KAMU EMEKÇİLERİNDEN MERSİN’ MİTİNGİ ÇAĞRISI


 

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Mersin Şubeler Platformu, 21 Aralık’ta “Demokratik Türkiye Halkı İçin Bütçe” talebiyle Mersin Bölge Mitingi düzenleyecek.

Gizem Ekici

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Mersin Şubeler Platformu üyeleri, Özgür Çocuk Parkı’nda bir basın açıklaması yaparak, 21 Aralık’ta düzenleyecekleri Mersin Bölge Mitingi’nde destek çağrısı yaptılar.

KESK üyeleri adına açıklamayı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şube Eş Başkanı Yılmaz Bozkurt okudu. Bozkurt, “Bir ülkede mevcut sistemin, iktidarın kimden hangi sosyal sınıf ve tabakadan yana olduğunu anlamanın en kolay yolu bütçesine bakmaktır. Ne yazık ki Türkiye’de yıllardır bütçeler ülke kaynaklarının, emekçilerden, halktan alınan vergilerin sermayeye-patronlara, yandaşlar aktarılmasının bir aracı haline dönüşmüştür” dedi.

 

“TÜİK TARAFINDAN AÇIKLANAN RESMİ VERİLERDİR”

Ekonomi üst üste üççeyrek dönemdir küçülmekte olduğunu söyleyen Başkan Bozkurt, “Buna göre 2018 yılının dördüncü çeyreğinde 2,8 azalan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla 2019 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,4, ikinci çeyreğinde yüzde 1,5 azalmıştır. Resmi işsizlik yüzde 14,2 ile son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Devletin resmi rakamları mevsimsel etiklerle artması beklenilen bir dönem olmasına rağmen Ağustos ayında da istihdamın azaldığını, işsiz sayısının 4 milyon 650 bine ulaştığını göstermektedir. Her 100 gençten 28’i, her 100 genç kadından 43’ü işsizdir. Bu veriler TÜİK tarafından açıklanan devletin resmi verileridir. İş bulma ümidini kaybedenleri, iş aramayan ancak çalışmaya hazır olanları, mevsimlik ve zamana bağlı eksik çalışanları da ekleyerek ulaşılan geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 20,6’ya, işsiz sayısı ise 7 milyon 305 bine ulaşmıştır” dedi.

 

“İĞNE İPLİĞE ZAM YAĞMURU”

Sadece işsizlik değil, hayat pahalılığının da artmaya devam ettiğini söyleyen Başkan Bozkurt, “TÜİK’e göre Ekim ayı itibari ile tek haneye inen enflasyon emekçilerin, halkın hanesine uğramamıştır. Yıllık resmi enflasyon baz etkisinin yanı sıra arkası gelmeyen Ali Cengiz oyunları ile yüzde 8,55 ile tek haneye inmiş gözükse de on iki aylık ortalamalara göre resmi enflasyon yüzde 16,81 ile yıllık enflasyonun yaklaşık iki katına ulaşmıştır. Yine TÜİK verilerine göre on iki aylık ortalama Gıda Enflasyonu yüzde 22,5, Ev Eşyası Enflasyonu yüzde 22,77, Çeşitli Mal ve Hizmetlerde yaşanan enflasyon ise yüzde 24,55’tir. İğne ipliğe zam yağmurunun hız kesmeden sürdüğü koşullarda TÜİK resmi enflasyonu ile bizim yaşadığımız gerçek enflasyon arasındaki uçurum büyümektedir. Özellikle elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yapılan fahiş zamlar kış aylarına girdiğimiz bugünlerde kabusumuz olmaktadır” şeklinde konuştu.

Başkan Bozkurt, “Bilindiği üzere son birkaç aydır hazineyi zarara uğratma pahasına kamu bankaları üzerinden yapılan alımlarla döviz kuru artışı sınırlanmıştır. Buna rağmen o9rtalama kamu emekçisi maaşı son 12 yılda 322 dolar erimiştir. Yani ortalama maaşımız dolar karşısında yüzde 30 değer kaybetmiştir. Maaşlarımıza yapılan sefalet oranlı artışlar yıllardır sürdürülen adaletsizlik sonucunda cebimize girmeden gelir vergisi olarak geri alınmaktadır. Adaletsiz gelir vergisi dilimleri aldığımız maaş yılın başında aldığımız maaşın altına inmektedir” dedi.

 

“KAYNAKLARIMIZIN BARIŞ VE DEMOKRASİ İÇİN KULLANILMASINI İSTİYORUZ”

Konuşmasına şu şekilde devam eden Başkan Bozkurt, “Kaşıkla verilen, gelir vergisi kepçesi ile geri alınıyor. İktidarın suni gündem yaratma çabaları ve çizilen pembe tablolar emekçi sınıfların, yoksullaştırılan halkın yaşadığı gerçeği perdelemeye yetmemektedir. Bizler; mevcut gelir dağılımı adaletsizliğini daha da derinleştiren, yıllardır omuzlarımıza yıkılan vergi yükünü daha fazla arttıran, bizim cebimizden alıp işverenlere, yandaş müteahhitlere teşvik, prim desteği, ‘hazine garantisi’, faiz olarak aktarmayı, savunma ve güvenlik adı ile savaş harcamalarını arttırmayı temel alan bu bütçeyi kabul etmiyoruz.

Bütçe Hakkının önündeki engellerin kaldırılması için; kamu kaynaklarının kimlerden toplanacağına ve hangi alanlara yönlendirileceğine halkın, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin katılımı ile karar verilmesini, bütçe süreçlerinin açık, şeffaf ve katılımcılığa açık hale getirilmesini, toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin temel alınmasını istiyoruz.

Vergide adaletin sağlanması ve emekçiler üzerindeki vergi yükünün azaltılması için; kar, faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıkların kaldırılmasını, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını, temel tüketim maddelerinden alınan KDV’nin sıfırlanmasını, birinci vergi diliminin yüzde 15 ten yüzde 10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan maaşların-ücretlerin birinci vergi diliminde sabitlenmesini, emekçilerin sağlık, eğitim, gıda, barınma, giyim, elektrik, ısınma giderleri için ödediği vergilerin gelir vergisi matrahından mahsup edilmesini istiyoruz.

Toplanan vergilerin halka ve emekçilere dönmesi için; özelleştirme soygununa ve kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına son verilmesini, herkese ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir, anadilinde bir kamu hizmeti sağlanmasına öncelik verilmesini, savunmanın ve güvenliğin yolunun daha fazla silahlanmaktan değil, demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işletilmesinden, adaletin tesis edilmesinden geçtiği gerçeğinden hareketle kaynaklarımızın barış ve demokrasi için kullanılmasını istiyoruz” dedi.

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER




 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA