına zarar vereceği, çevresel sorunlar yaratacağı ve ayrıca Mersin’in batısındaki turizm potansiyelini olumsuz etkileyeceği açıktır. Göksu Deltası bir çok göçmen kuşların göçleri sırasında uğrak noktası ya da kış mevsimini geçirdiği doğal yaşam alanıdır. Ayrıca yerli endemik kuş türlerine ev sahipliği yapmakta, nesli tehlike altında bulunan caretta caretta gibi bazı türlerin  de üreme alanları arasında bulunmaktadır. Proje kapsamında tersanede ahşap, çelik, alüminyum ve polyester olmak üzere değişik hammaddeler kullanılarak gemi inşası, bakım ve onarım işleri yapılacağı göz önünde bulundurularak gerek işletme sırasında kullanılacak malzemeler sonunda meydana gelecek fiziksel ve kimyasal işlemlerde açığa çıkacak kirletici emisyonların ağır metallerin yaratacağı, hava, toprak ve deniz suyu kirliliği, Göksu Deltası’nda telafisi mümkün olmayacak tahribatlara neden olacak ve bu durum beraberinde canlı ekosistemini yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakacaktır. Gemi bakım onarımı sırasında yapılacak raspa işleminde açığa çıkacak tozlar önemli bir kirletici unsur olacaktır. Raspa işleminde boya ve pasın uçuşması nedeniyle hava kirliliğine ve sonrasında denize çökelmesi ile deniz kirliliğine neden olacağı açıktır. Proje sahası yerleşim yerlerinin içinde bulunmaktadır. Bu kapsamda gerek inşaat, gerekse işletme aşamasında oluşacak gürültü kirliliği ve trafik yükü insan yaşamını olumsuz etkileyecektir.

“TURİZM SEKTÖRÜNE BİR ÇOK YÖNÜYLE OLUMSUZ ETKİ EDECEK”

Turizm sektörü açısından konuyu ele aldığımızda Mersin 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı kararları ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın turizmi teşvik doğrultusunda aldığı kararlara baktığımızda ilin batısındaki turizm potansiyelini yatırıma dönüştürmek adına önemli stratejik kararlar alındığı, yeni turizm alanları ve ilanlı turizm bölgeleri planlandığı görülmektedir. Hayata geçirilmesi planlanan tersane yatırımı turizm alanlarına yönelik alınan kararlar ile çelişecek mahiyette olup, turizm sektörüne bir çok yönüyle olumsuz etki edecektir. Silifke ilçesi Taşucu Mahallesi’nde AKTER Şirketi tarafından yapımı planlanan tersane projesini uygun bulmuyor, bu konuda alınan karara red oyu kullanıyoruz” ifadesi yer aldı.

AKP’DEN, ÇEVREYİ SEVENE GÖKSU DELTASI DAVETİ

AKP’li Meclis Üyesi Mehmet Emin Kurt, “Ben Silifke yöresinin çocuğuyum. Komisyonda tersane için ‘söküp yapılacak, tehlikeli’ diye konuşuldu ama söküm olmayacağı, yapım ve onarım olacağı belirtilmekte. Bizim Mersin olarak denizcilik sektörüne önem vermemiz gerekir. Denizcilik sektörü bir ülkenin gelişmesine en çok katkı sağlayan temel unsurlardan birisidir. Ayrıca bizim petrol arama gemilerimiz Silifke’de. Bunlara erzak taşıyan stratejik tüm gemilerimiz Taşucu Limanı’nda. Stratejik olarak bakılmasını tavsiye ediyorum. Zararını görmüyorum, bir çok örnekleri var. Çevreyi çok seviyorsak, çok ilgiliysek sizleri Göksu Deltası’na davet ediyorum. Orada yapılacak çok önemli hizmetler var. Korumak istiyorsanız yapabileceğimiz çok önemli projeler var. Sanayi anlamında memleketi geliştirecek projelere karşı olmak yerine sizleri oralarda hep beraber çalışmaya davet ediyorum” dedi.

“BİR MECLİS YAPILACAK TESİSİN NE İŞLE UĞRAŞACAĞINI BİLMİYORSA BU ÖNEMLİ BİR ZAFİYETTİR”

Araya giren Başkan Seçer de, düzeltme yaparak, “Bu raporda gemi yapım onarım demiyor, gemi bakım onarım diyor. Bu tersane gemi yapım tersanesi değil. Burada düzelteyim” dedi. Muğlak konuşmalar yapıldığını söyleyen Seçer, “Bir meclis yapılacak tesisin ne işle uğraşacağını bilmiyorsa bu önemli bir zafiyettir arkadaşlar, ne yapıyorsunuz? Böyle bir muğlaklık olmaz. Burada oy kullanacak meclis üyesi buna hakim olmalıydı. Bu teklifi çekelim komisyona yeniden inceleyelim” dedi. Ancak AKP’li Mehmet Emin Kurt’un araya girip itiraz etmesi üzerine ortam gerildi ve Seçer, “Mehmet Emin Kurt seni saygıya davet ediyorum. Ben kimsenin adına konuşmuyorum.  Türkiye’de hiçbir meclis, üyelerine bu kadar söz hakkı vermiyor. Lütfen yapmayın. Bu tersane ne amaçla yapılıyor? Muğlak bırakmayalım” dedi.

Başkan Seçer’in çıkışı ile meclis üyeleri arasında tansiyon yükseldi. Daha sonra söz alan Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan da, “Konuyu bilmiyorum ilk defa burada tanık olduk. Bu konu çok önemli bir konu ilimiz için, yöre halkı ne diyor onu da bilmiyoruz. Komisyona iade edilsin biz de bilgi sahibi olalım, bilenlerden öğrenelim, İstanbul’dan, İzmir’den, üniversitelerden ve buraya daha donanımlı gelelim” dedi.

Görüşmelerde yoğun olarak ‘oylayalım’ talepleri gelmesine karşın Başkan Seçer, “bu işlerin enine boyuna konuşulması lazım. Yangından mal kaçırmıyoruz. Kimse yatırıma falan karşı değil ama yatırım yapacağız diye çevre katliamına da seyirci kalamayız. Hepimiz böyle düşünmek zorundayız. Sen benden daha çok sıcak değilsiniz istihdam alanı oluşturulmasına. Meclis üyelerine bakıyorum konuya hakim değiller. Ne yapılacağı tam olarak net bilinmiyor. Çekelim bunu komisyona. 3 gün sonra tekrar meclis var. Herkes gözden geçirsin. Herkes oyunu kullanır ama herkes aydınlansın” çağrısı yaptı.

“ÇİMENTO FABRİKASI; NÜKLEER KİRLİLİK YARATMIYOR DA TERSANE Mİ YARATACAK?

MHP’li Ahmet Yalçın ise, geçmişte yöre halkının Seka Fabrikası’ndan şikayetçi olduğunu ancak fabrika kapatıldıktan sonra da ilçe sakinlerinin kan ağladığını, çalışanların ortada kaldığını belirtti. “Silifke’de çimento fabrikası var, nükleer santral yapılıyor. Yatırımlar yapılıyor zaten tüm bunlar kirletmiyor da ki bir çimento fabrikası daha gelecek deniliyor, tersane mi bu kadar kirlilik yapacak? Ben buna katılmıyorum” dedi.

Tekrar söz alan AKP’li Mehmet Emin Kurt, tersane alanının Ramsar Sözleşmesi’nden kaynaklanan alana girmediğini savunarak, “Baştan bir liman yapılmayacak oraya. Orada zaten bir liman var. Gemiler girip çıkıyor zaten şu anda. Bir zararı olsa ben oranın çocuğu olarak karşı çıkarım. Çimento fabrikasından bahsedildi, zamanında biz ‘evet’ dedik. Bizi taşlayanlar orada müdür oldu. Böyle bir ironi de var” dedi.

“TAŞUCU’NU KİRLİ SANAYİYE KURBAN ETMEYELİM”

CHP’li Abbas Çevik ise konu komisyona geldiğinde firma yetkililerinin bilgilendirme yaptığını anlatarak, “Proje içerinde kızak olmadığı söylendi. Kızak olmayınca yeni gemi de yok. Burada yapılacak olan gemi söküm, bakım-onarım. Ayrıca bu kirli bir sanayi. Sadece bunu yapmakla kalmayacak. Bunun önü açılacak. Yarın bir başkası Seka arazisi ‘buraya da kirli sanayi yapalım, tersaneye müsaade ettiniz buna neden müsaade etmiyorsunuz’ diyecek. Lütfen meclis üyeleri iyi düşünün. Çoluğumuzun, çocuğumuzun kendimizin denize gireceği bir yerimiz olsun. Taşucu, Mersin’in gözbebeği bir turizm alanı. Temiz bir denizimiz, kumumuz var. Burayı kirli sanayiye kurban etmeyelim, bunu bir daha düşünelim. İstihdam olayı da doğru değil. Firmanın söylediği istihdam sayısı bile 300 kişi. İstihdam konusu abartılıyor. Bunlarda sadece ihtisas işçileri olacak. Çimento fabrikası, nükleer var diye bir kirliliğe daha mı sebep olalım? İstihdam temiz sanayi ile olmuyor mu?” diye konuştu.

Daha sonra söz alan HDP’li Meclis üyesi Ali Tanrıverdi de, “Ya nasıl olsa o güzel Mersin çöplüğe dönüştürülüyor, şu yapıldı, bu da yapılsın, şurası tahrip edildi, bir daha yapılsın’ deniliyor.. İyi ama nereye kadar? Şehir merkezinde fabrikalar kuruluyor. Batıda sanayi altında geleceğimizi karartan, güzelim sahillerimizi, tarımı, turizmi yok eden, gelecekte torunlarımızın ‘dedelerimiz, babalarımız nasıl yapmışlar bu tahribatı?’ dedirtecek noktaya getirmemiz gerekir. İstihdam diyoruz; tarımda, turizmde, çevreyi kirletmeyecek, doğayı yıpratmayacak birtakım yatırımlar yaparak istihdam sağlama şansımız yok mudur? Elbetteki vardır ve bu alana yoğunlaşmalıyız. Çevre bu kadar kirletiliyor ama bugün Türkiye’de işsizlik oranı en yüksek olan illerden bir tanesi yine Mersin’dir. Yani istihdam diyoruz bu kadar sanayi çevreyi kirleterek, kuruyoruz ama Mersin işsizlikte başı çekiyor. Yani arkadaşlar elbette ki tarımı, turizmi öldürüyor, hayvancılığı yok ediyoruz. O güzel doğamızı tahrip ediyoruz ama beraberinde yeni bir şey getirmiyoruz. Yazık oluyor. Yani böyle güzelim bir yerde tersane alanı açarsak bir yazık daha yapmış oluruz” diye konuştu.

Görüşmeler sonunda teklif tekrardan İmar ve Bayındırlık Komisyonu, Çevre ve Sağlık Komisyonu ile Kamu ve Özel Sektör Yatırımları Koordine ve İzleme Komisyonlarına müştereken havale edildi. Başkan Seçer, daha önce meclise bilgilendirme yapan Mersin Deniz Ticaret Odası’ndan yeniden bilgilendirme yapılmasını isteyeceklerini söyledi. Kabul edilecekse herkes gönül rahatlığıyla kabul edilsin” dedi.

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER




 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA