VAY HALİMİZE!..


 

Başkan Seçer’in, göreve geldikten 9 ay sonra Denizkızı AŞ için “Arpalığa dönmüş! İnceleme başlatacağım” diyerek acil şekilde 10 milyon TL sermaye artırımı istemesine muhalefetten tepki geldi. Cumhur İttifakı Seçer’in sert çıkışlarını despotça tavır sergilemekle eleştirerek, sermaye artırımı için ek inceleme süresi istedi ve oy çokluğuyla da meclisten geçirdi.

HEDİYE EROĞLU

Mersin Büyükşehir Belediye (MBB) Meclisi'nin 2. Olağanüstü Meclis Toplantısı’nın 2. birleşimi gergin geçti.

Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan ve 10 meclis üyesinin mazeret bildirerek katılmadığı toplantıda belediye şirketlerinden Denizkızı AŞ’nin sermayesinin 10 milyon TL arttırılması ile ilgili teklif tartışmaya neden oldu.

Plan ve Bütçe Komisyonu ile MBB’nin Ortak Olduğu Şirketlerin Hesaplarını İnceleme Komisyonlarının müştereken görüştüğü sermaye artırımı teklifi için ek inceleme süresi istemesi tansiyonu yükseltti.

Geçtiğimiz haftalarda Cumhur İttifakı’nı sağlık taraması yetkisi vermediği için hizmeti engellemekle suçlayan Başkan Seçer, bu defa da aynı tavrın sergilendiğini savunarak, sert çıktı.

KOMİSYONLARIN İNCELEME TALEBİ, BAŞKAN SEÇER’İ GERDİ!

Seçer, “Konumuz Denizkızı AŞ. bir sermaye artırımı talebi oldu, 10 milyon TL’lik. Komisyonda arkadaşlarımızın şirketin enine boyuna incelenmesi konusunda talepleri olmuş. Biz sermaye artırımı talebimizi keyfimizden yapmadık. Öyle çok da bilançosu sağlam bir şirket devralmadık, borçlar içerisinde bir şirket devraldık. 9 aydır da geriden gelen arızaları tamir etmekle uğraşıyoruz. Yılbaşı öncesi apronda bekleyen alacaklılar var. Haciz getiriyorlar. İkili görüşmelerimizle durduruyoruz. Yanlış anlamayın benim borcum değil, benim dönemimin borcu da değil. Benim yaptığım hatalarda değil. Bir önceki dönemin yaptığı hataların telafisi için bu insanlarla ikili görüşmeler yapıyorum ve bekletiyorum. SGK bekliyor. Rica ettik, SGK bizi anlayışla karşıladı, bir süre verdi. Tüm bu borçların ödenmesi lazım. Böyle bir durumda şirketin sermaye artırımı talebinde bulunması doğaldır. Bu konunun komisyon tarafından araştırılıp buraya ya red ya da evet kararının gelmesini arzu ederdim. Bu işi bekletip, buradan bize bir takım istikamet çizmek, ayar vermek niyetinde olan arkadaşım var ise mikrofon burada alsın söyleyeceğini söylesin. Benim de burada söyleyeceğim laflar var. Burada hesaplar, kitaplar var, biz de onları söyleyeyim. Bizim zaman kaybetmeye tahammülümüz yok. Ekonomik sıkıntılar yaşıyoruz. Diğer ilçe belediyelerin durumu benden farklı değil. Dolayısıyla komisyonlar bir takım gereksiz siyasi polemikler açıp, bizleri zor durumda bırakma yeri değil. Biz oraya çözüm olsun diye gönderiyoruz” diyerek, komisyonların kararını eleştirdi.

Cumhur İttifakı temsilcisi olarak Ali Usca’nın Denizkızı AŞ’nin genel kuruluna katılması yönündeki talebine Usca’nın toplantıya katılmamasına da tepki gösteren Seçer, “Her şey bitti burada mı hesaplaşacağımız? Denizkızı’nın 10 milyon TL sermaye artırımı mı kaldı?” dedi.

Denizkızı AŞ’nin borçlarına ilişkin rakamlar da veren Vahap Seçer, “31 Mart itibariyle bu şirketin borcu 13 milyon 283 bin TL. Şirketin başlangıç sermayesi ise 1 milyon 510 bin TL. Bizim dönemimizde şirketin borcunu 11 milyon TL’ye düşürüp, yeni döneme yönelik yatırımlar yaptık. Ama Teftiş Kurulu’nu harekete geçiriyorum. O dönemde şirketin hesabından kimden kimin hesabına para girmiş bunları ifşa edeceğiz. Çıkıp kamuoyuna ‘durun bakalım, bir hesabını verin’ denilmesi çok yakışık değil. Biz kimsenin parasını kimsenin cebine atmadık. Kimsenin parasını da çalmadık, bu sermaye artırımına ilişkin talep nedenimiz de bizim dönemimizde yapılan borçlar değil, batmış bir şirketi ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Bakın orası arpalığa dönmüş. Onlarca insan hiçbir görevi olmadan bütün kış boyunca yatıp oradan maaş almış. Halep orada ise arşın burada. Bunların hepsi teftişten geçirilecek. ‘sermaye artırımını yapmıyorum’ demek saygın bir tavırdır ama benden sanki ortada gayriahlaki bir durum, sanki bizim dönemimizde şirketin içi boşaltılmış gibi bir tavırla hem komisyonda hem de kamuoyu önünde bu tavrı göstermeyi bir başkan olarak uygun bulmadım” dedi.

“9 AYDIR BU ŞİRKETİN BATIK OLDUĞUNU, SIKINTISININ OLDUĞUNU, SORUNLU OLDUĞUNU BİLİYORDUNUZ”

Konuya Cumhur İttifakı’ndan tepki geldi. İlk olarak söz alan AKP’li Zafer Şahin Özturan, “Şuna dönüp baktığınız zaman belediyeyi kazandığınız ve komisyonların oluştuğu günden itibaren aslında ne komisyon başkanımızın ne bizlerin ne de sizlerin arasında saygıyla ilgili en ufak bir sorun yaşanmadı. Konu komisyona geldiğinde sizleri sorgulamak, art niyet aramak maksadında bir konuşmamız olmadı. Bu iş incelensin dedik. Bizim burada gayemiz sizi sorgulamak değil. Şuan dönüp baktığımızda Plan Bütçe Komisyonu’nda belediye, şehir ile ilgili gelen konuların yüzde 95’ini istişare ederek, kabul edip meclise taşıdık. Üzüldüğümüz konu komisyon üyelerinin ne size ne de meclise karşı böyle bir tavrı olmadı. İnceleme istemek bizim en doğal hakkımız. Attığımız her imzanın 5, 10 sene sonra da olsa sorumluluğumuz var. Belki suç duyurusunda bulunacak hakkımızda. Biz bazı konularda bilgi veya çalışmak istiyorsak bu da bizim en doğal hakkımızdır.

9 aydır elimizde olan bir şirket burası. 9 aydır bu şirketin batık olduğunu, sıkıntısının olduğunu, sorunlu olduğunu biliyordunuz. Ben bu konuyla ilgili de ‘neden son dakikaya bıraktınız’ diyerek sitemde de bulundum. O günden buyana faiz ödüyoruz, geçmişe dönük borçlar tahakkuk ediyor. O zaman son dakikaya bırakmasaydık. Bırakın da bir haftada biz de inceleyelim” dedi.

Araya giren Başkan Seçer ise “Vallahi bravo, öğrenmiş olduk sizden şirket nasıl yönetilir” gerilimli tavrını sürdürdü.

Özturan ise bunun üzerine, “Burada şöyle bir durum var; bu şehrin geleceğini siz nasıl düşünüyorsanız, biz 9 aydan beri Cumhur İttifakı olarak sonuna kadar arkanızda durduk. Ama son dakika böyle bir olayın size böyle yansıması bizleri de üzdü. Ama sizi sekteye uğratan, sorgulayan bir tavır içindeymişiz gibi gösterildi, bu da bizi üzdü” dedi.

9 ay önce devranılan bir şirketin 9 günde içinde neler var, neler yok bilme şansına sahip değiliz. Biz 9 ay bu şirketin sorunları ile boğuştuk. Nerede ne var? Nerede ne saklı? Nerede ne gizli? Nerde neler oluyor diye ortalığı toparlamakla geçti. Çok zorunlu kalmadıkça şirketlerin sermaye artırımı gibi bir lüksü olamaz. Onun için bekledik. Bir şeylerin üzerini örttükte, son dakikayı bekleyip oldu-bittiye getirme amaçlı yapmadık. Bunu veririz veya vermeyiz ama bizleri sorgulayıcı bir üslupla bunu yaparsanız olmaz”  ifadelerini kullandı.

“ALACAKLILARIMIZ SIKIŞTIRIYOR”

Daha sonra Mehmet Topkara’nın gazetemizde de yayınlanan belediyeye dair açıklamalarına gönderme yapan Seçer, “Sermaye artırımı borçlanma değildir. Kimin borçlarını ödüyoruz? Geçmiş dönemin, acele etmeyeli mi? Ben borçları size göndereyim, siz konuşun. İcrada olan dosyalar var. Siz onları bir bekletin 6 ay, eğer bizimle ilgili bir problem var ise siz bu bu sermaye artırımını yapmayın. Ama geçmiş dönemin borçlarını ödemeye yönelikse bu hamlemiz, o zaman bu sermaye artırımını bize sağlayın. Bizim aceleye getirdiğimiz bir durum yok. Bizim alacaklılarımız bizi aceleye getiriyor, sıkıştırıyor” dedi.

SEÇER’İN ÖFKESİNDEN ÖZYİĞİT’TE NASİBİNİ ALDI

CHP’li Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in araya girerek ortamı yumuşatma çabası da Vahap Seçer’in öfkesinden nasibini aldı. Özyiğit’in, “Konuyu bir miktar gerdik” demesi üzerine Seçer, “Konu acil alacaklılara para ödeme konusu. Polyannacı bir yaklaşımla çözebilsem, sizin gibi davranacağım da konu bir başka toplantıya kalsın ama hassasiyeti 31 Aralık’ta hesapların devredilecek olmasından. İnsanlar, alacaklılar geliyorlar, ‘icralığız, paraya ihtiyacımız var’ diyorlar. Denetimden korkmuyoruz, sorgulasınlar, hiçbir sorun yok. Ama bu başka bir şey. Bizim feveranlığımız, itirazımız şirketin alacaklıları bizim itibarımıza zarar verecek noktaya getirdi işi, haciz gelecek. Gelecek yarın şirkete haciz koyacaklar. Bunu hangi birimiz isteriz? Tüm sorunlar bitti bir şirketin 10 milyon TL’lik sermaye artırımını mı burada tartışıyoruz?” dedi.

“GEÇİŞİN ARAŞTIRILMASINI BİZ TALEP ETTİK”

MHP’li Meclis Üyesi Mehmet Topkara da, Başkan Seçer’e sert sözlerle yüklendi. “Sinirlenince farklı bir kimliğe büründünüz. Bu da öbür tarafınızmış bunu da gördük Ama hakikaten üzüldük, sizin bu çıkışınız biz Meclis üyelerini üzdü. Yılın son günü, bugüne kadar tatlı bir şekilde geldik, gidiyoruz, konuşuyoruz, kararlar veriyoruz.

Biz meclisin ilk 3 ayı demiştik ki, şu geçmiş dönemi bir inceleyelim, bir bakalım varsa bir şey bunları ortaya çıkaralım, sorumlular varsa bunlar hakkında işlem yapalım. Hatta komisyon kurulmasıyla ilgili burada çok öneriler verdik. Türkiye Belediyeler Birliğine, bakanlıklara ilgili yazılar burada yazıldı, ‘kuramazsınız’ noktasına geldi. Biz bunları o zaman talep ettik, dedik ki yeni bir başlangıç yapıyorsunuz, yeni bir düzen, yeni bir sistem. Geçmişte de siyasi olarak başka bir partiden devralıyorsunuz. Önümüze bir bakalım, ne borcumuz var, ne harcımız var, nerelerde ne malımız var bunları görelim diye Cumhur İttifakı olarak özellikle burada konuşmalar yaptık” dedi.

MHP’DEN SEÇER’E ‘DESPOT’ TEPKİSİ

Denizkızı’nın sermaye artırımı için ek süre istenmesine ilişkin ise Topkara, “Hiç bir art niyet yok, art niyet aramayın. Az önce bir şey söylediniz çok üzdü bizi; ‘Meclis üyeleri hakkında da o zamanın yöneticileri hakkında da karar verenler, el kaldıranlar hakkında da suç duyurusunda bulunacağım’ dediniz. Buyurun hodri meydan.

Siz ve ya sizden sonra gelecek biri derse ki ‘kardeşim geçen dönem böyle kararlar alındı, inceleseydiniz. Zamanınız vardı, son dakika niye getirdiniz? Niye bunlara bakmadınız? Vahap Başkan kızdı sinirlendi, orada size bir kaç laf söyledi, kamuoyuna çıktı Meclis üyelerini suçladı diye niye hemen alınganlık gösterdiniz de tamam başkanım sizi mi üzelim kabul edelim dedik’ diye niye dediniz kardeşim? Meclis üyelerinin de sorumlulukları var.

Şimdi biz bir art niyet göstermemişiz, demişiz ki Şirket Hesapları Komisyonu gitsin bu şirkete bir otursun, müdürümüzle, yönetimiyle bir çay içsin, durumumuz nedir bir sohbet etsin.

Ocak ayının ilk toplantısında da bu gelsin uygunsa verelim demişiz.

Oy birliğiyle de orada bütün arkadaşlarımız ile bu kararı aldık. Size kimler neyi nasıl anlatıyor bilmiyorum. Biraz da tabi geçen yemekte de söyledim az bir despotluk tarafınız var herhalde. Bazen böyle bir despotluğu bize, Meclis üyelerine de Mersin kamuoyuna uyguladığınız gibi uygulamak istiyorsunuz. Önden kararı alıp arkadan Meclis uysun, uymuyorsa atarım milletin önüne. Geçen sağlık taramasında, biz sağlık taramasına karşı çıkmadık. Biz bu taramaya karşıymışız gibi sizin ekibiniz ulusal basına kadar taşıdı. Bizim teklifimizi neden söylemiyorsunuz? Tabipler Odası ve Rotary ile bu işi yapmak istemedik, belediye bu işi kendisi veya Sağlık Müdürlüğü ile yapsın dedik. Bu kararı sorgulamak Büyükşehir Basın Bürosu’na mı düşüyor da, bizi halkın, kamuoyunun önüne atıyorsunuz. ‘Neden sorguluyorsunuz, biz çalıyor, çırpıyor, kaçırıyor muyuz?’ diyorsunuz. Öyle diyen mi var? Bir haftada biz inceleyelim. Bizi fazla etkileme, yapmadığımız, söylemediğimiz sözler ile itham etme durumuna düşürmeyin bizi. Lütfen bizi de fazla milletin önünde böyle ezmeyin, suçlamayın” diye konuştu.

SEÇER’DEN, “SAMİMİYETSİZ” ELEŞTİRİSİ

Başkan Seçer ise, despot olmadığını ama kararlı olduğunu söyleyerek, “Meclis ile ilgili sizleri rencide edecek, küçültecek hiçbir beyanım olmamıştır. Sizin samimiyetinize inanıyorum da; bir radyo kanalına çıkıp sermaye artırımını eleştirmişsiniz. Neresi samimiyet bunun?” diyerek çıkıştı.

Daha sonra yapılan oylamada komisyonların ek inceleme süresiyle Denizkızı AŞ’nin 10 milyon TL’lik sermaye artırımı talebi için ek süre talebi oy çokluğuyla kabul edildi. 

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER




 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA